Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz


Engin GÜLTEKİN


BİR ÇOCUĞUN GÖZYAŞI, İNSANLIĞIN İFLASIDIR

Engin Gültekin'in "yeni" yazısı...


Dünyanın neresinde olursa olsun, bir çocuğun gözünden akan yaş, insanlığın utancıdır.

Bir çocuğun çığlığı, bütün ideolojilerden, bütün çıkar hesaplarından, bütün mevki, makam, kariyer ve siyasi dengelerden daha değerlidir.

Bugün insanlık, tarihin belki de en karanlık yüzlerinden biriyle yeniden karşı karşıyadır.

Jeffrey Epstein davası bu karanlık yüzün ve batı medeniyetinin çirkefliğinin ortaya çıkmasıdır. İfşa edilen kirli ağlar, karanlık ilişkiler, çocuklar üzerinden kurulan istismar düzenleri; bize şunu bir kez daha gösteriyor: Güç, servet ve makam; ahlakla birleşmediğinde, insanı canavara dönüştürebiliyor.

Kur’an bu hakikati asırlar önce şöyle haber vermişti:

“Onlar yeryüzünde bozgunculuk yaparlar, ekini ve nesli ifsat ederler.”
(Bakara, 205)

Bugün “ekini ve nesli ifsat edenler” sadece silahlarla değil; medya ile, parayla, şantajla, şehvetle ve kirli ağlarla insanlığı kuşatmaktadır.

Bir toplumun ahlak seviyesi, çocuklarına nasıl davrandığıyla ölçülür.

Bir çocuğa uzanan kirli el, aslında bütün insanlığa uzanmıştır.

Resûlullah (sav) buyurur ki:

“Merhamet etmeyene merhamet edilmez.”
(Buhârî, Edeb)

“Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir.”
(Tirmizî)

Bugün çocuklara merhamet etmeyen bir düzen, ne kadar “modern” görünürse görünsün, ne kadar “özgürlük” sloganı atarsa atsın; çürümüştür, çökmüştür, iflas etmiştir.

İslam, bize öfkeyle değil, adaletle hükmetmeyi öğretir.

Suç bireyseldir. Hiçbir inanç, millet veya topluluk; birkaç zalimin suçu üzerinden toptan suçlanamaz.

Rabbimiz açıkça uyarır:

“Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsizliğe sevk etmesin. Adil olun.”
(Maide, 8)

Biz zalime karşıyız.
Mazlumun yanındayız.
Kimden gelirse gelsin zulme karşıyız. Çünkü bizim ölçümüz kimlikler değil, hakikattir.

Zulüm sadece yapanlarla büyümez. Seyredenlerle, susanlarla, görmezden gelenlerle büyür.

Resûlullah (sav) şöyle buyurur:

“Sizden kim bir kötülük görürse, eliyle düzeltsin. Gücü yetmezse diliyle, buna da gücü yetmezse kalbiyle buğz etsin.”
(Müslim)

Bugün çocukların istismar edildiği, insan onurunun ayaklar altına alındığı bir dünyada susmak; tarafsızlık değil, zalimin safında durmaktır.

Dünya bugün “güçlü” ama “vicdansız” sistemlerin elindedir.

Çok bilen ama az merhamet eden, çok kazanan ama hiç utanmayan, çok konuşan ama hiç sorumluluk alınmayan bir çağdayız.

Kur’an bize başka bir yol gösterir:

“Allah adaleti, iyiliği ve yakınlara yardım etmeyi emreder.”
(Nahl, 90)

İslam’ın hedefi; intikam değil, ıslahtır.
Kaos değil, adalettir.
Nefret değil, merhamet temelli bir medeniyettir.

Bugün Müslümanların en büyük sorunu, sayıca az olmaları değildir. Müslümanların temel sorunu dağınık, şuursuz ve bölünüp parçalanmış olmalarıdır.

Rabbimiz buyurur:
“Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın, ayrılığa düşmeyin.”
(Âl-i İmrân, 103)

Eğer ümmet olarak yeniden ahlakı, adaleti, emaneti ve sorumluluğu merkeze almazsak; başkalarının kurduğu kirli düzenlerde figüran olmaya devam ederiz.

Biz; çocuğun gözyaşını siyasete kurban etmeyen,
mazlumu kimliğine göre ayırmayan, adaleti öfkeye feda etmeyen bir inancın mensuplarıyız.
Bizim yolumuz bellidir:

Fitne kalmayıp din yalnızca Allah’ın oluncaya kadar mücadele etmek...

(Bakara, 193); Zulme karşı kararlı duruşun, ahlaki direnişin ve insan onurunu savunmanın çağrısıdır.

Bugün bize düşen:
Zalimin karşısında dimdik durmak. Mazlumun yanında saf tutmak. En çok da çocukları korumaktır.

Çünkü çocukları koruyamayan bir dünya, geleceğini kaybetmiştir.

 

Selam ve dua ile...

 

Engin GÜLTEKİN
Eğitimci-Yazar-Sosyolog

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

YAZARLAR