Mamdani paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Geçen hafta eski City Hall metro istasyonunda gece yarısı yemin ederken, Arturo Schomburg’a ait 18. yüzyıldan kalma bir Kur’an üzerine yemin etme onuruna sahip oldum.
Bu el yazması Osmanlı Suriye’sinde kopyalandı; siyah mürekkeple yazıldı ve metnin bölümleri kırmızıyla vurgulandı. Süsleme yok—gündelik okuyucuya aitti.
Bugün ise, şehrimizin yeni döneminin bir parçası olarak, tüm New Yorklulara ait.
Bryant Park’taki New York Halk Kütüphanesi ana binasında görülebilir. Sergi 06.01.26’da açılıyor.”
Kur’an’ın hikâyesi
Serginin merkezindeki Kur’an, 18. yüzyılda Osmanlı idaresindeki Suriye coğrafyasında istinsah edildi. El yazması, dönemin saray veya elit çevrelerine özgü tezhiplerden yoksun; sade dili ve biçimiyle “halk için hazırlanmış” bir Mushaf niteliği taşıyor. Metnin siyah mürekkeple yazılması ve sure/ayet ayrımlarının kırmızıyla yapılması, Osmanlı’nın gündelik dini okuma geleneğine işaret ediyor.
Bu Kur’an’ın New York’a uzanan yolu ise, 20. yüzyıl başlarında Afro-Amerikan tarihinin en önemli entelektüellerinden biri olan Arturo Schomburg üzerinden şekillendi. Schomburg’un koleksiyonunda yer alan eser, daha sonra New York Halk Kütüphanesi’ne kazandırıldı ve uzun yıllar arşivlerde korundu.
“The People’s Qur’an” sergisi
Eser, “The People’s Qur’an: Making History at City Hall” başlıklı sergi kapsamında ilk kez bu kadar görünür bir biçimde kamusal alana çıkarıldı. Sergi:
New York tarihinde bir Müslüman siyasetçinin yemininde kullanılan Kur’an’ı belgeliyor. Göç, inanç ve yurttaşlık temasını şehir hafızasıyla buluşturuyor. Osmanlı dönemine ait bir el yazmasını evrensel, paylaşılan bir kültürel miras olarak sunuyor

