İnsanı "halife ve eşrefi mahluk" olarak yaratan Rabbimiz (cc) yine insanın her şeyin en iyisine, güzeline, en kıymetli ve değerlisine sahip olması, buna ulaşması ve onu hayatına taşıması ve yine O'na en güzel yol ve yöntemleri, kaide ve kuralları, sınır ve çizgileri göndermiş ve de göstermiştir...
İnsan, neyin kendisi için en güzel (ahsen) ya da kötü olduğunu (seyyie) çoğu zaman karıştırmakta iyinin, güzelin yerine, kötüyü ve çirkini seçebilmektedir...
Bazen öz, ruh, kalite, nitelik, helal, meşru, mübah, takva ve tevhidin yerine, çamur, kir, günah, şirk, zulüm, haram, bidat, sapıklık, çirkinlik ve çaresizliği çözüm olarak görebilmektedir...
Asıl olan çirkinlik, kötülük, zulüm, günah ve haram değildir.
Aksine, her şeyin temiz, güzel, iyi, mahbub, makbul, meşru, mübah, mebrur bir şey olması için o şeyin, nitelik, öz ve ruha yönelik olmasıdır...
Her hususta neyin en güzel, temiz, mahbup ve makbul olduğunun sınır, özellik ve niteliklerini Rabbimiz (cc) belirlemiştir...
Helal olan her şey; "temiz" güzel, meşru, mübah ve makbul, değerli ve kıymetli iken,(hasen) haram olan her şey ise; pis, necis, murdar, çirkin, kötü, değersiz, önemsiz, batıl, zulüm, şirk, günah ve haram (seyyie) olarak belirlemiştir...
Bundan dolayı da; Rabbimizin beğenip, övdüğü ve önerdiği, güzel deyip, tasvip ettiği, makbul bir iş, hareket, davranış ve amel olarak bizlere tavsif ve tavsiye ettiği şeyler, bizim için de güzel, değerli, önemli ve kıymetlidir...
Bu hayatta üç çeşit güzel vardır:
1. Güzel
2.Çok güzel(hasen)
3.En güzel, çok çok güzel (ahsen)
Rabbimiz; Biz insanı en güzel(ahseni tagvim) surette yarattık buyuruyor...(Tin suresi 4)
Yani insan, hem yaratılış olarak, hemde özellik, nitelik olay, eşya ve tabiata hükmetme, inşa etme, kendini geliştirme ve yeryüzünde halife olma noktasında, diğer varlıklardan daha üstün, daha nitelikli, daha kaliteli, daha üstün bir varlıktır...
Şayet; İnsan yaratılmış olduğu tertemiz fıtratını bozmaz, kendisinden istenen tevhid, akide ve imanını muhafaza eder ve Rabbimizin Rabbani değerlerine sırtını dönmez ve de onlara sımsıkı sarılır, bu ahsenliğini muhafaza edebilirse işte o zaman, insan mahbub ve makbul bir kul olarak yaşayabilir...
Mü'minlerin, güzel ve ahsen amelleri sayesinde, Rabbimizin razı olduğu bir kul ve de diğer insanlara örnek ve önder olma, onların her türlü sorun ve sıkıntılarını çözme ve ahsen (güzel) bir örneklik ve önderlik ortaya koymaları ve fedakarlık yapmaları gerekir...
Rabbimiz kur'an-ı Kerim'de bir çok yerde hasen ve ahsen kelimesini kullanmaktadır...
Allah’a davet eden, salih amel işleyen ve: “Ben Müslimlerdenim/şirki terk ederek tevhidle Allah’a yönelen kullardanım.” diyenden daha güzel sözlü(AHSEN) kim olabilir? (41/Fussilet, 33)
1.Sadece Allah'a (cc) davet etmek
2.Salih amel işlemek
3.Ben müslümanlardanım demek
Ve de
1.Ahsenull kasas(en güzel kıssa)
2.Usvetul hasene(en güzel örnek)
3.Ahsenul amel(en güzel amel)
Ahsenu fikir(en mabul ve en güzel fikir
4.Ahsenul ümmet(en güzel ümmet
5.Ahsenul huluk (en güze ahlak)
6.Ahsenu sıbğah(en güzel boya, Allahın boyası)
Allah’ın boyasıyla boyandık. Boyaca O’ndan daha güzel olan kim vardır? Biz yalnız O’na kulluk ederiz” (deyin).(Bakara138)
Rabbimiz burada, Allah'a yönelmeyi, tevhide davet etmeyi, tevhid üzere bir hayat yaşamayı ve Allah'ın boyası olan Tevhid ve iman boyasıyla boyanmayı en güzel bir davranış, amel olarak bizlere sunmaktadır...
Rabbimiz, her konuda insanlara örnek ve önderlik etmesi ve onları her türlü şirk, günah, bidat, hüfür, nifak ve kötü olan her şeyden arındırıp temizlenmesi için elçiler göndermiştir...
Bu peygamberler, her şeyin en güzelini, numuneyi imtisal olarak yerine getirmiş ve gerek kişisel yaşantıları, ahlak ve duruşlarıyla, toplumlarına örnek olmuşlardır...(Ahzab 21)
Rabbimizin kendilerine vermiş olduğu, tevhidi tebliğ görevini en iyi şekilde yerine getirmişlerdir...
Bir şeyin makbul yada en güzel olmasının temel şartı, o konuda Rabbimizin onay ve tasdikini almış olmasıdır...
Rabbimizin; onaylayıp, güzel demiş olduğu her şey güzeldir...
Yine Rabbimizin; kötü, yasak, haram, şiddetle kaçınıp, sakının dediği her şey ise kötüdür...(SEYYİE)
Dönem ve şartlara ve de ihtiyaçlara göre, öncelikler ve önem sırası değişebilmektedir...
Mesela; İslam'ın hakim olmadığı yerde, İslamı hakim kılacak bir örgütlenme, teşkilatlanma, bu konuda mücadele etme, birinci öncelik ve en güzel ahsendir...
İslamın hakim olmadığı, aksine mahkum olduğu toplum ve sistemlerde (tağut) öncelik, İslama göre hareket eden, her hususta İslamı temel referans alan bir cemiyet, cemaat, hareket oluşturmak, en güzel (ahseni amel)bir eylem, öncelik ve davranıştır...
Yine İslam'ın tümüyle egemen olmadığı, Allah'ın egemenlik ve hakimiyet yetkisini(rab) bir kurum, meclis, kral ya da millete tevdi edilip, verildiği(şirk) İslam'dan beslenmeyen ve Rabbimizin onayını almamış, İslami bir takım ideal, düşünce, yaşayış ve ritüelleri kabul edip serbest bırakmakla beraber, özellikle de Rabbimizin egemenlik ve hakimiyet "yetkisini gasp" etmiş olan (tağut) toplum ve sistemlerde, en güzel (ahsen) eylem, amel, davranış ve mücadele ise;
Bütün bu cahiliye ifade eden, tutum ve davranışları izole edip, ortadan kaldırmak, yerine Allah'ın "egemenlik ve hakimiyetine" dayalı, Rabbani, İslami, Kur'ani,Tevhidi, İmani ve Adil bir toplum ve sistem inşa etmek, müminler için en büyük ahsendir...
Eğer bir kişinin anne, babası ya da ikisinden bir tanesi yanında ise; O kişiye düşen, onların bakımıyla ilgilenmek, gönlünü hoş etmek, onlara hizmet rtmekte en büyük ahsendir...
Özellikle de yetim, fakir fukara, mazlum, yaşlı, kimsesiz ve çaresiz insanlara yardımcı olup, hal ve hatırlarını sorup, ihtiyaçlarını gidermekte en güzel bir davranıştır...
Kişinin, ailesi ve çoluk çocuğunun, her türlü bakım ve ihtiyaçlarını gidermek için, çalışıp çabalaması, mücadele edip ve ekmeğini kazanmasıda en güzel görev ve davranışlardan birisidir...
Özellikle de, biz insanların dışında, yaratılmış olan diğer canlılar ki; çevre, hayvan, bitki, su, doğa, hava vb. her türlü yaratıklara karşı daha hassas olmamızda ahsen bir davranıştır...
Ahsen bir ibadet iken, esfel ise günahtır...
Rabbimizin bizlerin istifadesi için yaratmış olduğu ve yaşamamız açısından olmazsa olmaz şeyler olan, yaratılmış olan diğer canlıların yaşaması, hak ve hukuklarının muhafaza edilmesi, ayrıca da bu hususa itina, özen ve önem gösterilmeside büyük bir ibadet ve ahseni ameldir...
Onların da, hak ve hukukuna riayet etmek, onları kirletip yok etmemek, çevre, hayvan, doğa ve havaya karşıda daha duyarlı olmalıyız...
Yani; yaşadığımız dünyayı, her türlü kirlerden koruyarak, yaşanılabilir bir dünya haline getirmek için elimizden gelen gayret ve mücadeleyi göstermemiz de ahsen bir davranıştır...
Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütlerle çağır; onlarla en güzel şekilde mücadele et. Çünkü Rabbin, kendi yolundan sapanları iyi bilir; doğru yolda olanları en iyi bilen de Odur. Nahl 125.
Sonuç olarak; bir insan ve mümin olarak sorumluluğumuz, her şeyin en iyisi, güzeli, ahseni olan inanç, tavır, tutum, davranış ve duruşu ortaya koyup, bu gibi ahsen(güzel) olan haslet, amel, eylem ve ahlakın yayılıp ve de yaygınlaşması için mücadele etmemiz gerekir...
Yaşanılır bir toplum ve dünya inşa etmek ve de her türlü kötü, çirkin, fahşa ve münker gibi toplumun aleyhine olan, ayrıca da toplumun ifsat, imha edilmesine sebep olabilecek ve yine toplumun zararına ve hüsranına sebep olacak, bu gibi söz, fiil, eylem, tutum ve davranışları da reddedip terk etmek gerekir...
Selam ve dua ile...