Tarih: 16.05.2019 12:35

Zaten dijital devlerin kontrolündeyiz ama Huawei´nin büyümesi, Çin tarzı gözetlemenin habercisi

Facebook Twitter Linked-in

Medya, bizi güvenliğimize yönelik tehdit haberleriyle bombardımana tutuyor: ÇinABD ile ticaret savaşı için ceza olarak Tayvan´ı işgal edecek mi? ABD İran´a saldıracak mı? Brexit karmaşasından sonra AB kaosa mı girecek? Ancak kanımca, hepsini gölgede bırakan -en azından uzun vadede- bir konu var: ABD´nin Huawei´nin büyümesini sınırlama çabası. Neden?

Günümüz dijital ağı hayatlarımızı kontrol ediyor ve düzenliyor: Eylemlerimizin (ve eylemsizliğimizin) çoğu, artık bizi sürekli değerlendirmeye tabii tutan dijital bulutlarda kayıtlı. Sadece eylemlerimizi de değil, duygusal durumlarımızı da takip ediyorlar. Azami derecede özgür olduğumuzu hissederken (her şeyin mevcut olduğu web´de gezinirken) aslında tamamen "dışsallaştırılmış" ve ustaca manipüle edilmiş durumdayız. Dijital ağ, eskinin "kişisel olan politiktir" sloganına yeni bir mana katıyor.

Üstelik, tehlikede olan sadece özel hayatımızın kontrolü değil: Günümüzde ulaşımdan sağlığa, elektrikten suya kadar her şey dijital ağlar tarafından yönetiliyor. İşte bu yüzden bugün, web bizim en önemli "müştereğimiz" (Marx´ın etkileşimimizin temelini oluşturan ortak kamusal alanı tanımlamak için kullandığı terim) ve bunun kontrolü için verilen mücadele de günümüzün en önemli mücadelesi. Düşman, özelleştirilen ve devlet kontrolündeki müştereklerin, yani şirketler (Google, Facebook) ve devlet güvenlik kurumlarının (NSA) birleşimidir.

Tek başına bu gerçek, temsilci güce dair geleneksel liberal nosyonu yetersiz kılıyor: Yurttaşlar, kendi güçlerinin bir kısmını devlete devreder ama bu devir belirli şartlara tabiidir (halk egemenliğin kesin kaynağı olduğu ve isterse iktidarı geri alabileceği için bu güç yasalarla kısıtlanmış ve kullanımı kesin şartlarla sınırlanmıştır). Özetle devlet, büyük ortağın (halkın) iktidarı herhangi bir noktada geri alabileceği veya değiştirebileceği bir sözleşmenin küçük ortağıdır. Temelde bu süreç, her birimizin alışveriş yaptığı süpermarketi değiştirmesiyle aynı şekilde işler.

Toplumlarımızın işleyişini ve kontrol mekanizmalarını düzenleyen dijital ağ, bugün iktidarı ayakta tutan teknik şebekenin nihai unsurudur. Shoshana Zuboff, kapitalizmin bu yeni aşamasına "gözetleme kapitalizmi" adını veriyor: "Bilgi, otorite ve iktidar, bizim sadece ´insan doğal kaynağı´ olduğumuz bir gözetleme sermayesine dayanıyor. Zımni olan kendi kaderini tayin etme iddiasının deneyimlerimizin haritasından silindiği yerli halklarız artık."

Maddeye indirgenmekle kalmıyor aynı zamanda eşitsiz bir takasa tabii tutularak sömürülüyoruz. İşte bu yüzden (klasik artı değerin rolünü oynayan) "davranışsal artı değer" terimi burada tamamen haklı çıkıyor: İnternette gezinirken, alışverişte ya da TV izlerken istediğimizi elde ediyoruz ama daha fazlasını veriyoruz - kendimizi tüm çıplaklığımızla gösteriyor, dijital "büyük Öteki"ne hayatımızın detaylarını sunuyor ve alışkanlıklarımızı sergiliyoruz.

Devamı >>>




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —