ALTAN TAN

Tarih: 27.04.2022 01:06

Erken Seçim Ne Zaman?

Facebook Twitter Linked-in

‘Yenilen pehlivan güreşe doymaz’ diye boşuna dememişler,

Allah kimseye seçim kaybettirmesin!

Seçim kaybeden politikacılar seçimi kaybettikleri geceden itibaren yeni bir seçimin hayali ile yatıp kalkmaya başlarlar.

Ağızlarını her açtıklarında;

‘Ülke seçimden çıkan bu tablo ile yönetilemez!

Hükümet kurulamaz, kurulsa da yaşayamaz! Tek çare vakit geçirmeksizin en kısa zamanda sandığa girmektir…’ sözlerini tekrarlamaktan bıkıp usanmazlar.

24 Haziran 2018 seçimlerinden bu yana da aynı kısır döngü içindeyiz.

Erken seçim, acil seçim, baskın seçim yorumlarından gına geldi.

Hele benden 5-6 yaş büyük Diyarbakır Bayındırlık Müdürlüğü’nde 39 yıl çalıştıktan sonra emekli olan Refah Partisi’nden bu yana bir yakın arkadaşım var ki neredeyse seçimden başka bir şey konuşmuyor.

2018’den itibaren her konuştuğumuzda ben ‘Erken seçim ihtimali görmüyorum’ dedikçe feryat ediyor!

‘Yok, yok senin bildiğin gibi değil!

Hazine tam takır! Hükümet bu ilkbaharda maaşları bile ödeyemeyecek, bak göreceksin, bırakıp gidecekler’ diyor.

Tamı tamına 4 ilkbahar, 4 yaz, 4 sonbahar, 4 kış; 4 koca yıl geçti hala kimsenin kaçtığı gittiği yok. Hele hele taze bakan Nureddin Nebati’ye bakarsanız ülke uçuyor!

Arkadaşımı ikna etmek için son çare olarak;

‘Ağabey seçimlerden bize ne?

Ağzımızı her açtığımızda  iktidar da muhalefet de bize kızıyor.

Hem sanki bizi senatör mü yapacaklar? En iyisi biz işimize gücümüze bakalım.

Üstelik sen de ben de yaşımızı başımızı aldık, bakarsın Azrail Aleyhisselam bizi seçimlerden önce ziyaret eder de, seçimleri de görmeyiz!’ deyince daha da kızıyor; ‘Seçimlerden önce ölmem diye!’ celalleniyor.

İnan edin muhalif partilerin durumları da aynen böyle.

Hükümetin olumsuzluklarını dile getirmenin, feryat ve figanın ötesinde hiçbir çözüm önerisi ortaya koyabilmiş değiller.

‘Erken seçim de erken seçim’ diye diye 4 koca yılı boşa tükettiler.

Bu dönemde doğru düzgün bir alternatif ortaya konularak halka güven verilebilse ve bir heyecan yaratıla bilinseydi çok daha büyük bir mesafe alınmış olacaktı.

Muhalefet sanki her türlü hazırlığını yapmış, bitirmişçesine seçimleri bekliyor.

Nasreddin Hoca’ya ‘Hocam, kıyamet ne zaman?’ diye sorduklarında ‘Hoca ben öldüğüm zaman’ demiş.

Ben ölüp gittikten sonra kıyamet ister bin sene ister on bin sene sonra kopsun bana ne?

Siz hazır olmadıktan sonra yarın seçim olsa ne yazar?                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                  Kaynak: Farklı Bakış


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —