İsmail Hakkı Güleç

Tarih: 04.03.2023 15:30

ASLINDA OLMASI GEREKEN

Facebook Twitter Linked-in

Hayat'ta olması gerekenler, normal, fıtrata uygun, insanlığa faydalı ve toplumu birleştiren şeyler iken, olmaması gerekenler ise, anormal, insanlığın, toplumun zararına, gidişata aykırı ve fıtrata ters olan şeylerdir... 

1.ASLINDA OLMASI GEREKEN 

Allah'ın (cc) arzında, yaratmış olduğu mülkünde, yaşadığımız dünya'da, Allah'ın (cc) egemenlik, hakimiyet, kural, kanun, ilke, prensip, yaşam tarzı, sistem, nizam ve kitabı hakim olmalı, tek ve temel belirleyici "özne" olarak değerlendirmeli ve de tüm hayat Rabbimizin kitabı(Kur'an) ilke, kanun, yasa, emir, helal ve haramları dikkate alınarak oluşturulmalıdır... 

1.OLMAMASI GEREKEN 

Allah'ın arzında, mülkünde ve dünyasında, yine Allah'ın (cc) hükümlerinin egemenlik, hakimiyet, yasa ve kanunlarının, ahlaki, irfani, erdemsel ve insani değer, ölçü ve kriterlerinin hakim olmaması, kale, ciddiye alınmaması, önemsenmemesi, yürürlükten kaldırılması ve de yok sayılmasıdır...

2.OLMASI GEREKEN

Çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu bir toplumda, Müslümanların inanmış olduğu hayat nizamı, inanç, düşünce, yaşantı, kitap, ölçü, değer, nizam ve kanunlara uygun bir sistemin bir nizamın oluşturulması gerekir... 

Müslümanların inancına aykırı ne bireysel, ne toplumsal ne de sistem, nizam, idare ve yönetim açısından İslam'a aykırı hiçbir yasa, kanun ve nizam konulamamalı ve uygulanmamalıdır... 

Bir toplum ve sistem oluşturulurken, Rabbimizin (cc) ortaya koyduğu helal ve haramlar göz önünde bulundurulmalıdır... 

2.OLMAMASI GEREKEN 

Müslümanların inancına, tarihine, akidesine ve Rablerinin  ortaya koymuş olduğu kanun, yasa, helal ve haramlara aykırı! bir sistem, nizam, yasa ve yasak konulmamalı, topluma  dayatılmamalı ve inançlarına aykırı olan bu tür sistem ve nizam ya da kanunlara zoraki boyun eğdirilmemeleri ve bu konuda zorlanmamaları gerekir..

Toplumu oluşturan tüm kesimlerin inanç, değer, ölçü ve kriterlerine koruma ve saygıda azami derecede dikkat edilmesi gerekir... 

3.OLMASI GEREKEN 

Toplumu, özellikle de gençliği, ifsat edip, kimliksizleştirecek, ruhunu, aklını, kimlik, kişilik ve şahsiyetini yozlaştırıp, yok edecek olan her türlü kötülüğün, karanlığın, çirkefliğin, çirkinliğin, çölleşmenin ve çukurun ortadan kaldırılması için tüm tedbirlerin alınması gerekir... 

İnsan, yaratılmışlar içinde en mütekamil, en mübarek, en muhteşem, en değerli, eşrefi mahlukat (yaratılmışların en şereflisi) olması hasebiyle,  insanın merkeze alınması ve de her şeyin insanın huzur, sükun ve mutluluğu için yapılması gerekir... 

3.OLMAMASI GEREKEN

İnsanı yok sayan, insani duygu ve düşünceleri umursamayan, insanı araçsallaştıran, mankurtlaştıran, manyaklaştıran, aşağılaştıran, bayağılaştıran, basitleştiren bireyselleştiren bir anlayışın, sistemin, düzenin, nizamın oluşturularak yine, insanların her  şeye alet edilmesi, insan için yaratılmış olan tüm nimetleri, insanın istifadesine sunmak yerine insanı, eşyanın kulu kölesi ve de insanları kişisel ihtirasların kurbanı etme, insanı bir obje gibi ki, özellikle de kadınları metalaştırma, reklam aracı haline getirme, kadın bedeni üzerinden ticari, ahlaki, irfani değerleri yok sayarak, kadını değersizleştiren, anne ve özne olmaktan çıkarıp, onu nesneleştirerek, kendi kirli emellerine ve de ticari pazarın bir kölesi durumuna getiren sistemlerden uzaklaşılmalıdır... 

4.OLMASI GEREKEN 

Devletin, tüm insanların can, mal, nesil, akıl ve din emniyetini sağlaması, garantiye alması ve kimseden, hiç bir gruptan taraf olmaması ve herkese adalet çerçevesinde, adil davranması gerekir... 

İnsanların, inancı, düşüncesi, meşrebi, mezhebi, gelenek görenekleri adetleri ne olursa olsun, birlikte, barış içinde, kimse kimseyi zorlamadan, baskı yapmadan, yine herkesin inancını, düşüncesini  ve yaşam tarzını yekdiğerine dayatmadan, ötekileştirmeden, şeytanlaştırmadan ve de  her kesin ve kesimin inancını, gelenek göreneklerini ve ibadetlerini, töre ve törenlerini hiç bir zulüm, zorlama ve baskı altında kalmadan yerine getirmesi gerekir... 

4.OLMAMASI GEREKEN 

İnsanların, sırf inançları, düşünceleri, hayat tarzları, gelenek ve göreneklerinden dolayı dışlanması, yok sayılması, inkar edilmesi, kültürlerinin değiştirilmesi, zorlanmaları, kınanmaları ve tek tipçi, tek bir grubun, tek bir mezhebin, tek bir partinin, tek bir kişinin arzu ve isteklerine göre bir sistem ve nizam'da oluşturulmamalıdır...

5. OLMASI GEREKEN 

İnsanlar eğitilirken, eğitimde sadece dünyayı hedef alan ve insanları adeta yarış atı, sadece kazanma duygu ve dürtüsü ile yetiştiren bir anlayıştan, özellikle'de insanlara doğru ve dürüst olmayı, diğer insanların hak, hukuk ve inancına saygılı olmayı ve her şeyden önemlisi de, insanlara yaptıklarının hesabını vereceği bir adalet nizamının, ahiretin varlığını güzelce anlatmalı ve toplumu bu noktada eğitmelidir...

5.OLMAMASI GEREKEN

Mal, eşya, para ve servet'in toplumdaki belli kişi ve grupların ellerinde biriken ve yine toplumun çoğunluğunun, çok az bir ücretle yaşamaya mahkum ve mecbur bırakıldığı, çalıştığının karşılığını tam olarak alamadığı, sömürüye dayalı ve insan onur, izzet, iffet, ismet, şeref ve emeğini yok sayan ve de insanları helal ve meşru yoldan kazanç elde etmek yerine, kolay yoldan faiz, kumar, zina, kul hakkı ile haram yollardan nemalanma, para kazanma ya sevk ve teşvik eden sistem terk edilmelidir... 

Aslında, normalde olması gereken bir çok şeyin bugün olmadığını, ama olmaması, yapılmaması, gündeme gelmemesi, gündemi işgal etmemesi gereken şeylerin ise, serbestçe, hatta devlet teşviki ile yapılmakta olduğunu görmekteyiz...

Aslında, asıl olanın dünya, araç gereç, eşya, mal ve meta olmadığını, aslolan'ın insan olduğunu kavramamız ve de insanı merkeze almamız gerekmektedir... 

Olması gereken bu olduğu halde, bugün insanlık tam bir materyalizme, maddeciliğe, mal yığma, biriktirme, istifleme çoğaltma ve malı, makamı, serveti, "özne" olan ve Rabbimizin (cc) insanların istifadesine sunup, ikram ve ihsan etmiş olduğu dünya nimetlerini,  insanlardan esirgeyen global, kapitalist ve insan fıtratına aykırı, ucube küresel bir zulüm ve sömürü sistemi ve de nizamı kurulmuştur... 

Bu açıdan da, insanlar mutlu olamamak da, sürekli ezilmekte, hor görülmekte ve de beyni, yüreği, çoğu zamanda bedeni aç köleler haline getirilmektedir... 

Aslında olması gereken, fakir, kimsesiz, mağdur ve mazlum, yetim, öksüz, dul ve de yaşlıların korunup kullanması, sahip çıkılması, yüreklerine dokunulması iken, bunlar olmuyor aksine olmaması, yapılmaması gereken mağdur, ve mazlum, fakir fukara, yetim öksüz, yaşlı ve de kimsesizlerin itelendiğini, ötekileştirildiğini, yıpratıldığını ve haklarının yok sayılıp, gasbedildiğini görmekteyiz... 

Asıl olması gereken, herkesin inancında, düşüncesinde, fikriyatında, mezhebinde ve meşrebinde özgür olması gerekirken, olmaması gereken insanların düşünce, fikir, görüş, inanç, anlayış, mezhep ve meşrepleri, ırk ve renkleri üzerinden ayrıştırılmakta, hor görülmekte, ötekileştirilmekte, ve aşağılanmaktadırlar...

Aslında olması gereken, emek, alın teri, mücadele ve gözyaşı iken, bunlar yok sayılmakta, aksine olmaması gereken, zulüm, sömürü, gasp, yok sayma öne çıkmakta, insanların hak ettikleri, hak ettikleri miktarda, hak ettikleri zamanda ve ölçüde verilmemektedir...

Aslolan, birlik beraberlik, kardeşlik ve toplumsal dayanışma olması gerekirken, olmaması gereken ayrıştırma, bölme, düşmanlaştırma, şeytanlaştırma, kutuplaştırma, fırkalara bölme, hizipleştirme derinleştirilmekte ve insanlar birbiriyle dostluk içinde, kardeşçe birlikte yaşaması gerekirken, birbirlerine rakip, birbirinin kuyusunu kazan, birbirine düşman kardeşler şeklinde yaşamaya mecbur bırakılmaktadırlar...

Aslında olması gereken, Hazreti Ali'nin(k.v)'de buyurduğu gibi, Mü'minler din'de kardeşim, diğer insanlar ise insaniyette kardeşim... 

Bu bakış açısına göre, diğer insanları tekfir, tefrik, tehdit etmek, yok saymak ve düşman bilmek doğru bir yaklaşım değildir... 

Aslında olması gereken, insanların birbirleriyle dayanışması, yardımlaşması, emek ve ekmeğini bölüşmesi iken, bugün olmaması gereken, neme lazımcılık, vurdumduymazlık, umursamama, önemsememe, duymama, görmeme ve ihtiras gibi toplumu yıkan davranışlar daha yaygın bir hale gelmiş durumdadır...

Selam ve dua ile...


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —