Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz


Seyit Ahmet UZUN


ORUCUN RUHU

Seyit Ahmet Uzun'un yeni yazısı;


 

Oruç, manevi bir iklim olan Ramazan ayının ruhları okşayan tatlı bir rüzgarıdır. 

Ramazan ayı ise Kur'an baharıdır. 

Ramazan baharında ruhlar Kur'an ile mesrur ve mesut bir şekilde Allah'ın rızasına erme şevkiyle kanatlarını çırpan kuşlar misali hidayet ufkuna doğru yol alırlar.  

Hidayet ufku... Bir Zümrüd-ü Anka  kuşu misali Kaf dağının ardındaki  saklı cennettir. 

Saklı cennet insanların kalbindedir. 

Kalbini, Rabbinin misafir olacağı bir ev gibi tertemiz yaparak hazır kılmaktır. 

Bu maksatla ufkuna kanat çırptığımız manevi  iklimi Ramazan'da mesele aç ve susuz kalmaktan çok öte bir anlam ifade etmektedır. 

Öyle demiyor mu manevi iklime nefesini veren Resulü Zişan Hz Muhammed (as); "Nice kişilerin oruçtan eline geçen sadece aç ve susuz kalmaktan başka bir şey değildir."

Öyleyse oruç aç ve susuz kalmaktan çok öte bir şeydir. 

Nedir mesela? 

Oruç duyguları kontrol etmektir. 

Oruç uzuvları kontrol etmektir. 

Oruç nefsi kontrol etmektir. 

Oruç şeytanı kontrol etmektir. 

Yani kısaca Ramazan, manevi bir iklim olmanın sonucu olarak insanı Allah'ın razı olacağı bir disiplin altına alma ayıdır. 

Manevi disiplin ayı...

Ağzına bir lokma koymayan insanın, kalbine şeytanın her türlü azığını koyarak onu yedirip içirmesine izin vermesi orucu sadece aç ve susuz kalmaktan ibaret görmesinden başka nedir ki?

Gün boyu susuz kalırken nefsin çeşmesinden akan dedikodu ve gıybetle bütün zerrelerini doyuran bir insanın orucu  aç ve susuz kalmaktan başka nedir ki?

Şeytanların zincire vurulduğu bir iklimde nefsini azgınlaştırarak sevdiklerinin kalbini kıracak derecede şeytanlarını güçlü kılanların orucu aç ve susuz kalmaktan başka nedir ki? 

Orucun ruhuna doğru kanat çırpacak bir ruhun sahibi olmak istiyorsak her şeyden önce şeytanımız ve nefsimizle hesaplaşma cesareti göstermemiz gerekmektedir. 

Nefsiyle yüzleşemeyenin, şeytanıyla hesaplaşamayanın orucun ruhuna ermesi mümkün müdür?

Şeytanların zincire vurulması bir Ramazan meteforudur. 

"Ramazan ayı geldiğinde cennet kapıları açılır cehennem kapıları kapanır. Şeytanlar zincire vurulur." (Buhari/Savm)

Peki kimlerin şeytanları zincire vurulur? 

Bu çok önemlidir değil mi? Çünkü biz Ramazan ayında o kadar çok şeytanların ve şeytanlaşmış insanların cirit attığını görüyoruz ki şaşkınlıktan ne diyeceğimizi bilemiyoruz. 

Hem oruçlu hem oruçsuz bir çok insanın şeytanlarıyla kol kola, gönül gönüle dolaştığını görünce şeytanların zincire vurulmasını anlamaya çalışıyoruz. 

Kur'an baharını yüreğinin cenneti kılanların şeytanları zincire vurulmuştur dersek sanıyorum konuya farklı bir ufuk açmış oluruz diye düşünüyorum. 

Kur'an, Ramazan ayını manevi iklime çeviren en önemli unsurdur. Bu ayda Kur'an'ın inmesi, onu  meleklerin nefeslerini ensemizde hissedeceğimiz bir aya çevirmiştir.

Ama meleklerin nefeslerini hissedemeyecek  kadar duyarsızlaşmış bir kalbin sahibi ne anlar şeytanların zincire vurulmasından!

"Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz." Bakara/183 

Takva kavramı korunmak diye çevrilmiş. Bunun diğer anlamları, sakınmak, sorumluluğunun farkına varmak, Allah sevgisini kaybetmekten korkmak... Kısaca kişiyi Allah karşısında sevimsiz kılacak her türlü eylemden nefsi korumak şeklinde değerlendirebiliriz.  

Korunmak...

Neyden ve kimlerden? 

Kul hakkı yemekten, 

Kalp kırmaktan 

Öfkelenmekten, öfkeyle hareket etmekten 

Sevgisizlikten 

Şiddetten

Şeytandan 

Nefsin azgınlığından 

Kötülükten 

İnsanları küçük görmekten, kibirden 

Haset ve kıskançlıktan 

Kin ve nefretten 

Evet bunlardan kaçınarak kalbini cennetleştirnek için mücadele etmeye azimli olanlar kendi iradeleriyle şeytanları zincire vurmuş olur. 

Allah, kimsenin şeytanını zincire vurmaz!

İnsan kendi şeytanını zincire vurmak için söz verir, gayret ederse Allah, ona yardımcı olur.

"Oruç bir kalkandır. Oruçlu, saygısızlık yapmasın,  ahlaksızca konuşmasın. Eğer biri kendisiyle dövüşmeye veya sövüşmeye kalkarsa, iki defa, "Ben orucluyum!" desin." (Buhari/Savm) 

Şimdi oruçlu kişi oruçlu olup olmadığına bakmaksızın kendisine söz söyleyen insanlara orucunu bahane ederek bağırıp, öfkelenip, hakaretler ederse, Allah, bu kişinin şeytanını zincirler mi? 

Yaşayan Kur'an Hz Muhammed (as), inanan insanı öfke, kin ve nefretten "Oruçluyum!" diye engellemeye çalışırken sözde inançlı insan orucunu bahane ederek öfkeleniyor. Oruç öfkelenmesinin bahanesi! Olacak şey mi? 

Oruç duyguları disipline eden/etmesi gereken harika bir rehabilite vesilesiyken,  biz onu öfkemizin vesilesi yapabiliyoruz. 

Bu orucun ruhuna aykırı bir davranıştır.

Orucun bize manevi iklimin ruhundan bir nefes olmasını istiyorsak, her şeyden önce kendimizle yüzleşme cesareti gösterip, bizi insanlar nezdinde kötü, Allah katında değersiz yapacak her türlü kötü duygu, düşünce ve eylemden kaçınmanız gerekir.

Şeytanın adımlarını takipten uzaklaşırsak,  nefsi emmarenin arzularından kaçınırsak, kul hakkı olacak şeylerle aramıza mesafe koyabilirsek, namazlarımızın da, oruçlarımızın da  ruhuna yolculuk yapmış oluruz. 

 

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

YAZARLAR