2023 Haziran’ında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerine doğru tam gaz ilerliyoruz.
Seçimlere daha bir yıldan fazla bir zaman olmasına rağmen hemen her gün bu konuyu tartışıyoruz.
Seçim, gündemimizin en önemli ve değişmeyen/değiştirilemeyen maddesi.
Öyle bir duruma gelmiş bulunuyoruz ki sadece 2023’teki bizim seçimleri değil, Fransa, Pakistan ve Macaristan’daki seçimleri de neredeyse onlardan fazla takip ediyoruz!
Dünyanın neresinde bir seçim varsa oradaki gelişmelerden kendimizle ilgili sonuçlar çıkarıyoruz.
Galip ve mağlupların doğru ve yanlışlarını anında Türkiye’deki iktidar ve muhalefet partilerine uyarlıyoruz.
Bu hararete bu motor ne kadar dayanır bilinmez!
Aklımızı fikrimizi kaybetmezsek iyi!
Allah encamımızı hayır eylesin!
Son olarak en fazla fırtına koparan seçim Macaristan seçimleri oldu.
Seçimleri 12 yıllık iktidarının ardından beklenilenin aksine tekrar kazanan/kazanmayı beceren Orban Erdoğan ile;
Orban’ı devirmek için birbirine benzemez 6 partinin kurduğu ittifak da Millet İttifakı’nın 6 partisi ile özdeşleştirildi.
Bu konuda çok şey yazılıp, söylendi.
Bunları bir kez de ben tekrarlamak istemiyorum.
Tabi ki Macaristan, Türkiye değil ve orada olan bitenlerle bizde olan ve henüz bitmeyenler de! aynı değil.
Benim altını çizmek istediğim noktalar şunlar;
Macaristan’daki Orban Avrupa Birliği içinde ancak neredeyse Avrupa Birliği’ne karşı politikalar uygulayan, Rusya ile daha yakın ilişkiler kurmaya çalışan biri.
Uygulamaları AB standartlarına ters. Anti demokratik baskıcı ve tekçi bir yönetim tarzı ile ülkeyi yönetmekle suçlanıyor.
Ekonomik durum Türkiye’deki kadar kötü olmamakla birlikte iyi değil. Halkın önemli bir kesimi rahatsız.
Öyle ki bazı ürünlerin fiyatlarını devlet desteği ile sabitlemek zorunda kaldı.
Böylesi bir ortamda küresel sermayenin en önemli aktörü Soros’un ülkesi Macaristan’da AB ve ABD’nin de desteğiyle iktidarın kesinlikle değişeceği öngörülüyordu.
İlginç bir şekilde beklenilen olmadı.
Seçim sonrası yapılan değerlendirmelerde en fazla öne çıkan üç konu var.
Bizdeki muhalefete duyurulur!
‘Türkiye o kadar kötü yönetiliyor ki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın karşısına kimi çıkarırsak çıkaralım kazanırız;
Alternatif tatminkar bir program, çözüm önerilerine de gerek yok, geldiğimizde bakarız; AK Parti’nin yanlışlarını anlatsak yeter’ siyaseti sonuç vermiyor. Kaynak: Farklı Bakış