Faysal Mahmutoğlu

Tarih: 16.01.2026 17:33

HALEP SALDIRISININ SONUÇLARI

Facebook Twitter Linked-in

Esad’ın devrilmesinin ardından yönetime gelen ABD patentli Şara yönetimi, Alevilere ve Dürzilere yönelik gerçekleştirdiği katliamlardan dolayı caydırıcı bir tepki almayınca fırsatını bulduğu anda oklarını Kürtlere çevireceği bekleniyordu.

Şam hükümeti Paris’te İsrail ile MOSAD ile istihbarat paylaşımını da içeren bir anlaşma imzaladığı akşamı Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Eşrefiye Ve Şeyh Maksut mahallerini hedef aldı.

Colani ABD ile ilişkileri belli bir noktaya taşıdıktan sonra İsrail’in istediklerini de altın tepside sunma karşılığında kendisine siyası kredi sağladı.

Kendisine sağlanan bu kredi doğrultusunda zaman ayarlı olarak saldırıya geçti.

Birkaç gün süren çatışmadan sonra uluslararası güçlerin devreye girmesiyle, 1 Nisan anlaşması gereği olarak mahalleleri korumakla görevlendirilen “Asayiş”  ismiyle anılan (Türkiye’de karşılığı Polis veya Gece bekçisi) SDG bağlantılı Kürt milislerin bölgeden ayrılmasıyla sonuçlandı.

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Şam yönetimi arasında imzalanan 10 Mart anlaşmasını hayata geçirmeye yönelik olarak bu iki mahalle pilot bölge seçildi. Bu kapsamda 1 Nisan’da imzalanan mutabakatla Halk Koruma Birliklerine (YPG) bağlı Asayiş güçleri iç işlerine, yerel meclisin de kent yönetimine entegre olması öngörülüyordu.

HTŞ lideri Colani, Trump tarafından Waşhington’da kabul edilip Parfümlü icazet aldıktan sonra 1 Mart anlaşmasını Türkiye’nin de baskısıyla farklı yorumlamaya başladı.

8 maddelik mutabakatın en önemli maddesi SDG’nin yeni Suriye rejimine entegrasyona ilişkin. Petrol paylaşımı, sınır kapılarının kontrolü, anayasal hakların tanınması gibi konuları içeriyor.

https://h24hbr.com/wp-content/uploads/2026/01/IMG_20260115_192803-1024x955.jpg

SDG’nin yani Kürtlerin mutabakattan anladığı kendi varlıkları ve statüleriyle merkezi hükümete entegre olmak. Şam’daki HTŞ yönetimi ise SDG’nin statüsüz (Türkiye bunu dayatıyor) entegrasyonun peşinde.

Nihayetinde 4 Ocak’ta Şam’da yapılan görüşmede sonuç alınamayınca Colani yönetimi, Türkiye ile koordinasyon halinde Halep’e saldırdı.

https://h24hbr.com/wp-content/uploads/2026/01/IMG_20260115_192835-1024x844.jpg

300 kişilik Asayiş gücüne mukabil Suriye sahasında bulunan birçok örgüt mensubu binlerce savaşçı, yüzlerce tank ve dronlarla Kürt mahallelerine yönelik saldırı başlattılar. Sivil halkın şehri terk etmesi için otobüs hazırladır. Yüz elli bin sivilin Halep’i terk ettiği söyleniyor. Adeta Afrin gibi Halep de Kürtsüzleştirmek isteniyor.

Bugün Suriye ordusu diye HTŞ maskesiyle Halep sokaklarında dolaşanlar fazla değil, on yıl önce Orta Doğu’nun muhtelif bölgelerinde kafa kesip, genç kızları cariye niyetine pazarlarda satan unsurlardı. Bunlar IŞİD içinde filizlenip, El Kaide ideolojinden beslenen kişilerdir.

Halep saldırının asıl amacı SDG’yi Türkiye’nin istediği şekilde masaya oturtmak.

Colani, ABD’nin desteği ve İsrail’e açacağı alan nispetinde SDG’ye karşı elinin güçleneceğini biliyor. Bu kapsamda Golan, Kuneytra ve diğer bölgelerde İsrail bayrağı dalgalanıyor. İsrail askerleri Suriye’de kayak keyfi yapıyor.

 

Devamı >>>


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —