“General Mazlum” ya da “General Mazlum Abdi” olarak anılan kişinin asıl adı Ferhat Abdi Şahin’dir. Kendisine atfedilen generallik unvanı, klasik anlamda bir devlet ordusunda uygulanan askerî ve hukuki rütbe-terfi sürecinin sonucu değildir. Bu unvan, daha ziyade ABD ve Batılı aktörler tarafından yürütülen diplomatik ve siyasi bir tanınma sürecinin ürünü olarak ortaya çıkmıştır.
“General” Payesini Kim Verdi?
Mazlum Abdi’ye bu unvanı veren resmî bir devlet mercii, askerî akademi veya hukuki bir rütbe kararı bulunmamaktadır. Ancak bu hitabın uluslararası alanda yaygınlık kazanmasında belirleyici rolü, ABD’nin eski Başkanı Donald Trump oynamıştır.
Trump, özellikle 2019 yılında Suriye’de yürütülen operasyonlar sırasında, resmî yazışmalarında ve sosyal medya paylaşımlarında Mazlum Abdi’den “General Mazlum” şeklinde bahsetmiştir. Bu hitap biçimi zamanla ABD devlet kurumları (Pentagon ve CENTCOM) ile uluslararası medya tarafından da benimsenmiş; böylece Abdi, hukuki bir dayanağı olmaksızın fiilî olarak (de facto) “general” muamelesi görmeye başlamıştır.
Generallik “Promosyonu”
Bu bağlamda söz konusu general pâyesi, askerî liyakat veya kurumsal rütbe sürecinin değil; ABD’nin siyasal ve diplomatik tercihlerinin bir sonucu olarak değerlendirilmelidir. Burada karşımıza çıkan durum, klasik anlamda bir terfiden ziyade, siyasal psikoloji ve diplomasi alanında sıkça başvurulan sembolik bir “promosyon” pratiğidir.
Bu tür hitaplar, muhatabı kafa kola almak, meşruiyet algısını güçlendirmek, aidiyet ve sadakat ilişkisini derinleştirmek amacıyla kullanılan bilinçli bir diplomatik dilin parçasıdır. Dolayısıyla “general” ifadesi, Mazlum Abdi’nin askerî konumunu tescil eden bir rütbe değil; ABD’nin çıkarları doğrultusunda inşa edilmiş sembolik bir nitelemedir.
Ne Zaman “ABD’nin Generali” Oldu?
Mazlum Abdi için belirli bir rütbe takma töreni, resmî tarih ya da askerî karar bulunmamaktadır. Ancak “general” unvanının kullanımı, 2015–2019 yılları arasında, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) oluşturulması ve ABD ile kurulan ortaklık sürecinde giderek yaygınlaşmış; 2019 yılında Trump’ın açıklamalarıyla fiilen tescillenmiştir.
Bu süreçte söz konusu unvan, hukuki bir statü üretmemiş olsa da, uluslararası alanda fiilî bir kabul ve algı oluşturmuştur.
Türkiye’nin Tutumu
Türkiye Cumhuriyeti açısından Mazlum Abdi’nin konumu bu anlatının tamamen dışındadır. Türkiye tarafından kendisi terör örgütü yöneticisi olarak kabul edilmekte olup, hakkında kırmızı bülten kararı bulunmaktadır. Dolayısıyla ABD ve Batılı çevrelerce kullanılan bu tür sembolik unvanların, Türkiye açısından herhangi bir meşruiyeti veya geçerliliği yoktur.
ABD’nin Verdiği “General” Unvanıyla İlk Diplomatik Hamleler
2025 ve 2026 yıllarına ait bilgiler, Mazlum Abdi’nin bazı uluslararası toplantı ve konferanslara (örneğin Duhok’taki güvenlik konferansı) “general” protokolüyle davet edildiğini; askerî üniforma yerine takım elbise ile diplomatik görüşmeler yürüttüğünü göstermektedir. Bu durum, söz konusu unvanın askerî değil, diplomatik ve sembolik bir kimlik üretme amacı taşıdığını açıkça ortaya koymaktadır.
Sonuç
Özetle, Mazlum Abdi’ye atfedilen “general” pâyesi; askerî, hukuki ve kurumsal bir rütbe değil, ABD yönetimi tarafından kullanılan, meşruiyet devşirmeye ve ilişkiyi süreklileştirmeye yönelik diplomatik bir hitap biçimidir. Bu hitap zamanla uluslararası literatürde yerleşmiş; hukuken olmasa da fiilen bir statü muamelesi görmeye başlamıştır. Ancak özünde bu durum, bir rütbeden ziyade algı yönetiminin ve siyasal sembol üretiminin bir sonucudur.
Nitekim bu hitap ve tanınma sürecinin ardından Mazlum Abdi’nin söylem ve tutumları, ABD ile kurulan ilişkinin geçici değil; sadakat ve süreklilik esasına dayalı bir müttefiklik çizgisine evrildiğini göstermiştir.

