Menü Haber Duruş Sizin De Bir Duruşunuz Olsun
Ömer Naci YILMAZ

Ömer Naci YILMAZ

Tarih: 19.03.2026 17:01

RAMAZAN BAYRAMI: YÜREKLERİN YENİDEN DİRİLDİĞİ VAKİT

Facebook Twitter Linked-in

Ramazan Bayramı… Sadece takvimde yerini alan bir gün değildir. Ramazan Bayramı; kalbin dirilişi, vicdanın uyanışı, insanın kendine ve Rabbine yeniden yönelişidir. Bu mübarek günler; kırılanın onarıldığı, dağılanın toparlandığı, unutulanın hatırlandığı rahmet iklimidir.

Bugün bir Ramazan Bayramı’na daha kavuşmanın huzurunu yaşıyoruz. Ancak bu huzur, sadece bireysel bir sevinç olarak kalmamalıdır. Bayram; sadece evlerimizi değil, gönüllerimizi, şehirlerimizi, coğrafyamızı ve bütün insanlığı kuşatmalıdır. Çünkü Ramazan Bayramı; paylaşmanın, hatırlamanın ve görmezden gelinen acıları fark etmenin adıdır.

Ne yazık ki bugün Müslüman coğrafyaların bir kısmı bayram sabahına gözyaşıyla uyanmaktadır. Bir yanda çocukların bayramlık sevinci, diğer yanda enkaz altından çıkarılan bedenler vardır. Bir yanda ailelerin kucaklaşması, diğer yanda parçalanmış yuvalar bulunmaktadır. Başta Gazze olmak üzere birçok İslam beldesi, bayramın huzurundan uzaktır. Masum insanların üzerine yağan bombalar, sadece bedenleri değil, insanlığın vicdanını da hedef almaktadır. Bu zulüm, yalnızca bir coğrafyanın değil, bütün insanlığın ortak imtihanıdır.

Bugün Gazze’de bir anne evladını toprağa verirken bayramdan söz edememektedir. Bir çocuk bayram şekerini değil, hayatta kalmayı düşünmektedir. Nice mazlum coğrafyada insanlar bayramı değil, bir sonraki sabahı görebilmeyi umut etmektedir. Güçlünün hukuku haklının önüne geçmiş, masumların çığlığı çıkar hesapları arasında kaybolmuştur.

Sadece Gazze değil, İslam dünyasının farklı bölgelerinde yaşanan gerilimler ve saldırılar da yürekleri yakmaktadır. İran’a yönelik saldırılar, bölgedeki huzuru daha da kırılgan hâle getirmektedir. Her bir bomba; yalnızca bir hedefi değil, barışı, güveni ve insanlığın ortak geleceğini yaralamaktadır. Zulüm, kimden gelirse gelsin zulümdür. Mazlum, kim olursa olsun mazlumdur. Ramazan Bayramı, bize sadece sevinmeyi değil, doğru yerde durmayı da öğretir.

Bugün insanlık, görünür savaşların ötesinde görünmeyen bir kuşatma altındadır. Algılar yönlendirilmekte, zihinler şekillendirilmekte, hakikatler örtülmektedir. Bu noktada en büyük ihtiyaç, uyanık bir vicdandır. Ramazan Bayramı, işte bu uyanışın adıdır. Bayram; sadece sofraların değil, kalplerin de kurulmasıdır. Yakınlarımızı sevindirirken uzaklardaki mazlumları unutmamaktır.

Dünyanın farklı yerlerinde insanlığı sıkıntıya düşüren, hayatı zorlaştıran ve savaşları körükleyen güçler vardır. Bunlar merhametten yoksun, adaletten uzak ve vicdandan kopuktur. Ramazan Bayramı, bu karanlığa karşı bir ışıktır. İnsan, bu günlerde içindeki iyiliği yeniden hatırlar ve zulme karşı sessiz kalmaması gerektiğini anlar. Çünkü sessizlik çoğu zaman zulmün en büyük destekçisidir.

Ramazan Bayramı’nın gerçek anlamı, sadece bireysel mutluluk değildir. Bu bayram; ümmet bilincidir, insanlık sorumluluğudur. Bir yerde bir çocuk ağlıyorsa bizim bayramımız eksiktir. Bir anne gözyaşı döküyorsa sevincimiz yarımdır. Bir coğrafya işgal edilmek isteniyorsa huzurumuz eksiktir. Bu yüzden bayramı sadece kendimiz için değil, bütün insanlık için istemeliyiz.

Dualarımız yalnızca kendi evlerimize değil, bütün yeryüzüne ulaşmalıdır. Bu bayramda Rabbimizden; başta Gazze olmak üzere tüm mazlum coğrafyalar için kurtuluş, zulüm altında inleyenler için yardım diliyoruz. Kalpleri katılaşmış olanlara merhamet, zulmedenlere ise adaletin tecellisini niyaz ediyoruz. İnsanlığı karanlığa sürükleyenlerin tuzaklarının bozulmasını, hakkı savunanların güçlenmesini diliyoruz.

Ramazan Bayramı; kinlerin değil kardeşliğin, ayrılıkların değil birliklerin, sessizliğin değil hakikatin bayramı olmalıdır. Bu bayram, bizi daha merhametli yapmalı, mazlumlara daha yakın kılmalı ve zulme karşı daha duyarlı hâle getirmelidir. Aksi hâlde eksik bir bayram yaşanmış olur.

Bu bayramda sadece kapılarımızı değil, kalplerimizi de açalım. Sofralarımızı paylaşırken vicdanlarımızı da paylaşalım. Bir yetimin başını okşayalım, bir mazlum için dua edelim, bir haksızlığa karşı söz söyleyelim. Çünkü bazen bir dua bir dünyayı değiştirir, bazen bir söz bir zulmü sarsar, bazen bir vicdan karanlığı aydınlatır.

Son olarak bu Ramazan Bayramı’nın Müslüman coğrafyalar için bir uyanışa, insanlık için vicdanın yeniden dirilişine vesile olmasını diliyorum. Yeryüzünde sadece insanlar değil, Allah’ın yarattığı bütün canlılar huzur bulsun. Savaşların yerini barış, nefretin yerini merhamet alsın. Gözyaşları dinsin, çocuklar gülsün, anneler evlatlarına kavuşsun.

Ramazan Bayramı gerçekten bayram olsun. Biz bu bayramda sadece sevinmeyelim, aynı zamanda uyanalım.

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —