Ahmet TAŞ

Tarih: 25.05.2021 11:09

HESABI SORULACAK MI, YANINA KȂR MI KALACAK?

Facebook Twitter Linked-in

Ramazan ayın başında Doğu Kudüs'te Şeyh Cerrah Mahallesi ve Mescidi Aksa'da başlayan (Plastik mermi, yangın bombası ve gaz bombası kullanılarak) 10 Mayıs günü (Kadir Gecesi günü) Gazze’ye havadan ve karadan saldırarak devam eden İsrail saldırıları 11 gün devam etti.

Tüm dini, insani ve hukuki değerler ayaklar altına alınarak yapılan saldırıların can ve mal kaybı ağır oldu. Tamamen savunmasız ve sivil, insani ve diğer hedeflere yapılan saldırılar büyük bir yıkım ve zarara yol açtı.

Saldırılarda 65'i çocuk 50'si kadın olmak üzere 253 insan (Şu ana kadarki bilgi) hayatını kaybetti. 2000 kadar insan da yaralandı. Bu arada 75.000 insanda mekanlarından ayrılmak zorunda kaldı. Vahşi saldırıların ekonomik bilançosuna gelince;

1800 konut yıkıldı, 16800 konut hasar gördü. 74 hükümet binası bombalandı, 66 okul ve sağlık tesisi hasar gördü. 33 Medya merkezi ve sivil toplum merkezi zarar gördü. 27 milyon değerinde mera ve tarım alanı zarar gördü. 5,5 milyon değerinde araç zarar gördü. İletişim sektörü 30 milyon değerinde zarar gördü. Yollar ve altyapı da 30 milyon dolarlık zarar oluştu. 300'den fazla ekonomi ve endüstri tesisi zarar gördü. 7 fabrika ve 60 turistik tesis zarar gördü. 30 elektrik trafosu bombalandı 3 Cami tamamen yıkıldı, 40'tan fazla cami ve bir külliye hasar gördü, toplamda 5 milyon dolarlık hasar meydana geldi (Toplam maliyet 350 milyon dolar)

Hiçbir dini, vicdani ve hukuki dayanağı olmayan tamamen sivillere yönelik olarak ve orantısız güç kullanılarak yapılan 250'den fazla can kaybına 2000'den fazla yaralanmaya sebep olan, şehirlerin köylerin altyapıları ile birlikte harabeye dönmesine sebep olan, milyonlarca dolarlık hizmet birimi ve mekanının yok olmasına sebep olan acımasız ve insanlık dışı saldırıların sonunda neler olacak.

İsrail'in yaptığı, halen de devam ettirdiği insanlık dışı orantısız ve vahşi saldırılarının hesabı sorulabilecek mi, yoksa dünyanın efesi benim ben ne yaparsam yanıma kâr olarak kalır, kimse benden hesap soramaz diyecek ve yaptığı vahşet yanına kar mı kalacak.

Şu anki dünya düzenine göre (Adaletsiz ve insanlık dışı cahiliye düzeni) İsrail’den yaptıklarının hesabını soracak bir güç yok. Arap Birliği ülkeleri ABD'nin talimatı ile İsrail ile normalleşme anlaşması yapıp Filistin ve Kudüs davasını sattıkları mazlum Filistin halkını ve Mescidi Aksa’yı yalnız bıraktıkları müddetçe onlardan hayır yok. Türkiye idarecileri ve halkının sahipliği de şu an için İsrail’i durdurmaya ve yaptığı insanlık vahşetinin hesabını sormaya yetmiyor. Ama Türkiye'nin girişimleri ile başlayan tüm dünya insanlarına çağrı olan Kudüs'ün statüsünün üç dinin mensuplarınca idaresi şeklindeki teklifi ve Filistin'de çatışmaların önlenmesi için barış gücü yerleştirme teklifi olgunlaştırılabilirse (İnşallah olur). Ayrıca Kudüs’ün İsrail’in başkenti ilan edilmesi üzerine Türkiye’nin çağrısı ile İsrail sorumsuzluğuna karşı oluşturulan ortak tepki siyasi ve ekonomik yönlerde yeniden oluşturulabilirse İsrail’i yargılamakta, geri adım attırmakta, tazminat ödettirmekte mümkün olabilir. Bu sonuç elbette ortak akıl ve vicdan da buluşabilmekten geçer.

Selam ve dua ile

Kaynak: Her Taraf


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —