Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz


Ömer Naci YILMAZ


ABD: İNSANLIĞIN FELAKETİ ve HAYDUTLUĞUN KÜRESEL ADRESİ

Ömer Naci Yılmaz'ın "yeni" yazısı...


ABD, demokrasi ve insan hakları söylemiyle girdiği her coğrafyada geride yıkım, kan ve çalınmış gelecekler bırakmış; Trump döneminde ise bu haydutluk artık gizlenemeyecek kadar aleni hâle gelmiştir.

ABD Başkanı Trump’ın Venezuela’ya yönelik saldırgan tutumu, yalnızca sıradan bir dış politika hamlesi değildir. Bu tavır, insanlığın gözü önünde sergilenen açık bir haydutluk ilanıdır. Bir ülkenin meşru başkanını ve eşini kaçırma cüreti, modern dünyada hukukun değil, zorbalığın hüküm sürdüğünü göstermektedir. Venezuela üzerinden verilen mesaj açıktır: “Bana boyun eğmezsen, seni yok sayarım.” Bu mesaj yalnızca Caracas’a değil; bağımsızlık iddiası taşıyan tüm ülkelere yöneliktir.

ABD, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan küresel düzeni barış ve adalet üzerine değil, siyasal tanrılık iddiası üzerine inşa etmiştir. Birleşmiş Milletler, IMF ve Dünya Bankası gibi yapılar; mazlumları koruyan mekanizmalar olmaktan çıkarılmış, güçlülerin çıkarlarını tahkim eden araçlara dönüştürülmüştür. ABD, kendisini hukukun üstünde, milletlerin kaderini belirleme yetkisine sahip bir merkez olarak konumlandırmıştır. Darbeleri “demokrasi”, işgalleri “özgürlük”, katliamları ise “insani müdahale” olarak pazarlayan bu zihniyet; Vietnam’dan Irak’a, Afganistan’dan Libya’ya uzanan kanlı bir sicile sahiptir.

ABD’nin kendisini insan hakları ve özgürlüklerin hamisi olarak sunması ise küresel ölçekte en büyük yalandır. Kendi imzasını taşıyan İnsan Hakları Bildirisi bile ABD için evrensel bir ahlak metni değil; yalnızca çıkarlarına hizmet eden bir araçtır. ABD, iyi, güzel ve doğru olan her şeyin yalnızca kendisi için geçerli olduğuna inanır. Kendi menfaatine uymayan hiçbir hak, onun gözünde meşru değildir. Bu nedenle demokrasi ve özgürlük götürdüğünü iddia ettiği her coğrafya, kanla, yıkımla ve iç savaşla anılmıştır. Irak, Afganistan, Libya ve şimdi Venezuela… ABD’nin ayak bastığı her yer özgürleşmemiş; felakete sürüklenmiştir. Bu gerçek, ABD’yi yalnızca bugünün değil, insanlığın geleceğinin de en büyük tehdidi hâline getirmektedir.

Trump bu zihniyetin istisnası değil, en pervasız temsilcisidir. Önceki başkanlar diplomatik maskeler arkasına saklanırken, Trump kabalığı tercih etmiştir. Ancak bu kabalık gerçeği gizlememiş, aksine daha görünür kılmıştır. Venezuela’ya yönelik saldırı, petrolün, altının ve yer altı zenginliklerinin nasıl bir lanet hâline getirildiğinin güncel örneğidir. ABD’nin hedef listesine bakıldığında bir tesadüf değil, sistematik bir yağma planı görülür. Doğal kaynaklara sahip ülkeler ya işgal edilmiş, ya iç savaşa sürüklenmiş, ya da kukla yönetimlerle teslim alınmıştır. Venezuela’nın suçu demokrasi eksikliği değil; zengin olması ve boyun eğmemesidir.

ABD yalnızca toprakları değil, milletlerin geleceklerini de çalmaktadır. Ekonomileri çökertir, gençliği umutsuzluğa iter, beyin göçünü zorlar; ardından bu ülkelere “başarısız devlet” damgası vurur. IMF reçeteleriyle borç batağına sürüklenen ülkeler, zamanla siyasi iradelerini de kaybeder. Bu bir siyaset değil, açık bir küresel soygun düzenidir. Bugün Afrika’nın, Orta Doğu’nun ve Latin Amerika’nın yaşadığı trajedilerin arkasında bu düzen vardır.

Tarih ise zorbalığın propaganda bültenlerini değil, hakikatin uzun hafızasını esas alır. Roma da kendini ebedî sanıyordu. Hitler bin yıllık bir imparatorluk hayali kuruyordu. İngiliz İmparatorluğu “üzerinde güneş batmayan” bir güçtü. Hepsi çöktü. ABD de çökecek. Çünkü tarih, haydutları affetmez. Güç sarhoşluğu, çöküşün en kesin habercisidir. Bugün dünyaya korku salan ABD, yarın kendi iç çelişkilerinin altında ezilecektir.

İnsanlık bu noktada haklıdır. Mazlumlar haklıdır. İşgal edilen ülkeler, bombalar altında ölen çocuklar, yerinden edilen milyonlar haklıdır. Ancak tarih bize acı bir gerçeği öğretmiştir: Haklı olmak yetmez. Haklılığın korunabilmesi için zalimlerden daha güçlü olmak gerekir. Güç yalnızca silah değildir; irade, bilinç, birlik ve kararlılıktır. ABD’nin pervasızlığı, haklı olanların zayıflığından beslenmektedir.

Bu tabloyu Türkiye’den bağımsız düşünmek büyük bir yanılgıdır. Türkiye, jeopolitik konumu, tarihsel mirası ve yükselen savunma kapasitesiyle ABD’nin yakından izlediği ülkelerden biridir. Dostluk söylemlerinin arkasında daima kontrol etme arzusu vardır. Savunma sanayiine yönelik ambargolar, terör örgütlerine verilen açık destek ve siyasi baskılar, ABD’nin gerçek niyetini açıkça ortaya koymaktadır. Türkiye’nin en büyük düşmanının kim olduğu konusunda hâlâ tereddüt edenler, ya saf ya da bilinçli kördür.

Bu nedenle savunma sanayii yalnızca teknik bir alan değil, istiklal meselesidir. Kendi silahını üretemeyen, kendi göğünü koruyamayan bir ülke, kendi kararlarını da veremez. Türkiye’nin son yıllarda savunma alanında attığı adımlar, emperyalizmi rahatsız ediyorsa doğru yoldayız demektir. İHA’lar, SİHA’lar ve yerli savunma projeleri; mühendislik başarısından öte, bağımsızlık iradesinin somut ifadesidir.

Ancak gerçek savunma yalnızca teknolojiyle olmaz. Asıl savunma, millet bilinciyle mümkündür. Bu yüzden artık ideolojik ve politik ayrışmaları bir kenara bırakarak, topyekûn bir duruş sergilemek zorundayız. İnsanımızla birlikte “Bağımsız Büyük Türkiye İttifakı”nı kurmak elzemdir. Bu bir parti değil; bir bilinç, bir irade, emperyalizme karşı “buradayız” deme cesaretidir.

Venezuela’da yaşananlar bize bir kez daha göstermiştir ki ABD ile dostluk, şartlı bir esarettir. Bugün Venezuela, yarın başka bir ülke… Sessiz kalan herkes, sıranın kendisine geleceğini bilmelidir. Zulüm karşısında susanlar, bir gün aynı zulmün hedefi olur.

Trump ve temsil ettiği zihniyet, insanlığa karşı işlenmiş suçların güncel yüzüdür. Ancak hiçbir zulüm sonsuz değildir. Tarih, zalimlere mühlet verir ama asla unutmaz. Bugün güçle böbürlenenler, yarın hesap vermekten kaçamayacaktır.

Çünkü hakikat değişmez:

“Zulmedenler hangi akıbete uğrayacaklarını göreceklerdir.” (26/Şuara, 227)

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

YAZARLAR