Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz


Halil ÇİFTÇİ


Kurgulanmış Kaos İklimi

Halil Çİftçi'nin "yeni" yazısı...


“Dünyayı kim ya da kimler yönetiyor?” sorusu, yüzyıllardır insan zihnini meşgul eden en kadim sorulardan biridir. Bu soru kimi zaman derin odakların varlığına işaret eder, kimi zamansa belirli merkezler tarafından üretilen bir komplo teorisi ya da korku iklimi olarak sunulur. Ancak bu iklimin aktörlerine dair soruya; sadece “piyasa”, “demokrasi” ya da “uluslararası hukuk” diye cevap verenler, ya büyük bir saflık içindedir ya da gerçeklere karşı bilinçli bir körlük yaşamaktadır. Dünya, çoktan görünür iktidarların elinden çıkmış; paranın, algının ve kaosun efendilerine teslim edilmiş vaziyettedir. Bin yıl önce güç, tek bir merkezde vücut buluyordu: Firavunlarda, hanedanlarda, imparatorlarda… Kimin yönettiği de belliydi, kimin sömürdüğü de. Bugün ise sömürü gizli, yönetenler görünmez, suçlu ise meçhuldür. Netice ise hep aynı: Kan, gözyaşı ve talan.

Bugünün tablosu geçmişe kıyasla çok daha karmaşıktır. Firavunların, hanedanların ve imparatorların hüküm sürdüğü dönemlerde güç; ordularla, savaşlarla ve doğrudan fiziksel tahkimatla şekilleniyordu. Ancak 21. yüzyılda bu yöntemler, hem maliyetli hem de zahmetli hale geldi. Savaşlar ve işgaller her zaman büyük bir emek ve sermaye gerektirir. Oysa günümüzde fikirleri ve algıları yönetmek, fiziksel bir işgalden çok daha ucuza mal olmaktadır. Bu değişimi; gizli kapılar ardında üretilen fikir akımlarında, üstünlük teorilerinde ve sofistike manipülasyon mekanizmalarında net bir şekilde görüyoruz. Fikirleri bir araya getirmek için devletler, tarih boyunca küresel düzeni dizayn etmek amacıyla NATO, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği… gibi sayısız organizasyon kurdu. Kâğıt üzerinde savaşı ve gayr-i insani durumları engellemek için kurulan bu yapılar, iki kutuplu dünya düzeninin sona ermesinin ardından adalet üretmekten ziyade güç dengelerinin birer “aparatı” haline geldi. İnsanlık yararına kurulmuş gibi görünmelerine rağmen, pratikte güçlünün suçunu aklayan birer mekanizmaya dönüştüler.

Bu küresel tiyatro sürerken, Çin ve bazı Uzak Doğu ülkelerinin üretim gücüyle dünya pazarlarına açılması, kapitalist sistemin temellerini sarsmaya başladı. Bu sarsıntıdan en büyük yarayı ise ABD sermayesi başta olmak üzere Batılı merkezler aldı. Küresel likiditenin merkezinde yer alan ABD, bu ayrıcalıklı konumunu kaybetmemek adına manipülasyonları devreye sokmaktan asla geri durmuyor. Kapitalist sisteme veya mevcut düzene alternatif oluşturabilecek her türlü yapı; önce ambargolarla, ardından darbelerle, siyasi suikastlarla ve nihayetinde savaşlarla “hizaya” getiriliyor. ABD’nin uzun yıllardır uyguladığı bu senaryo; iç karışıklıklar, sokak hareketleri, gizli servis operasyonları ve taşeron örgütler üzerinden ilerliyor. Bu alanda o kadar mahirler ki, dünya siyasi tarihindeki “günah defterleri” hayli kabarıktır. Üretilen kaos ve fitne iklimi birkaç mega şirketi daha da zenginleştirirken, savaşlarla boğuşan ülkeler çareyi yine “failin” (ABD) kapısında arıyor. Sonuçta celladına âşık edilen devletler, el pençe divan durmaya mahkûm ediliyor.

ABD’nin ekonomi üzerinde sürdürdüğü bağımlılık planlı bir çabadır. Bu sürecin izleri, günlük hayatta kullandığımız bir dolarlık banknotlardaki sembollerde bile açıkça görülmektedir. Merhum Necmettin Erbakan’ın sıkça işaret ettiği gibi, o piramidin tepesinde 13’ler, ortasında 33’ler, en altta ise 300’ler Meclisi yer almaktadır. Bu yapı; finans baronlarından silah kartellerine, medya, petrol şirketlerinden ve tıp dünyasından büyük aile şirketlerine kadar uzanan bir hiyerarşiyi temsil eder. Dünyada yaşanan savaşlar, göçler, salgınlar ve ahlaki dejenerasyon; bu piramidin tepesindeki dar bir grubun çıkarları doğrultusunda şekillenmektedir.

Dün WikiLeaks belgeleriyle ifşa edilen bu karanlık yüz, bugün Epstein dosyalarıyla yeniden gündemde. Sadece pedofili boyutuna indirgenmeye çalışılan bu dosyalar; aslında küresel bir çürümenin, üst düzey bir şantaj mekanizmasının ve kirli bir düzenin yansımasıdır. Dünyanın önde gelen zenginlerinin ve dev şirket sahiplerinin “Epstein” ile olan yazışmalarında küresel salgın senaryolarını tartıştığı iddiaları ortadayken, kısa süre sonra “Covid-19” pandemisinin patlak vermesi oldukça manidardır. Bu durum bizlere gösteriyor ki; laboratuvar ortamında kurgulanan salgınlar üzerinden dünya dört duvar arasına kapatılırken, eş zamanlı olarak devasa bir ekonomik manipülasyon dalgası yürütüldü. Aşı şirketleri ve finans spekülatörleri servetlerine servet katarken; küresel üretim durma noktasına geldi, arz-talep dengesi altüst edildi. Birçok ülke şiddetli bir likidite daralması yaşayarak halkını yoksulluğun pençesine iterken, para sadece belirli ve karanlık merkezlerde birikmeye başladı. Pandeminin hemen ardından patlak veren savaşlar ise önce silah kartellerini, ardından petrol devlerini ihya etti. Nihayetinde küresel sermayenin doymak bilmez iştahı, bugün Venezuela petrolüne uzanmış durumda. Bu karanlık elin yarın İran’a, ardından Grönland’a ya da Kanada’ya uzanmayacağını düşünmek, mevcut dünya düzenini okuyamamak demektir.

Avrupa ise bugün Rusya korkusuyla yüzleşirken, ABD “koruyucu şemsiye” rolünden bilinçli bir şekilde geri durmaktadır. Bu sayede Avrupa’nın, ABD’nin fütursuz politikalarına ses çıkarması engellenmekte ve Batı’nın küresel sermayedeki payı Rusya üzerinden törpülenmektedir. Çin sessiz ve derinden ilerlerken; doların küresel sistemdeki kırılganlığı her geçen gün artmaktadır. Güç zehirlenmesi yaşayan bu merkeze (ABD) karşı gerçek bir alternatifin bulunmaması, küresel dengeyi daha da kırılgan hale getirmektedir. Bir avuç insanın daha fazla kâr uğruna etiği, ahlakı ve insanlığı gözden çıkardığına, bunu da artık gözümüzün içine baka baka yaptıklarına şahitlik ediyoruz. Sanayi Devrimi’nden Soğuk Savaş’a kadar insanlık hiçbir dönemde; bugünkü kaos, ahlaki çöküş ve ekonomik buhranı bu kadar derin yaşamamıştı. Görünen o ki, bu kirli oyunun bedelini her zamanki gibi yine ezilenler ödeyecek.

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

YAZARLAR