İsmail Hakkı Güleç

Tarih: 16.09.2023 15:58

PEYGAMBER TASAVVURUMUZ (2)

Facebook Twitter Linked-in

 

        Rabbimiz (cc) Peygamberlerini, dini olduğu gibi insanlara tebliğ etmelerini, onları her türlü kötülük, karanlık, kaos ve günahlardan korunmaları konusunda uyarmalarını, ahiretle ve Allah'ın azabıyla insanları inzar, ikaz, ikap etmelerini ve onları doğruyol olan tevhid ve islam yoluna irşad etmeleri için göndermiştir...

         Peygamberler (as) sadece birer insan ve kuldurlar... Onları ilahi hidayet kaynağının bir parçası.! olarak görmek ve onlardan istiazede, istianede ve istiğazede bulunmak asla doğru değildir... Bu Tevhid akidesini bozan ve şirk ifade eden bir durumdur...

          Allah'tan başkasına yönelmek, sığınmak, imdat, istiane, istiaze ve istiğazede bulunmak tevhid akidesini bozan ve insanı şirk bataklığına sürükleyen batıl bir inançtı...

           Zira tevhid; Allah’ın zatında, sıfatlarında ve fiillerinde bir olduğuna inanmak ve bu inanca uygun olarak yalnızca Allah’a (cc) kulluk etmektir. Başka bir ifadeyle uluhiyetinde, rububiyetinde, isim ve sıfatlarında Allah’ın (cc) bir olduğuna inanmak ve ortak koşmaksızın Allah’a (cc) kulluk yapmaktır. Kur’ân’da tevhidi anlatan/açıklayan ayetler şunlardır: - Tevhid, Allah’tan (cc) başka ibadet ve kulluğu hak eden hiçbir ilah olmadığına inanmaktır. (bk. 2/Bakara, 163; 21/Enbiyâ, 22) - Tevhid, Allah’ın (cc) dışında ilah edinilen, Allah’ın (cc) sıfatlarının kendisinde olduğuna inanılan ve Allah’a (cc) karşı haddini aşan tağutları ve onlara kulluk edenleri reddedip, onlardan sakınmaktır. (bk. 2/Bakara, 256; 16/Nahl, 36; 60/Mümtehine, 4) - Tevhid, Allah’a çocuk nispet etmekten veya O’nun (cc) yardımcıları olduğu inancından Allah’ı tenzih etmektir. (bk. 17/İsrâ, 111; 34/Sebe’, 22) - Tevhid, yaratmada tek olduğu gibi; kanun yapma, yasa belirleme, helal haram tayin etmede Allah’ın (cc) tek olduğuna inanmak, “Egemenlik kayıtsız şartsız Allah’ındır.” diyebilmektir. (bk. 7/A’râf, 54; 12/Yûsuf, 40; 18/Kehf, 26) - Tevhid; dil, beden ve kalple yapılan amelleri yalnızca Allah’a (cc) yapmak, O’nun (cc) rızasına talip olmak ve hiçbir şeyi O’na (cc) ortak koşmamaktır. (bk. 6/En’âm, 162-163) - Tevhid, fayda ve zararın Allah’ın (cc) elinde olduğuna inanmak, rahatlık veya zorluk anında yalnızca Allah’a (cc) el açıp dua etmektir. (bk. 2/Bakara, 186; 6/En’âm, 17; 40/Mü’min, 60; 46/Ahkâf, 5-6) - Tevhid, Allah’ın (cc) eşi, benzeri, dengi, misli olmadığına inanmak ve Allah (cc) hakkında bilgisiz ve saygısızca yapılan benzetmelerden kaçınmaktır. (bk. 16/Nahl, 74; 19/Meryem, 65; 42/Şûrâ, 11) - Tevhid, her işte Allah’ı (cc) veli/dost ve Vekil edinmek, tüm iş ve yönelişlerimizde O’ndan (cc) yardım/istiane talebinde bulunmak ve O’na (cc) muhtaç/fakir olduğumuzu hissetmektir. (bk. 6/En’âm, 14, 102; 21/Enbiya, 112; 35/Fâtır, 15; 73/Müzzemmil, 9) )


            Ama, insanlar bununla yetinmemişler ve Peygamberin getirmiş olduğu Kitabı bir tarafa bırakarak, kendi kafalarından, arzu, istek, heva ve de başka kültürlerin kendi inanç ve Kitaplarına girmesi sonucu ve de şeytanın da müdahalesi ile insanüstü, olağanüstü, ölmeyen, yemeyen, içmeyen, doğmadan ümmetleri olan, tüm kainat yaratılmadan evvel yaratılan, kainatın kendi yüzü suyu hürmetine yaratıldığı vb. gibi bir peygamber tasavvuru ortaya çıkmıştır...

           Kur'an-ı Kerim'de Yüce Rabbimiz, bu hususta bu tür olağanüstü ve insanüstü taleplerde bulunanlara karşı deki;

          Ey Rasul!) De ki: “Ben de yalnızca sizin gibi ölümlü bir insanım. Bana ilâhınızın tek bir ilâh olduğu vahyediliyor: öyleyse O’na yönelin ve O’ndan af dileyin!” Yazıklar olsun Allah’tan başkasına ilâhlık yakıştıranlara!(Fussilet 6)
ayetini indirmiştir...

          Ama insanlar, soyut olan (yani gözle görülüp elle tutulamayan) bir ilah (Allah) yerine, daha somut, elle tutulur, gözle görülür, bizzat kendisi ile konuşulan, dertlerin kendisine iletildiği ve de daha yakın bir ilah anlayışıyla hareket ettikleri için, uzak Allah inancı.! Allah'ın yanındaki, yakınındaki, sevdiği, makbul gördüğü insanlar inancı ve düşüncesini ki, bunu Peygamberler, Gavs, Kutup, Evliya vb. isimlerle de somut hale getirmişlerdir...

           Bu hususta Allah (cc) Resulü (as) “Hristiyanların Meryem oğlu İsa’ya yaptıkları gibi beni batıl ve aşırı surette methettikleri şekilde övmeyin! Ben ancak Allah’ın kuluyum. Bana ‘Allah’ın kulu ve Rasûlü.’ deyin!” (Buhari, Enbiya, 48; Müsned, 1/23; 4/25)


        Halbuki bu hususta, Hz. Peygamber (as) ümmetini uyarmış; sakın ha beni Hristiyanların İsa'yı ilahlaştırdıkları.! gibi aşırı yüceltipte, ilahlaştırmaya ve Allah'ın oğlu, Allah'ın sevgilisi, Allah'ın en makbul Kulu vb. gibi isim sıfat ve vasıflarla anmayın...

         Ben Allah'ın kulu ve Resuluyum ve de kuru ekmek yiyen bir kadının.! oğluyum diye kendini tavsif ve tarif etmiştir...

            Andolsun ki sizin için, Allah’ı ve Ahiret Günü’nü uman ve Allah’ı çokça zikredenler için Allah Resûl’ünde güzel bir örneklik vardır.
(33/Ahzâb, 21)(Bu ayet ile ilgili İbni Kesir (rh) tefsirinde şunları aktarmaktadır: “Bu ayet-i kerime Allah Resûl'ünü (sav) sözlerinde, fiillerinde ve hâllerinde örnek edinme konusunda büyük bir asıldır. İşte bundan dolayı insanlar Ahzâb Günü, sabrında, direnişinde, Allah’a (cc) olan bağlılığında, çabasında ve Allah’ın (cc) sıkıntıları gideren yardımını beklemesinde Kıyamet Günü’ne kadar onu (sav) örnek almakla emrolundular. Allah’ın salâtı ve selamı onun üzerine olsun. İşte bundan dolayı Allah (cc), Ahzâb Günü korkanlara, daralanlara, sarsılanlara ve işlerinde zor durumda kalanlara şöyle demiştir: “Şüphesiz ki sizin için Allah Resûl’ünde güzel bir örnek vardır.” Yani: “Ona (sav) tabi olup, onun hayatını örnek edinseniz ya!” Ayrıca bk. 24/Nûr, 63)...      SELAM VE DUA İLE...

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —