Ahmet TAŞ

Tarih: 03.03.2022 12:21

BU GENÇLER BİZİM

Facebook Twitter Linked-in

Gençlik çağı insanın çocukluktan çıkıp olgunluğa yol aldığı fırtınalı sağlıklı düşünüp sağlıklı karar verme alışkanlığının kazanılmaya başlandığı dönemidir.

Bu çağ doğru değerlendirilir doğru yönlendirilebilir ise insanın gelecekti hayatı kendisi, ailesi, ülkesi ve insanlık için faydalı, yararlı ve verimli bir hayat olur. Aksi halde hayırlı olması gereken insan hayırsız evlat, insan ve vatandaş haline gelir.

Bizim dinimizde insan yetiştirmeyi, geleceğe hazırlanmayı, onun iyi bir kul ve iyi bir insan olmasını aileye yani anne ve babaya tavsiye etmiştir. Zira ailelerin ve toplumun geleceği dikkatle ve özenle yetiştirilen gençler yoluyla garanti altına alınır, alınabilir.

Son yıllarda ekonomik doyumsuzluk, dünyevileşme, sosyal medya kullanımının yaygınlaşması ve bu yolla gençlerin insan fıtratını bozmaya yönelik her türlü bilgi ve alışkanlığa muhatap olması sebebiyle gençler arasında aile, toplum ve ülke geleceği için kaygı verici alışkanlıklar görülmeye başlandı.

Sigara ve uyuşturucu kullanma oldukça yaygınlaştı. Okullar, parklar, otobüs ve tramvay durakları Daha ilerisi çarşı pazarda akıllarına gelen her yer ve ortamda kız ve erkekler sarılma, öpüşme ve sevişme sahneleri sergilenmeye başlandı. Kızlar ve erkekler toplumun gözü önünde toplumunun utanarak, başını çevirerek oradan uzaklaştığı manzaraları hiçbir sıkılma duymadan sergilemeye başladılar.

Bunun sonucu gençler arasında işlenen cinayetler, gayrimeşru ilişkilere dayalı hastalıklar da artmaya devam ediyor. Sanki bazı gençler arasında karşı cinsten arkadaşının olmaması eksiklik ve kınanacak bir durum olarak değerlendirilmeye, gayrimeşru ilişkiye girmeyenler yanlış yapanlar olarak değerlendirilmeye başlandı.

Diyanet teşkilatının bütün çabasına, her okulda temel dini bilgiler dersi olup bunu okutan öğretmenlerimiz olmasına rağmen gençler arasında görülen bu yıkıcı ve geleceğimizi karartan manzaranın yaşanması aklı, iz’anı, vicdanı olan her insanımızı, yöneticimizi ve sivil toplum temsilcisini derin kaygılara itiyor.

Elbette gençlerimizin hepsi belirttiğimiz yanlış durumları sergiliyor değiller, ama topluma dikkatle bakan çarşıda, pazarda, okul önlerinde, parklarda etrafına bakarak yürüyen her vicdan sahibi insan yürek burkan bu manzaralara şahit oluyor.

Ne edip etmeli şehirlerimizin valileri, kaymakamları, belediye başkanları bu acınası manzaraları fark etmeli. Bürokratları, sivil toplum kurumlarını özellikle diyanet temsilcilerini bir araya getirmeli. Yapılacak toplantılar, istişareler ile gençliği ve ahlakı korumak için kararlar alıp yürürlüğe koymalılar. Unutmayalım gençler önce Allah'a sonra bize emanet olan bizim insanımız. Eğer sahip çıkmaz isek huzur-u mahşerde hesap veremeyiz.

Selam ve dua ile


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —