Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz


Aziz DARICI


İMAN… EN BÜYÜK İMKAN

Azizi Darıcı Yazdı;


İman etmeye yatkın olmayanların, imanı bir imkân; hayata atılmış asil bir imza, geleceğe dair bir planlama ve Allah’la kurulan muhteşem bir bağın ifadesi olarak görmeleri elbette zordur. Modern hayatın imanı dışlayıcı tavrı, kendi ürettiği sahte iman merkezlerinin giderek güçlenmesine yol açmaktadır. Zaman ve mekâna bir dolgu gibi yansıyan bu yaşam biçimi, “Acaba yaşanmaya değer mi?” sorusunu haklı ve derin bir sorgulama hâline getirmektedir. Ne var ki hızlı ve gösterişli yaşam serüveninde tefekküre dalmayan, muhakeme etmeyen, ilimle hemhâl olmayan; hakikatten uzak düşmenin sancılarını dahi fark edemeyen modern insanın bu sorgulamayı yapması oldukça güç görünmektedir.

İmanın merkezi, Allah’ın onayladığı bir hayatın içinde anlam bulur. Kalbin ve aklın tatmininde kendini hissettiren bu süreç; salih amele dayanan ahlaki öğretilerle kişinin şahsında açığa çıkar ve hayatta somut davranışlarla görünür. Temsil ve teslimiyet gerektiren iman, İslam’ın bütüncül yaklaşımının izlerini taşır. İmandaki güven duygusu, kişinin örnekliğindeki güvenle doğru orantılıdır. İmandaki güzellik ise doğanın ihtişamında kendini gösteren hayret makamındaki bakışların ardında saklıdır.

Modern insan kıblesini şaşırmıştır. İman merkezini değiştiren kişinin kıblesini de değiştirmesi doğal bir sonuç gibi görünse de her sapma, beraberinde doğal olmayan birçok maddi ve manevi sonuç doğurmaktadır. Kişisel ve toplumsal çalkantıların negatif ikliminde büyüyen nesillerden sağlıklı ve huzurlu bir gelecek beklemek, çoğu zaman iyi niyetli bir temenniden öteye geçmemektedir.

İnsanın iman merkezleri ne yazık ki tüketimi kışkırtan kapitalist düzenin cazibe alanlarına doğru kaymıştır. Oysa iman, Allah ile yapılan bir sözleşmeydi. Modern insan bu sözleşmeye sadık kalmayarak, tefecilerin süslediği makam–mevki–para döngüsünün sahte sözleşmeleriyle esarete sürüklenmiştir. Gerçek kimliklerin yerine imaj ve algı üzerine kurulu sanal kimlikler geçmiştir. Zamanın değerli misafiriyken, zamanın ve mekânın kölesi hâline gelmiş; özgür iradesiyle seçeceği hayatın savunucusuyken, dayatılan hayatların bekçisi hatta kahramanı rolünü üstlenmiştir.

İman; bilinçsiz ve körü körüne inanmanın adı değildir. İki dudak arasında gidip gelen bir söz hiç değildir. Hayattan koparan, ruhani bir hiçliğe sürükleyen bir inanç biçimi de değildir. Maddi olan her şeyden tiksindirip insanı değersizleştiren, birilerine kurban eden bir din anlayışı hiç değildir. İdeolojik, mezhepsel veya hizipsel çıkar odaklarına aparata dönüşen bir itaati de ifade etmez.

İman, bilinçli ve özgür iradenin konuştuğu yerde kendine yer bulan ilahi bir lütuftur. Varoluşumuza anlam katan, insana değerini hatırlatan; iki dünyalı insanın geleceğini aydınlatan büyük bir imkânlar manzumesidir. İki dünyalı insanın geleceğini yalnızca aydınlatmakla kalmaz, aynı zamanda onun ontolojik konumunu yeniden yorumlamasına aracılık eden bir imkânlar bütünüdür.Mantığa hitap eder, ilimle beslenir, hayat mücadelesinde yol gösterir. Psikolojik ve sosyolojik sıkıntıların içinde insana varoluşsal bir çıkış yolu sunan bir reçetedir. Siz istediğiniz sürece sizinledir; kıymetini bildiğiniz ölçüde görünen ve görünmeyen ilahi fırsatlar bahşeder. En büyük ödül ise Allah’ın rızasıdır… Onun ardından ise sonsuz hayat olan Cennet.

Böylesi bir imkân varken, neredesin ey İnsan?

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

YAZARLAR