SABAHATTİN AKAR

Tarih: 23.01.2026 15:24

Kürt Ulusal Bilincinin Yükselişi

Facebook Twitter Linked-in

Suriye’de Kürtlere yönelik son saldırıların ardından şunu çok net bir şekilde gözlemledim:

Dünyanın neresinde Kürtlere yönelik bir saldırı olursa olsun, artık Kürtler buna aynı anda, tek vücut ve yekpare bir şekilde tepki veriyor.

Bunu ilk defa bu kadar güçlü görüyorum. Daha önce, örneğin Kobani saldırısı sırasında, ben şahsen böyle bir birlikteliğe tanık olmamıştım.

Peki bu tepki geçici bir öfke mi, anlık bir refleks mi?

Bence değil. Bu; yüz yıldır bastırılmış, inkâr edilmiş ve görmezden gelinmiş bir bilincin ortaya çıkışıdır.

Bugün ideolojik olarak yan yana durmaları neredeyse imkânsız gibi görünen Kürt grupları; sosyalistler, komünistler, İslamcılar, muhafazakârlar, imamlar ve ateistler… Hatta CHP’li, AK Partili Kürtler bile bu meseleye benzer bir yerden bakıyor.

Tüm bu farklılıklara rağmen Kürtlere yapılan bir saldırı söz konusu olduğunda tek ses olabiliyorlar.

Bunun nedeni de şu kanımca:
Kürtler, başlarına bir musibet geldiğinde sahipsiz, kimsesiz ve kaderiyle baş başa kaldıklarını tarihsel tecrübeleriyle çok net biliyorlar.

Bu tecrübelerle birlikte Kürtler arasında ulusal bilinç, ilk defa bu denli güçlü ve bu denli yaygın bir seviyeye ulaşmış durumda.

Yıllardır kimlikleri inkâr edilen, dilleri yasaklanan, kültürleri bastırılan; eşitlik talep edenleri “ya sev ya terk et” tehdidiyle karşı karşıya kalan ve dört ayrı devletin sınırları içinde yaşayan Kürtlerin, hangi parçada olursa olsun bir Kürde yönelik saldırı karşısında ortak bir duruş sergilemesi son derece anlamlıdır.

Bu ortak refleks, güçlü bir Kürt ulusal bilincinin oluştuğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Bana göre Kürtlerin son yüzyıldaki en büyük kazanımı; ne bir örgüt, ne bir siyasi yapı, ne de geçici konjonktürel gelişmelerdir.
Asıl büyük kazanım, Kürt ulusal bilincinin oluşmasıdır.

Bugün Kürtler arasında ortaya çıkan bu bilinç ve bu duruş, bir gerçeği daha gözler önüne seriyor:

 

Kürtler artık eskisi gibi olmayacak.

Dünyada ve Ortadoğu’da diğer halklar hangi haklara sahipse, Kürtler de bu hakları en yüksek perdeden talep edecek.
Ve bundan asla vazgeçmeyecekler.

Temennim; Ortadoğu’da bir an önce adaletin, hukukun ve barışın tesis edilmesi, tüm halkların eşit ve kardeşçe aynı haklara sahip olması ve baharın geldiği bir Ortadoğu’nun mümkün olmasıdır. 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —