Bir zamanlar bu memlekette ?Mustafa Kemal´in askerleriyiz? diyen bir gürûh vardı. Onları zaman zaman meydanlarda nara atarken görürdük. ?Ordu göreve? pankartlarıyla meydanlarda volta atar, bir yerlere mesaj gönderirlerdi. Bu askerler üniversite hocalarından, dekanlardan, rektörlerden, öğrencilerden, Atatürkçü Düşünce Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği mensuplarından oluşuyordu. Hepsinin ortak noktası İslami olan tüm değerlere karşı çıkmak ve din düşmanlığı yapmaktı. Hükümetin müslümanların gündelik hayatlarını kolayşlaştırıcı her türlü olumlu uygulaması bunları adeta hop oturtup hop kaldırıyordu.
İmam Hatiplilere ve Meslek Liselilere uygulanan katsayı engeli kaldırıldı diye sokağa çıktılar, ?Mustafa Kemal´in askerleriyiz, ordu göreve? naraları attılar.
Öğrencilerin başörtüleri ile okullara girmelerine imkan sağlayan düzenleme yürürlüğü girince bunlar yine sokağa döküldüler ve ?Mustafa Kemal´in askerleriyiz, ordu göreve? nutukları attılar.
Kamuda bayanların başörtülü olarak çalışmalarına imkan sağlayan düzenleme uygulamaya başladığında yine sokaklara döküldüler ve ?Mustafa Kemal´in askerleriyiz, ordu göreve? naraları attılar.
Yaptıkları, söyledikleri her ne varsa zaman geçtikçe boşa çıktı. Boşa çıktıkça da ne kadar da aymaz ve geri kafalı olduklarını anladılar. Başörtülü bir öğrenciyi okulun diploma töreninde istiklal marşına dahi almayan okul müdürüne demiştim ki: ?Yarın bu yaptığına güleceksin, ne kadar da ahmakmışız, nelerle uğraşmışız diyeceksin ve hayıflanacaksın.? Bir yıl geçmeden öğrenciler de, öğretmenleri de başörtüleri ile okula ve derslere girmeye başladılar.
Mustafa Kemal´in askerleriyiz, ordu göreve diyenleri, sokakları inletenleri başörtülülere seçilme hakkı verildiğinde sokaklarda görmedik. Cumhuriyet tarihinde ilk defa başörtülü bir bakan göreve başlayınca bunları yine sokoklarda görmedik. Baktılar ki ne dediysek boş, ne dediysek hava.
Bütün bunlar işin bir başka tarafı. Burayı anladık. Sessizliklerinde anlayamadığımız bir başka taraf ise ülkenin birliğine ve bütünlüğüne kastedilmişken bunlar neredeler? Hangi mitinglerini, hangi protestolarını gördünüz, veya duydunuz? İtin biri kameraların önüne geçerek Mustafa Kemal´in askerleriyiz diyenlere: ?Mustafa Kemal´in itleri?, ?Mustafa Kemal´in piçleri? diyor bunların kılı dahi kıpırdamıyor. Nasıl bukadar duyarsız olabiliyorlar? Kendi aralarındaki sövüşmeleri, sayışmaları hiç önemli değil, onbirliler gibi olmuşlar. O yüzden söylenenlerden rahatsız olmuyorlar.
Ey Mustafa Kemal´in askerleri!
Dahili ve harici bedbahtlar ülkenin birliğine ve bütünlüğüne kasdetmişken sizler neredesiniz? Tayyip Erdoğan´ın cumhurbaşkanı olması mı sizi sessizliğe bürüdü? İlahi metin gibi gördüğünüz gençliğe hitabe ne oldu? Ataya cevabınız diye gördüğünüz metin ne oldu? Tayyip gitsin de ülke ne olursa olsun diye mi bekliyorsunuz? Daha çok beklersiniz.
Menderes gitsin de ne olursa olsun diyordunuz. Gitti de ne oldu, Menderes gidince bu millet ülke yönetimini size mi verdi?
Özal gitsin de ne olursa olsun diyordunuz. Gitti de ne oldu, Özal gidince bu millet ülke yönetimini size mi verdi?
Erbakan gitsin de ne olursa olsun diyordunuz. Gitti de ne oldu, Erbakan gidince bu millet ülke yönetimini size mi verdi?
Erdoğan gidince ne olacak? Bu milletin ülke yönetimini size vereceğini mi zannediyorsunuz? O eski günlerinizin hayali ile yaşayın durun. Armutalan´da sazan çok bolmuş, balık tutmaya devam edin