İsmail Hakkı Güleç

Tarih: 28.01.2023 13:35

ALLAH ERİNE MEKTUP

Facebook Twitter Linked-in

Ey Allah'ın eri!

Seçkin ve mümeyyiz İnsan! 

Vahyin terbiyesinden geçen, yolcu kardeşim... 

Sen ki, tüm Peygamber (as) ve dava adamlarının, ağır sorumluluğuyla, günümüzdeki dava ve davet yolunda, saha ve sahnede yerini alıp mücadele ediyorsun...

Bu mektubu sana, bu yol, dava ve davetin çilekeş ve müdavimlerinden birisi olarak yazıyorum...

Modern zamanlarda, kaos, kabus ve buhran içinde olan bir Ümmetin, garip bir ferdi olarak yazıyorum... 

Ey Allah'ın eri ! seni selamlıyor ve tebrik ediyorum... 

Tüm insanlar mal, mülk, maka, mevki ve gelecek ! peşinde koşarken sen ise, dünyevi bu tür şeylere tevessül etmeden, daha kutlu, mübarek, aziz ve asil bir görev ve de mücadeleye kendini adıyorsun. 

Ey Allahın eri, tüm yokluk, kıtlık ve imkansızlıklara ve de dünyevi cazibesi olmadığı halde, bu kutlu tevhid, vahiy ve davet yolunu seçtiğin için seni tebrik ve takdir ediyorum...

Ey Allahın eri, senin işin çok, vaktin az, yolun uzun, yükün çok ağırdır. 

Ey Allah'ın eri, seni yolundan döndürmek, içine şek ve şüphe tohumları ekip, senin bu kutsal yolda yürümeni engellemek için, bir çok tuzaklar kuracaklar. 

Ey Allahın eri, en çokta dinsizlerden değil ! dine inandığını iddia eden, din kisvesine bürünmüş, din pazarlayıcısı ve din hurafecisi belam tiplerden darbe yiyeceksin. 

Ey Allahın eri, seni sana bırakmayacaklar ve sürekli aklını, fikrini ve kalbini karışrırıp,  şek ve şüphe tohumları ekecek, yine seni sindirip, etkisizleştirmek ve de yok etmek isteyecekler. 

Ey Allahın eri, sürekli sana karşı algı ve itibar suikastları düzenleyecekler. 

Ey Allahın eri, senin tevhidi, hak, açık, etkili ve samimi sesini ve soluğunu kesip, davetinin duyulup, yayılmasını önleyip, engellemek için, sana karşı sürekli olarak, yaygara ve gürültü yapacaklar. 

Ey Allahın eri, sürekli seni önemsiz, değersiz, fakir, çabulcu, aklı yetmez ve deli, divane addecekler ve özgüvenini yıkacaklar. 

Ey Allahın eri, senin dini bozduğunu ! dinin senin gibi boş, ilimsiz, yol yöntem bilmez ve çapsız kişilerin elinde oyuncak olamayacağı tezini sürekli dillendirerek, senin moralini ve umudunu kıracaklar. 

Ey Allahın eri, ayrıca bu işler(davet ve tebliğ) yapmak için bilmem şu kadar medrese yada bilmem şu kader ilim tahsil etmen gerektiğini ileri sürecekler ki, senin sürekli yetesizliğinden dem vuracaklar. 

Ey Allahın eri, şunu unutma ki, bu din bezirganı, azgın, kibirli, ahlaksız tayfa yine seni, fitne ve fesat çıkarmak, devlet, vatan, millet düşmanı olmak ve ataların yolundan sapmak ve de vatan hainliği ile itham edecekler. 

Ey Allahın eri, seni davanda samimi, azimli ve gayretli görünce, hasetlerinden, sana imkan ve tekliflerde bulunacak ve seni satın almaya gayret edecekler. 

Ey Allahın eri, sürekli olarak senin zaaf, kusur ve eksiklerini arayıp, bulduklarında ise, yine sana hiç acımadan, seni zaaf, kusur ve eksik taraflarından vuracaklar. 

Ey Allahın eri, hain, zalim ve din düşmanlarını sürekli sana karşı kışkırtacaklar. 

Ey Allah'ın eri, tüm tağutlar, münafıklar, belamlar, şeytan ve dostları ve de zalimler senin yolunun üzerine dikilecekler ve seni kendi haline bırakmayacaklar, sürekli seni tazir, tehdit ve tenkit edeceklerdir... Gerektiği zaman tehcir yani, hicrete bile zorlayacaklardır... 

Ey Allah'ın eri, sen ne geçmişsin ne de gelecek. Sen geçmişle gelecek arasında bir köprüsün. 

Geçmiş senin köklerin, şu an yaşamış olduğun hayat senin sınavın, gelecek ise hayal, plan ve projelerindir.

Bu açıdan da, hep geçmişe takılıp kalma. Ama geçmişle de bağını koparma. Anın vacibini idrak et ve hemen onu uygula. Geleceğe yönelikte yapacak olduğun pilan, proje, fikir düşünce ve ümidin olsun... 

Ey Allahın eri, İslamın üzerine bir kabus gibi ördükleri, simsiyah bir tabaka gibi duran, bu örtünün ve kurdukları (hurafe, bidat, gelenek vb) düzenin bozulmaması için, sana karşı özelliklede uydurma hadislerden deliller getirecekler. 

Ey Allahın eri, sende kimsinki falan ve falanlar duruyorken, bu işler sanamı kaldı ! diye seni hor, hakir ve küçük görecekler. 

Ey Allahın eri, şunu bil ki, sana söylenen bu boş ve anlamsız sözler ve hain algı opersyonları ve de itibar suikastları, her zaman ve dönemde, tevhid davetinde bulunmuş olan, başta Peygamberler (as) ve onun davetini sürdüren mü'min ve muvahhidlere karşı hep yapılmıştır. Bu hususta sen ne ilksin, nede son olacaksın. 

Fravun dedi ki, bırakın beni Musa'yı öldüreyim de Rabbi onu kurtarsın. Çünkü ben Musa'nın sizi dininizi(millet, adet, yol, gidişat, sistem, nizam vb) değiştireceğini ve memlette fitne, fesat(anarşi, huzursuzluk, kaos, kavga, ikircikli bir tavır ve tutum) çıkaracağından ve sizin dininizi(adet, gelenek, yasa, inanç, put, ideoloji vb) dğiştirmesinde korkurum... Mü'min 26

Ey Allahın eri, senden beklenen, hiçbir zaman umudunu, inancını ve aşkını yitirmemen, Rabbinle olan dikey bağlantını(rabıta) koruman, asla şek, şüphe ve rehavet tuzağına düşmemendir. 

Ey Allahın eri, sana karşı sürekli çevre ve mahalle baskısı kuracaklar, seni dışlayıp etrafını boşaltacak, seni her hususta tecrit edip, yalnız bırakacaklar. 

Ey Allahın eri, özelliklede, seni ailen ve çocukların ve de rızık endişesi üzerinden vuracaklar. 

Ey Allahın eri, sen kim ne derse desin, asla her hangi bir kaygı, korku, endişe, tenakuz ve tedirginlik duymadan, yolda yürürken sağına ve soluna bakmadan, insanlar ne derleri umursamadan, davanın senden beklediği azim, gayret, fedakarlık, sadakat, samimiyet, çaba ve mücadeleni son nefesine kadar sürdürmeye devam et. 

Ey Allahın eri, şeytan ve dostları sana bu işleri sonrada ! yaparsın, seninde yaşama, eğlenme, gezip tozma, mal mülk biriktirip, şan, şöhret ve servet sahibi olma hakkın var,ayrıca senin üzerinde ailenin ve çocularınında hakkı var bundan dolayıda, şu an bu tür dava, davet işlerini zengin  olunca ! ilerde, daha rahat ! yaparsın diye kulağına fısıldayacaklar. 

Ey Allahın eri, şunu bil ki, bu davet ve mücadele işi her yer, her zemin ve her zaman yapılması ve asla terkedilip, ertelenmemesi gereken, keyfi değil imani, islami ve zaruri, olmazsa olmaz bir kuluk gereğidir. 

Ey Allahın eri, iki günü eşit olan ziyandadır buyuruyor, Allah Resulü (as) öyleyse hergün biraz daha ileri, biraz daha gayret ve mücadele. 

Ey Allahın eri, mücadelesiz, gayretsiz, bedelsiz, cihadsız ve şehadete özlemsiz bir hayat senin hayatın olamaz.

Ey Allahın eri, şunu unutma ki, sen imkan, gayret ve niyetinden mesulsun. İmkan ve gayretini artır ve niyetini halis tut. 

Ey Allahın eri, bir işe başlayınca yoruluncaya kadar devam et, yorulunca başka bir işe yönel. 

Ey Allahın eri, namaz ve oruç aşk ve umudun, tevbe azmin, ilim ve takvan ise azığın, Kur'an ise yol rehberindir. 

Ey Allahın eri, şunu bil ki, aklı kıt, ahlaksız ve haddini bilmezlerden daima incitici, alayvari, hakaretamiz sözler işiteceksin. Sakın bunlara aldırıpta, dosdoğru davet ve tebliğ görevinden biran olsun, tereddüde düşüpte ayrılma, sabret, şüphesiz Allah (cc) sabredenlerle beraberdir. 

Ey Allahın eri, senin yolun uzun, çetrefilli ve dikenlidir. Ancak bu yola, Allah'ın temiz ve seçkin kulları seçilebilir. Seninde bu seçkin kullardan olduğunu unutma. 

Ey Allahın eri, sakın kibir, ucub, kendini beğenmişlik tuzağına ve de rehavete kapılma, haddini bil, yoluna devam et. 

Ey Allahın eri, Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğütle davet et. Ve onlarla en güzel bir üslup ve metotla mücadele et. Nahl 125

Ey  Allahın eri, yolun açık, sabrın bol, zaferin mübarek olsun. 

Selam ve dua ile...


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —