I. Gazze: İnsanlığın Vicdan Terazisi
Bugün yine buruk bir bayramın eşiğindeyiz. Ortadoğu’yu kana bulayan katil ABD ve Siyonist İsrail’in vahşeti sürerken; kalplerimizin bir yarısı Kudüs’te Mescid-i Aksâ’da, diğer yarısı ise üç yıla yaklaşan sistematik bir soykırımın altındaki Gazze’dedir. Siyonist işgalin taş üstünde taş bırakmadığı bu mübarek belde, sadece binaların yıkılışına değil; Batı "medeniyetinin" sahte maskesinin paramparça oluşuna da tanıklık etmektedir. Gazze bugün sadece bir şehir değil; insanlığın vicdan terazisi, İslam mücahitlerinin ise bükülmez bileğidir.
II. Bölgesel Kuşatma ve Masumların Ahı
Katil Amerika ve Siyonist İsrail’in kirli eli bugün sadece Gazze ile yetinmemekte; bu onurlu direnişte saf tutan mazlum İran halkına ve bölge coğrafyasına karşı serseri bir mayın gibi saldırmaktadır. İran’da alçakça katledilen mazlumları ve henüz hayatının baharında hayattan koparılan 170 masum çocuğu derin bir kederle ve rahmetle anıyor; bu vahşeti gerçekleştiren Siyonist şebekeyi ve onun suç ortağı katil ABD’yi lanetliyoruz!
Tarihin Hafızasına Kazınan İkiyüzlülük: Katledilen bu 170 masum evlat; ABD’nin, İsrail’in veya bir Avrupa ülkesinin çocukları olsaydı; bugün dünya liderleri cenaze kuyruklarına girer, dünyayı ateşe verir ve yeri göğü inletirlerdi. Ancak kurbanlar Müslüman coğrafyanın çocukları olduğunda sergilenen bu ölüm sessizliği, Batı’nın sahte insancıllığının küresel iflasıdır.
Bu 170 masum can, sadece Batı’nın maskesini düşürmekle kalmamış; aynı zamanda İslam dünyasının bazı kesimlerindeki derin uykuyu ve tepkisizliği de sarsıcı bir biçimde ifşa etmiştir.
Her bir masumun kanı, zalimlerin stratejik hesaplarını altüst eden bir intifada ruhuna dönüşmektedir.
III. Fitnenin İflası ve Vahdetin Zaferi
Yıllardır emperyalizmin laboratuvarlarında üretilen ve Müslümanların enerjisini tüketen Sünni-Şii tartışmaları; bugün tüm bölgedeki direniş hattında dökülen ortak kanla hükmünü yitirmiştir.
Ümmetin vicdan sahibi mutedil kalemlerinin gayreti, bu fitne ateşini körükleyenlerin heveslerini Allah’ın izniyle kursaklarında bırakacaktır.
* Zalimin Kimliği Sabittir: İsrail bombaları mezhep ayırt etmemekte; ABD’nin namluları Müslümanların topyekûn varlığını yok etmeyi hedeflemektedir.
* Asli Mesele: Bugün mesele mezhep aidiyeti değil; hak ile batılın savaşıdır. Bedeli ne olursa olsun tek bir mukaddes amacımız vardır:
Kudüs’ün Özgürlüğü.
IV. Bir Uyanış ve Toparlanma Çağrısı
Geçenlerde idrak ettiğimiz Ramazan bayramı bizler için sadece bir kutlama değil; bir muhasebe ve "bünyanun mersus" (kenetlenmiş bir bina) olma ahdidir.
> "Zulmedenler, hangi akıbete uğrayacaklarını yakında göreceklerdir." (Şuarâ, 227)
Zalimlerin tüm teknolojik üstünlüğüne rağmen, "La Galibe İllallah" hakikati meydanlardadır. Kan ve barut kokusunun sindiği bu bayram sabahında; aynı kıbleye dönen, aynı Peygamber’e (sav) inanan müminler olarak dualarımız bir, acımız bir ve hedefimiz tektir.
Dua ve Sonuç
Rabbimiz! Bizlere Gazze’deki direnişin sabrını, şehitlerin izzetini ve ümmetin her ferdine mezhep fitnelerini aşacak bir feraset nasip eyle. Katil Amerika ve Siyonist İsrail’in zulmüne karşı bizleri tek ümmet, tek yumruk ve tek yürek kıl. Geçtiğimiz Ramazan Bayramı; Kudüs’ün özgürleştiği, Siyonist İsrail'in ve zulmünün yerle yeksan olduğu gerçek bayramların başlangıcına vesile eyle.