Ramazan Keskin

Tarih: 27.02.2021 14:27

28 ŞUBAT ve 25 YIL SONRA 28 ŞUBAT...

Facebook Twitter Linked-in

 

Karanlık 28 Şubat!

Kapkara 28 Şubat.

Tarihimizdeki kara bir leke 28 Şubat

28 Şubat süreci İslam’a ve Müslümanlara karşı başlatılmış top yekûn bir savaştır. 28 Şubatçılar, bu başlattıkları harekete savaş demeye cesaret edemedikleri için bu hareketlerine "demokrasiye balans ayarı" demişlerdi. Bu 28 Şubat süreci Müslüman halkımızın inancına karşı yapılmış bir "post modern darbe"dir.

Darbeleri araştırma komisyonu başkanı Nimet BAŞ yaptığı açıklamada Malatya’mızın pilot bölge seçildiğini bizzat kendisi açıkça ifade etmiştir.

28 Şubat sürecinin Bize, Malatya’mıza, Ülkemize ve Dünyamıza etkileri:

BİZE ETKİLERİ:

28 Şubat 1997 post modern darbesinin bize etkilerini şöyle sıralamak mümkündür:

1) 28 Şubat 1997 Malatya Medine Mescidi'mizin zorla elimizden alınması. Yani 28 Şubatçılar tarafından gasp edilmesi.

2) Medine Mescidi'nde okuduğumuz hutbelerden dolayı takibe alınmamız. 8 Yıllık kesintisiz eğitime karşı okuduğumuz hutbelerden dolayı hakkımızda soruşturmaların açılması.

3) Okuduğumuz hutbelerden dolayı hakkımızda açılan davalarda Devlet Güvenlik Mahkemesinde yargılanmamız.

a) Bu davalardan dolayı 2 ayı aşkın ceza evinde tutuklu kalmam.

b) Bu davaların bir kısmında berat ettim.

c) Bu davaların bir kısmında da cezalandırıldım.

d) Bu davaların bir kısmı da tecil edildi.

4) 28 Şubat süreci, İslami Kültür ve Eğitim Derneğimizi süreç içinde kapattı.

5) 20 Nisan 1999 da yayın hayatına başlayan haftalık MEDENİYET gazetemiz hakkında birçok dava açıldı. Bu davaların hepsi keyfiydi.

a) Medeniyet gazetemiz, bu süreçte zorunlu olarak yayın hayatına son vermek durumunda kaldı.

b) Ulusal gazetelerde yayınlanan bazı haberleri Medeniyet gazetesi iktibas (alıntı yaptığı) ettiği için hakkında davalar açıldı. İşin yoksa durmadan mahkemeye git ve gel.

6) Medeniyet gazetemizin sahibi Mehmet KESKİN tutuklandı ve ceza aldı.

7) Medeniyet gazetemizin Yazı İşleri Müdürü Şevket BAŞIBÜYÜK tutuklandı.

8) Medeniyet gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni Ramazan KESKİN tutuklandı. Sonra 4 ay ve daha sonra da tekrar iki ay kadar tutuklu kaldı. Birkaç davada yargılanması devam etti.

9) Medeniyet gazetemizin geride kalan personeli tehdit edildi. Bir süre sonra bu arkadaşların bir kısmı da gazeteyi bırakmak zorunda kaldılar.

10) Gazetemizin basıldığı matbaa tehditler aldı.

11) Gazetemizin dağıtımını yapan elemanlar tehdit edildi.

12) Hatta gazetemizin okuyucuları bile açık ve gizli tehdit edildiler.

13) Medeniyet gazetesinin yetkilileri maddi ve manevi olarak cezalandırıldılar. Tüm yetkilileri maddi durumu ekonomik olarak çok zarar gördüler.

14) 28 Şubat sürecinde idamla yargılananlar arsında Medeniyet gazetemizin Sahibi Mehmet KESKİN, Yazı İşleri Müdürü Şevket BAŞIBÜYÜK ve Genel Yayın Yönetmeni Ramazan KESKİN’DE bulunuyordu.

15) Medine Mescidi’miz ve iş yerlerimiz adeta abluka altına alınmıştı.

16) Evimiz günlerce ve haftalarca adeta muhasara altındaydı.

17) Aile fertlerimiz sorgulama ve baskı altına alınmıştı.

18) Akrabalarımız, komşularımız ve arkadaşlarımız her fırsatta adeta sorgulanıyorlardı.

19) İlkokul, İmam-Hatip Lisesi ve Üniversite de okuyan çocuklarım yakın ve uzak takibe alınmışlardı.

20) Evli ve bizden ayrı yaşayan çocuklarım da gözle görülür bir baskı altında idiler.

21) Bize, mescidimize ve gazetemizin çevresindekilere 28 Şubatçılar adeta terör estiriyorlardı. 28 Şubatçıların amaçları, her kesimdeki insanlarımızı korkutmak ve yıldırmaktı. İşte 28 Şubat süreci böyle zorba bir süreçti.

Bin yıl sürecekti. Hepinizin gördüğü gibi on yıl bile dayanamadılar. Şimdi bu sürecin faillerinin esamesi bile okunmamaktadır.

1) Her 28 Şubat’ta bu karanlık dönemin unutulmaması ve yeni nesillere aktarmak için mutlaka hafızalarımızı tazelemeliyiz. Yeni nesle karşı bizim için manevi bir sorumluluktur. Biz de bu sorumluluğumuzu yerine getirmek için az da olsa bu durumu maddeler halinde sizlere sunmaya çalıştık.

Ne oldu size? Dünyadaki durumunuzu gördük. Ahretteki durumunuzu da göreceğiz.

28 Şubat sürecine teslim olmayan ve direnen bütün insanlara selam olsun…

Ey kara ruhlu 28 Şubatçılar, şimdiki durumunuzu beğeniyor musunuz? Hiç vicdan muhasebesi yaptınız mı? Neyse ilerde yaparsınız.

28 ŞUBAT SÜRECİNİN MALATYA’YA ETKİLERİ

Malatya İnönü Üniversitesi başörtüsünü yasaklayarak, öğrencileri Üniversiteye almaması sonucu Üniversite öğrencileri de Demokratik haklarını kullanarak, protesto ettiler. 28 Şubatçıların emriyle bu öğrencilere şiddet uygulandı. Üniversite de oturma eylemi yapan öğrenciler gözaltına alındı. Daha sonraki günlerde bu sessiz protesto eylemi Malatya Akpınar Merkezi'ne taşındı. Bu protesto hareketi halk tarafından büyük destek gördü. Bunu gören 28 Şubatçılar daha da kudurdu. Ertesi gün üniversitede oturma eylemi yapıldı. Bu öğrencilerin bir kısmı yaka paça gözaltına alındı. Diğer öğrencilerde üniversiteden evlerine dönerken Malatya Adliye Kavşağında 56 kız öğrenci adeta yerlerde sürüklenerek merkez karakoluna alındı.

1) Üniversite önünde demokratik tepkisini gösteren öğrenciler gözaltına alındı.

2) Üniversite öğrencilerinin aileleri ve bu haklı eylemi destekleyenler de jandarma tarafından gözaltına alındı. Bu esnada Jandarmalar, birçok kimseyi dipçikle yaraladılar.

3) Üniversite öğrencilerinden 56 kız öğrenci merkez karakoluna yaka paça edilerek gözaltına alındı.

4) Kız öğrencilerin karakola alındığını haber alan halk karakolun önünde kız öğrencilerin durumunu anlamak ve haber almak için toplandı. Toplanan bu insanlardan bir kısmı daha sonraki günlerde gözaltına alınarak tutuklandılar.

5) Bu karakol olayından sonra 28 Şubatçılar Malatya’da terör estirmeye başladılar. Gece-gündüz evlere ve iş yerlerine baskınlar düzenlediler. Birçok insan mağdur edildi.

6) Takriben Malatya’da 500–600 kadar insan sorgulandı ve gözaltına alındı. Bunların büyük bir kısmı da tutuklanarak ceza evine konuldu. Anlaşılsın diye şu örneği verelim: Malatyalıların demokratik protesto hakkını kullanırken 160 kişiyi bir seferde gözaltına alıp ve tutuklayarak ceza evine koydular.

7) Yaklaşık 40 kadını gözaltına alarak ve tutuklayarak ceza evine koydular.

8) Hüda Kaya ve üç kız çocuğu ile birlikte tutuklanarak ceza evine konuldu.

9) Bu protesto olayına katılan ve katılmayanlardan 51 kişiyi idam istemi ile Devlet Güvenlik Mahkemesinde yargıladılar.

10) Bu protesto olayları esnasında her taraftan terör estirerek insanlara gözdağı vererek baskı altına aldılar. Halkı sindireceklerini zannediyorlardı ama halkımız sinmedi.

Yerel ve ulusal medya kullanılarak halk baskı altına alınmaya çalışıldı.

11) Bu olaylar, Malatya’da yaşayan her kesimi olumsuz etkiledi. Birçok insan işini kaybetti. Birçok insan maddi ve manevi zarara uğratıldı.

12) Malatya halkının tümü, sağcısı, solcusu, İslamcısı ve topçusu da dâhil herkes ekonomik olarak büyük zararlara uğratıldı.

13) Malatya ekonomik olarak felç edildi.

14) Devlet kamu kurum ve kuruluşlarında ki mütedeyyin insanlar baskı altına alındı.

15) Tüm Malatyalılar fişlendi.

16) Birçok insan yakın ve uzak takibata alındı.

17) Birçok insan istemeyerek de olsa Malatya'yı terk etmek zorunda bırakıldı.

18) Bu olaylarda gözaltına alınan ve tutuklanan birçok insana acımasızca cezalar verildi ve bu cezalar Yargıtay tarafından da onaylandı. Aileler param parça edildi.

19) Bu olaylar nedeniyle Zekeriya Şengöz ve Fahri Memur 2014 yılına kadar Malatya E tipi cezaevinde tutuklu kaldılar.

20) Birçok insanı çalıştığı kurumdan uzaklaştırdılar. Görevden aldılar.

21) 600 kişi x 10 = 6000 insan birinci derecede etkilendi. 600 kişi x 50 = 30.000 insan ikinci derece etkilendi. Bu olaylar Malatya’nın tümünü etkiledi. Malatya’daki civar iller de etkilendi. Türkiye ve dünya etkilendi.

28 ŞUBAT SÜRECİNİN TÜRKİYE'YE ETKİLERİ:

28 Şubat süreci Türkiye’yi derinden etkiledi. Bu etkileri şöyle sıralamak mümkündür:

1) Türkiye Cumhuriyetinin 54. Hükümeti "Post Modern Darbe" ile yıkıldı. Refah Yol hükümeti dağıldı.

2) Refah Partisi kapatıldı, Merhum Necmettin Erbakan ve bazı Milletvekillerine siyasi yasak getirildi.

3) Refah Partisinin genel başkanı Merhum Necmettin Erbakan Hoca ve bazı teşkilat başkanlarının zimmetine para geçirdiği iddiasıyla yargılanıp cezalandırıldılar.

4) Refah Partisinin yerine yeniden açılan Fazilet Partisi de bilahare kapatıldı.

5) Merve Kavakçı başörtülü olduğu için bazı Milletvekilleri tarafından ve Bülent Ecevit’in marifeti ve zorbalığı ile Meclisten çıkarıldı.

6) Askeri cenahtan da bazı sert açıklamalar(isim belirtmeksizin ) yapıldı. O gün şu söz meşhurdu: “üst rütbeli bir yetkili” açıklama yaptı.

7) Hükümet kurmaya hak kazanmamış Partililere Hükümet kurma görevi verildi. Halkın görev vermediği Partililere bazı vesayet çevreleri halkın iradesine rağmen hükümet kurdurdular.

8) Zıtların Koalisyon dönemi böylece başlatılmış oldu.

9) Bütün siyasi dengeler alt üst oldu.

10) 54. Hükümetin iş başından alınması, Türkiye’nin ekonomisine büyük bir darbe vuruldu. Milyon dolarlar el değiştirdi. İthalat ve ihracat olumsuz etkilendi. Halk tekrar fakirleştirildi.

11) Türkiye Büyük Millet Meclisi baskı altına alındı.

12) Siyasi dengeler alt üst oldu. Partiler arası Milletvekilleri transferi başladı.

13) Başörtüsü yasağı Türkiye Üniversitelerinde tamamıyla yasaklandı. Milyonlarca insan fişlendi. On binlerce kız öğrenci mağdur edildi. Milyonlarca insanın gözyaşları sel olup aktı. Birçok öğrenci Üniversite öğrenimini terk etmek zorunda kaldı. Bazı öğrenciler yurt dışına çıkmak zorunda kaldı, ülkesini, annesini, babasını, kardeşlerini ve yakınlarını terk etmek zorunda bırakıldı.

14) Devletin tüm kurum ve kuruluşlarındaki mütedeyyin insanlar mağdur edildi. Birçoklarının da görevine son verildi.

15) Askeri kışla ve garnizonlarına başörtülülerin girmesi yasaklandı. Sakallı babalar, başörtülü anneler, eşler ve kız kardeşler çocuklarını ve yakınlarını ziyaret edemez oldu.

16) Başörtülüler adeta öcü gösterildiler.

17) Bazı Devlet Hastaneleri başörtülü hastaları kabul etmemeye başladılar.

18) Devletin her kademesinde mütedeyyin insanlara farklı bakılmaya başlandı.

19) İmam-Hatip Liselerinde ki kız öğrencilerinin başörtülerine müdahaleler başladı.

20) Tüm Üniversitelere, sivil toplum kuruluşlarına ve hak ve adalet arayan insanlara sövüldü, küfür edildi, işkence edildi, gözaltılar oldu ve nice tutuklamalar oldu. Bu güne kadar halkımıza bu kötülükleri reva görenlerden hiç hesap sorulmadı. Herkesin yaptığı adeta yanında kâr kaldı. 28 Şubat sürecinin tahribatlarını ve yaptığı kötülükleri anlatmakla bitiremeyiz. Onları yüce adalete havale ediyoruz. O adalet ile hükmedilen günde görüşmek temennisiyle…

28 ŞUBAT SÜRECİNİN DÜNYAMIZA ETKİLERİ:

28 Şubat süreci, Dünyayı sevk ve idare edenlerin küresel bir operasyonudur.

İslam’a ve Müslümanlara karşı yapılmış küresel bir darbedir. Siyonizm’in ve işbirlikçilerinin bir darbesidir. Bu darbe Müslüman halkımıza karşı yapılmıştır.

Bu darbenin dünyaya etkilerini şöyle sıralamak mümkündü:

1) Türkiye’deki siyasi dengeleri değiştirdi.

2) Dünyadaki güçler arasındaki dengeyi değiştirdi.

3) Bölgesel hükümetleri alaşağı etti.

4) Afganistan ve Irak fiilen işgal edildi.

5) Ortadoğu yeniden şekillendirilmeye çalışıldı.

6) Türkiye’nin ithalat ve ihracatını olumsuz etkiledi.

7) Türkiye’nin komşuları ile ilişkilerini olumsuz etkiledi.

8) Mütedeyyin insanların üzerindeki baskılar artırıldı.

9) Dünyadaki dengeler hala yerli yerine oturtulamadı.

10) 28 Şubat sürecinin üzerinden 25 yıl geçmiş olmasına rağmen hala etkileri tamamıyla bitmiş değildir.

11) 28 Şubat sürecinde dünyaya gelen bir çocuk bugün 25 yaşındadır. O gün 25 yaşında olan birisi bugün 50 yaşındadır. 28 Şubat sürecinin verdiği maddi ve manevi zararı telafi etmek yılları alacaktır. Gelecek neslimiz inşallah bir daha böyle bir durumla karşılaşmaz!... Âmin. Vesselam.

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —