Oktay YILMAZ

Tarih: 29.08.2025 16:39

Türkiye: Sorunlardan Vizyona

Facebook Twitter Linked-in

Türkiye, tarih boyunca farklı meydan okumalar ve sınamalarla şekillenmiş bir ülkedir. Osmanlı’nın mirası, Cumhuriyet’in modernleşme tecrübesi ve günümüzün küresel fırtınaları arasında Türkiye, sürekli yeni sorun alanlarıyla karşı karşıya kalmıştır. Ancak bu durum, aynı zamanda güçlü bir vizyon kurma imkânını da beraberinde getirmektedir.

 

İçsel Sorun Alanları

Türkiye’nin iç meseleleri çoğu zaman birbirini besleyen halkalar hâlinde karşımıza çıkar. Kimlik tartışmaları, adalet açığı, ekonomik eşitsizlikler, eğitimdeki yetersizlikler ve kentleşmenin yarattığı sorunlar, toplumsal huzuru ve geleceğe güveni doğrudan etkilemektedir.

Kimlik meselesi; modernleşme ile geleneksel değerler arasındaki gerilim, laiklik-din eksenli tartışmalar ve etnik farklılıkların yönetimi etrafında şekillenmiştir. “Biz kimiz?” sorusu hâlâ toplumun merkezinde durmaktadır.

Adalet ve liyakat, güven duygusunun temelidir. Yargıya olan inançtaki zayıflama, siyasi bağların öncelik kazanması ve kurumların işlev kaybı, devlet-toplum güven bağını zedelemektedir. Bu durum, diğer sorun alanlarının da temelini oluşturmaktadır.

Ekonomi, dönemsel büyümelere rağmen kırılgan bir yapıdadır. Sanayide yüksek teknoloji üretimi sınırlı, tarım ve hayvancılık zayıf, genç işsizliği yüksek, gelir dağılımı adaletsizdir. Bu tablo en çok emekçi kesimleri ve gençleri etkilemektedir.

Eğitim, bir ülkenin geleceğini belirleyen en kritik alandır. Altyapı ve nitelik sorunları, özgür düşüncenin zayıflığı ve kültürel yüzeyselleşme, toplumsal ufku daraltmaktadır. Akademi ve medyanın nitelikli üretim kapasitesini kaybetmesi, toplumun ufkunu da kısıtlamaktadır.

Çevre ve şehirleşme, yaşam kalitesini doğrudan etkileyen bir diğer alandır. Büyük şehirler; trafik, izdiham ve yeşil alan eksikliği nedeniyle yaşanabilirliğini azaltırken, deprem riski ve doğa tahribatı tehlikeyi büyütmektedir.

 

Dış Politikadaki Meydan Okumalar

Türkiye’nin dış politikası, iç meselelerle iç içe geçmiş bir alandır. Güvenlik, diplomasi ve jeopolitik rekabet çoğu zaman içerideki sorunların yansımaları hâline gelmektedir:

>PKK Terörü: Uluslararası boyut kazanmış temel bir güvenlik sorunudur. Suriye ve Irak’taki uzantılar küresel güçlerin desteğiyle varlık göstermektedir. Çözüm sürecinin, örgütün farklı uzantılarının silah bırakmama ısrarı nedeniyle nereye evrileceği hâlâ belirsizdir.

>Kıbrıs Meselesi: Doğu Akdeniz’de enerji paylaşımı ve Yunanistan-GKRY ikilisinin AB desteğiyle daha da karmaşık bir hâl almıştır.

>Ege Sorunları: Adaların statüsü, deniz yetki alanları ve hava sahası tartışmaları sürekli dikkat gerektiren konular olmaya devam etmektedir.

>AB Süreci: 1999’da doğan umutlar bugün neredeyse çıkmaza dönüşmüştür. Çifte standartlar ve karşılıklı güvensizlik, ilişkilerin seyrini belirsizleştirmektedir.

>Küresel Rekabet: ABD, Rusya ve Çin arasındaki güç mücadelesi Türkiye’nin manevra alanını daraltırken aynı zamanda yeni fırsatlar da sunmaktadır.

>Göç Dalgalanması: Özellikle Suriye ve Ortadoğu kaynaklı göç akınları, Türkiye’yi ekonomik, toplumsal ve güvenlik boyutunda önemli bir yükle karşı karşıya bırakmaktadır. Avrupa’nın yük paylaşımındaki isteksizliği, bu yükü artırmaktadır.

 

Çıkış Yolları: Vizyon ve Yönetim

Türkiye’nin bu çok boyutlu sorun alanlarından çıkışı, köklü bir vizyonla mümkündür:

>Vatanseverlik: Milli çıkarları her koşulda koruyan, vatanın hukukunu gözeten bir yaklaşım.

>İnsani Bakış: Farklılıkları zenginlik olarak gören, insan onurunu merkeze alan bir anlayış.

>Adalet ve Liyakat: Hukukun üstünlüğü, şeffaflık ve ehliyet esaslı yönetim.

>Eğitim Reformu: Özgür düşünceyi, bilimi ve yaratıcılığı öne çıkaran, kökleriyle uyumlu bir sistem.

>Ekonomi ve Üretim: Katma değer yaratan, bağımsızlığı gözeten, sürdürülebilir kalkınma modeli.

>Ortak Vizyon: Kutuplaşmaları aşan, toplumu ortak bir gelecek tasavvurunda buluşturan mutabakat.

>Doğa ve Kentler: Kimlikli, yaşanabilir, doğayla uyumlu şehirler.

>Vizyoner Dış Politika: Caydırıcılığı diyalogla birlikte yürüten, çok yönlü ve onurlu diplomasi.

 

Sorun Alanlarından Vizyona

Türkiye, tarihsel seyri itibarıyla farklı meydan okumalarla karşılaşsa da, her kriz aynı zamanda yenilenme ve ilerleme imkânı taşır. İçerde adalet, eğitim ve ekonomi alanındaki dönüşüm; dışarıda vizyoner ve ulusal çıkar odaklı bir politika, bu imkânı hayata geçirecek yolları açar.

Örneğin yabancı göç akınları, hem iç barışı hem de uluslararası ilişkileri etkileyen bir mesele olarak acil çözüm beklemektedir.

Köklü medeniyet birikimi, stratejik konumu ve genç nüfusu ile Türkiye; insanı merkeze alan adalet anlayışı, vatan bilinci ve nitelikli yönetim sayesinde sorun alanlarından vizyona yürüyebilecek güçlü bir potansiyele sahiptir.

Türkiye’nin en temel meselesi, iyi ve adil yönetimdir; çözümün anahtarı da burada yatmaktadır.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —