Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz


Engin GÜLTEKİN


DÖRT ZİNDAN ARASINDA SIKIŞAN İNSAN

Engin Gültekin'in "yeni" yazısı...


Modern insan, kendini özgür sanıyor...
İstediği gibi konuştuğunu, düşündüğünü ve yaşadığını iddia ediyor.
Oysa gerçek hiç de öyle değil. İnsan, görünmeyen dört duvar arasında sıkışıp kalmış, nefes alamaz durumdadır.

Bu hakikati yıllar önce fark edenlerden biri,  Dr.Ali Şeriati idi.
O, insanın önündeki en büyük engelleri “dört zindan” olarak tanımlar.
Bunlar; Tabiat, Tarih, Toplum ve Nefis…

Bana göre bugün yaşadığımız krizlerin çoğu, insanın bu zindanlara hapsedilmiş olması ve bu zindanlardan kurtulamamış olmasıdır.

1-Tabiatın Zindanı: Ruhun bedene hapsedilmesidir.
Çağımız insanı, kendini sadece etten ve kemikten ibaret sanıyor.
Yemek, içmek, eğlenmek, tüketmek, haz almak…
Hayat bu dar çerçeveye sıkıştırılmış durumda.
Ruh aç, kalp yorgun, vicdan suskun…
Ama beden bir türlü doymak bilmiyor.
İnsan sadece bedenine yatırım yapıyor, ruhunu kaybediyor.
Bunun farkında bile olmuyor.
Ruhunu kaybeden ise yönünü kaybeder.
Bugün Müslümanların yönünü İslam medeniyetine değil, Batı medeniyetine çevirmiş olması bundandır.

2-Tarihin Zindanı: Geçmişin gölgesinde yaşamak.
Geçmişe takılıp kalmak, geçmişi aşırı kutsamak, geçmişin esiri olmak…
“Dedelerimiz böyle yaptı.”
“Biz hep böyle gördük.”
“Eskiden beri böyle.”
"Bizim atalarımız üç kıtada hüküm sürmüş."
Yani:
Sorgulamak yok.
Düşünmek yok.
Muhasebe yok.
Eleştiri yok.
Geçmiş kutsallaştırılıyor, akıl askıya alınıyor.
Oysa tarih ibret içindir, putlaştırmak için değildir.
Geçmişten ders almayan, geleceği inşa edemez.

3-Toplumun Zindanı: Sürüye karışan şahsiyet...
Bugün en yaygın esaret, toplumun esaretidir.
Herkesin düşündüğünü düşünmek,
Herkesin sustuğu yerde susmak,
Çoğunluğa göre hareket etmek,
Herkesin alkışladığını alkışlamak…
Sosyal medya çağında bu zindan daha da derinleşti.
Beğeniye göre fikir,
Trende göre ahlak,
Kalabalığa göre duruş…
Şahsiyet kayboldu.
Cesaret kayboldu.
Hakikat ikinci plana itildi.
Kalabalıkla yürüyen, çoğu zaman uçuruma gider.

4-Nefsin Zindanı: En tehlikeli esaret budur.
En ağır zindan, insanın kendi içindedir.
Hırs…
Kibir…
Menfaat…
Şöhret…
Makam…
Rahatlık tutkusu…

İnsan, başkasının kölesi olmayabilir; ama nefsinin kölesiyse, gerçek anlamda tutsaktır.
Nefsini yenemeyen, hiçbir zalime karşı duramaz.
Çünkü en büyük zalim, bazen insanın kendi içindedir.

Şeriati’ye göre özgürlük, başıboşluk değildir.
Özgürlük; bilinçtir, sorumluluktur, ahlaktır.
Tabiatın zindanından imanla...
Tarihin zindanından şuurla...
Toplumun zindanından şahsiyetle...
Nefsin zindanından ise takvayla kurtulabilir.

Bugün ümmetin yaşadığı dağınıklık, ahlaki çöküş ve fikri savrulma, aslında bu dört zindanın toplamıdır.
Artık zincirler ve prangalar demirden değil, görünmez bağlardan örülüdür.

Bu bağları fark etmeyen, onları kırmaya cesaret edemeyen hiçbir toplum dirilemez ve direnemez.

Çünkü özgür olduğunu sanan nice insan, ya kasanın, ya nisanın, ya da masanın kulu ve kölesi haline gelmiştir.

Bir zamanlar zulme karşı direnen mücahitlerin, bugün rantın peşinde koşan müteahhitlere dönüşmesi;
bir vakitler laik ve Kemalist sistemi değiştirme iddiasıyla yola çıkanların, bugün makam yarışına girmesi;
bir dönem İslam devleti ve şeriat idealini dillendirenlerin, şimdi sistem tarafından beslenmesi…

Hatta vaktiyle değiştirmek için mücadele ettikleri düzene methiyeler düzmeleri…
Bütün bunlar, bu görünmez zindanın ne kadar derin ve tehlikeli olduğunu bize acı tecrübelerle göstermiştir.
Ne yazık ki bu savrulma, sadece şahısları değil;
bir ümidi, bir davayı ve “İslamcılık” düşüncesini de perişan etmiştir.

Şunu bilelim; 
Zincirlerini kırmayan dirilemez.
Diriliş, sloganla olmaz.
Paylaşımla olmaz.
Sadece tepkiyle de olmaz. Diriliş, önce insanın kendi içinde başlar.

Nefsini sorgulamayan,
toplumu eleştirmeyen,
geçmişi muhasebe etmeyen, ruhunu beslemeyen insan…
Sadece kalabalık bir mahkûmdur.

Bugün ihtiyacımız olan şey;
daha çok konuşmak değil, daha çok uyarmak ve uyanmaktır. Esaret uykusundan kurtulmaktır.
Çünkü zincirlerini fark etmeyen, hiçbir zaman özgür olamaz. Sadece özgürlük hayali kurar, Özgürlük türküleri söyler.

Selam ve dua ile...

Engin GÜLTEKİN
Eğitimci-Yazar-Sosyolog

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

YAZARLAR