Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz


F. Yılmaz ALTUNÖZ


HATIRAT YA DA TECRÜBE AKTARIMI

Furkan Yılmaz ALTUNÖZ


 

 

Hatırat “Türk Dil Kurumu'na göre tanımı: Anılar. Yani bir kimsenin gerek kendi hayatı gerek yaşadığı süreçteki gördüğü ve duyduğu olayları yazılı olarak dile getirmesidir. Bir anlamda zamanı ve yaşamını kayıt altına almasıdır. Biyografiden farkı, sadece kendi yaşamıyla sınırlı kalmaması dönemin toplumsal olaylarını ve zamanı da yansıtmasıdır.”

Zamanı ve yaşamı kayıt altına alıp dondurma eylemi değildir; hatıratlar. Bilakis geçmişi gelecekle yoğurarak; geleceği daha az yanlışsız kılmak eylemidir; hatıratlar. Bir günlük tutmak değildir. Biyografi de değildir. Bu noktada günlük tutmak ve biyografi yazmak; ben eylemidir ve içe dönüktür. Ama hatıratlar toplumsal boyutu baskın ve öne çıkan çalışmalardır. Bu nedenle hatıratlar bireyin ve toplumun geleceği sağlıklı şekilde inşa etmeleri adına; maliyeti olmayan bilgilendirme faaliyetidir.

Topluma katkısı ve bilinç sunması adına hatıratlar önemlidir. Küçük veya büyük özellikle kamusal hizmette bulunmuş insanların hatıratlarını yazması; yurtdışında bulunmuş ve ülkesi adına görev almış kimselerin hatıratlarını yazması; yazarların, sanatçıların, siyasetçilerin ve kanaat önderlerinin hatıratlarını yazması; diğer katkılarının yanı sıra bireyin ve toplumun özgürlüğü açısından; yarınlarla ilgili sağlıklı karar alma açısından son derece önemlidir.  Bir başka ifade ile hatırat; tecrübe aktarımdır.

Sömürgeci güçler hedef ülkeler adına işgal ve istilalarını büyük ölçüde; o ülkelerde bulunmuş ve hatıratlarını yazmış adamlarına borçludurlar. Farklı unvanları olan şarkiyatçı veya oryantalist ve misyoner rolünü üstlenenlerin en önemli özellikleri bulundukları coğrafyalarla ilgili hatırat yazmalarıdır. Ve hatıratlarını fotoğraf / kamera ve haritalarla süslemeleridir. 

Hatırat yazabilenler yazmalıdır. Kendisi ve ailesi adına; şehri ve ülkesi adına katkıda bulunmak adına yazmalıdır. Sahip olduğu bilgiler ve tecrübe kendisiyle birlikte mezara gitmemelidir. Bu açıdan ahiret gününe inandığını söyleyen Müslümanların daha çok sorumlu olabilecekleri söylenebilir.

İslami ilimler arasında tarihin önemli bir yeri vardır. Bu açıdan Kur’an ve Sünnet kıssalara yer verir, önem atfeder. Tarih hatırat değildir ama hatıratı da içine alır.  Yusuf suresi  “kıssaların en güzeli olarak” anlatılan “Andolsun ki, Yusuf ve kardeşleri kıssasında soranlara ibret alacak âyetler vardır” Yusuf peygamberin yaşadıklarını Bir hatırat olarak görmek mümkündür. İşte bu çağın Müslümanları yanlışsız daha doğru bir söylemle az yanlışsız bir hayat için hatırata yani tecrübeye ihtiyaçları vardır.

İnançsal, felsefi ve fikri olarak; yirmili yaşlarda yapılan yanlışlar en erken kırklı yaşlarda düzeltile biliniyor. Her yirmili yaşın yaptığı yanlış 20 yıl bireyin ve toplumun hayatından çalınıyor. Üstelik bu yanlışlar şiddete neden oluyor ve acıları beraberinde getiriyorsa, gelecek açısından daha da tehlikeli bir hal almaktadır.

 

 

 

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

YAZARLAR