Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz


ESAT HOCALAR


Gazel (Mihrî Hatun)

Mihrî Hatun, Osmanlı dönemi Dîvan edebiyatının ilk kadın şairlerinden biridir. 15. yüzyılda Amasya’da yetişen Mihrî Hatun, sade ve samimi söyleyişiyle dikkat çeken gazeller kaleme almıştır. Aşk, sitem ve gönül inceliğini dile getiren şiirlerinde klasik divan mazmunlarını zarif bir üslupla işlemiştir. Aşağıdaki gazel de, onun aşkın acısını ve sevgilinin vefasızlığı karşısındaki içten serzenişini dile getirdiği güzel örneklerden biridir


Gazel
(Mihrî Hatun – ilk kadın divan şairlerindendir)

Ben umardım ki seni yâr-ı vefâdâr olasın,
Ne bileydim ki seni böyle cefâkâr olasın.

Hele sen kaide-i cevrde eksik komadın,
Dostluk hakkı ise ancak ola var olasın.

Reh-i aşkında neler çektüğümü ey dost benim,
Bilesin bir gün ola aşka giriftâr olasın.

Sözüme uymadın ey asılası dil, dilerim
Ser-i zülfüne anın âhiri berdâr olasın.

Sen ki cân gülşeninin bir gül-i nev-restesisin,
Ne revâdır bu ki her hâr ü hasa yâr olasın.

Beni âzâde iken aşka giriftâr ettin,
Göreyim sen de benim gibi giriftâr olasın.

Bedduâ etmezem amma ki Hüdâ’dan dilerim,
Bir senin gibi cefâkâra hevâdâr olasın.

Şimdi bir hâldeyüz kim ilenen düşmanına
Der ki Mihrî gibi sen dahi siyehkâr olasın.

°°°°°°°°°°°°°°°°
Mihrî Hatun (ö. 1506) Türk edebiyatının ilk kadın divan şairlerinden biridir.
1460 veya 1461 yılında Amasya’da doğmuş, 1506 yılında yine burada vefat etmiştir.

Asıl adı Mihrünnisa yahut Fahrünnisa olarak zikredilir. “Mihrî” mahlasını, kendisi de bir şair olan babası Mehmet Çelebi bin Yahya (Belâyî)’den almıştır. Babası, “Belâyî” mahlasıyla şiirler yazan bir Osmanlı kadısıdır.

Kültür seviyesi yüksek bir aile ortamında yetişen Mihrî Hatun, yaşadığı dönemde saygı duyulan bir şair olarak tanınmıştır. Güzelliğiyle de bölgede ün salan Mihrî Hatun, özellikle sade ve samimi bir dille yazdığı kaside ve gazelleriyle dikkat çeker.

Mihrî Hatun Divanı ilk defa 1967 yılında Moskova’da basılmıştır. Türkiye’de ise eser, 2007 yılında yayımlanmıştır. Bu baskıyı, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Aslan yayına hazırlamış ve eser Amasya Valiliği Kültür Yayınları arasında neşredilmiştir.

°°°°°°°°°°°°°°°°
Gazelin daha iyi anlaşılabilmesi için her beytin günümüz Türkçesiyle kısa bir açıklaması şöyledir:

1. Beyit
Ben umardım ki seni yâr-ı vefâdâr olasın
Ne bileydim ki seni böyle cefâkâr olasın

Şair, sevdiği kişinin sadık ve vefalı bir dost olacağını umduğunu söyler. Fakat onun böylesine eziyet eden, acı çektiren biri olacağını hiç düşünmediğini ifade eder.

2. Beyit
Hele sen kaide-i cevrde eksik komadın
Dostluk hakkı ise ancağ ola var olasın

Sevgili, eziyet ve vefasızlık konusunda hiçbir eksik bırakmamıştır. Dostluk hakkını ise neredeyse hiç gözetmemiştir.

3. Beyit
Reh-i âşkında neler çektüğüm ey dost benim
Bilesin bir gün ola aşka giriftâr olasın

Şair, aşk yolunda ne kadar acı çektiğini anlatır ve sevgilinin de bir gün aşka düşüp bu duyguları bizzat yaşayarak anlamasını temenni eder.

4. Beyit
Sözüme uymadın ey asılası dil dilerim
Ser-i zülfüne anın âhiri berdâr olasın

Şair, kendi gönlüne seslenir: “Sözümü dinlemedin, bu aşka düştün.” der. Sonunda sevgilinin saçının ucunda asılı kalırcasına ona bağlı ve çaresiz olmasını temenni eder. Bu, aşkta esaret ve teslimiyeti anlatan mecazlı bir ifadedir.

5. Beyit
Sen ki cân gülşeninin bir gül-i nev-restesisin
Ne revâdır bu ki her hâr ü hasa yâr olasın

Sevgili, hayat bahçesinin yeni açmış bir gülü gibidir. Böylesine değerli ve güzel birinin her dikenle, her değersiz kimseyle dost olması yakışık almaz.

6. Beyit
Beni âzâde iken aşka giriftâr itdin
Göreyim sen de benim gibi giriftâr olasın

Şair, “Ben özgür ve rahat bir haldeyken beni aşka düşürdün.” der. Ardından sevgilinin de kendisi gibi aşkın esiri olmasını ister.

7. Beyit
Bedduâ etmezem ammâ ki Huda’dan dilerim
Bir senin gibi cefâ-kâra hevâ-dâr olasın

Şair açıkça beddua etmediğini söyler; fakat Allah’tan sevgilinin de kendisi gibi vefasız birine âşık olmasını diler. Böylece çektiği acıyı anlamasını ister.

8. Beyit
Şimdi bir hâldeyüz kim ilenen düşmanına
Der ki Mihrî gibi sen dahi siyeh-kâr olasın

Şair, düştüğü hâlin ne kadar zor olduğunu anlatır. Öyle ki insanlar düşmanlarına beddua ederken “Mihrî gibi perişan olasın” diyecek kadar kötü bir duruma düştüğünü söyler. Bu, aşkın verdiği büyük acıyı abartılı bir şekilde ifade eden bir söyleyiştir.

Kısaca:
Bu gazelde Mihrî Hatun, karşılıksız aşkın verdiği acıyı, sitemi ve kırgınlığı dile getirir. Şiirde hem sevdiğine serzeniş hem de onun bir gün aynı aşk acısını yaşaması dileği vardır. Gazel, Divan şiirinin klasik temalarından olan aşk, vefasızlık ve gönül sızısını sade ve samîmî bir dille ifade etmesi bakımından dikkat çekicidir.

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

YAZARLAR