YKS sonuçları ve yeni üniversitelilere öneriler

Eğitimci yazar Turgay Polat yazdı;

YKS sonuçları ve yeni üniversitelilere öneriler

2021 ÖSYS yerleştirme sonuçları açıklandı. 2,6 milyon genç üniversite okumak istiyor. Hükümet üniversite sayısı ve üniversiteleşme ile övünüyor ama gelin görün ki 850 bin kontenjanın 200 bini yani yüzde 25’i boş kalıyor. Üstelik bütün uyarılara rağmen bile bile lades yapılıyor. 1,5 yıldır pandemi ile boğuşan gençlere sanki her şey normalmiş gibi sınav yaptık ve gençlerin adeta üniversitelere gidememesini sağladık. Bunun bir öğrenci tarafı var ama daha da önemlisi memleketin kaynaklarının israfı var. 200 bin boş kontenjan kaydolmayanlarla birlikte 280 bine çıkacak. Hadi bunun 80 bini ek kontenjanlarla dolsun. 200 bin boş kalacak. Yani okumak isteyen çocuklar dışarıda, öğrenci gelecek diye yapılan planlar çöpte. 21 bin bölüm boş kalmış durumda. Herhalde Ankara’da bu konu bir masaya yatırılır diye düşünüyorum. Her açıdan bir daha yaşamamak adına mutlaka konuşulmalıdır. Dün bu durumu en iyi özetleyen sevgili dostum eğitim uzmanı Salim Ünsal Twitter’dan “sistem arızalı sınavı da arızalı yapınca bozuk sistem kendini ifşa etti” diye yorumluyor. Bence sözün özü de budur.

Gelelim üniversiteli olan gençlere; sevgili gençler ben bugünden sizlere nasıl üniversiteli olmanız gerektiğini yazmak istedim. Çünkü mesele çok basit, bugün yerleştiğiniz üniversite ortalama 4 ya da 5 yıl sürecek ve bittiğinde bu sürede elde ettiğiniz kazanımlar ve CV’niz sizi nereye taşıyacak göreceğiz. O yüzden odak noktanızı doğru seçmenizi öneriyorum.

Sevgili gençler; birincisi en önemlisi, sakın “öğrenci” olmayın. Çünkü üniversitede öğrenci olmak yetmiyor. Artık üniversiteler birer girişimcilik ve üretim merkezi, öğrencilerini de birer girişimci olarak yetiştirmek amacında olmalıdır. Bu sebepten dolayı sakın “klasik öğrenci” olmayın. Dünya değişiyor ve bu değişimde en büyük şoku bizim yaş grubumuz yani kırklı, ellili yaşlar yaşıyor. Bizi dinleyin ama bizim korkularımızın ve “memur” kimliğimizin sakın size sirayet etmesine izin vermeyin. Anahtar kelimeniz “farklılaşmaktır” bunun için çalışın. Farklılaşmak için herşeyi yapın. Aman sakın başkalarına benzemeyin.

Üçüncüsü bizim gibi yerel insanlar olmayın siz dijital çağın küresel vatandaşlarısınız. Sadece Türkiye’de bir kurumda çalışmak üzere kendinizi yetiştirmeyin, kendinizi o kadar donatın ki tüm dünya size kapılarını açsın. Bu yüzden dil veya diller öğrenin, dünyayı tanıyın ve olabildiğince erasmus, worldexchange veya üniversitenizin sağladığı yurt dışı olanaklarını kullanın ve dünyayı tanıyın. Dördüncüsü, profesyonellerle iç içe olun. Şirketleri tanıyın, onları ziyaret edin ve olabildiğince staj yapın. Kartvizit toplayın ve kartvizitlere kendinizi hatırlatın. Beşincisi, artık 5 yıl aynı binada ders görerek kendinizi geleceğe hazırlayamazsınız bu sebeple eğitim hareketliliği içinde olun. Yurtiçi yurt dışı programlar, stajlar, kamplara katılın.

Bunları yapar mısınız bilmiyorum? Ama bugün kafanızı kaldırın ve dünyaya bakın. Sonra düşünün dünya neleri konuşuyor ve nereye gidiyor. Ve hiç unutmayın ki siz üniversiteyi bitirdiğinizde 2026 yılı olacak, sizce o yıl dünya nasıl olacak. Siz bir şirkete iş başvurusu yaptığınızda sizden ne isteyecekler. Acaba cv’nizde ne olmasını isteyecekler. Hangi becerilere sahip olursanız avantajlı olursunuz. İşte bütün bunları düşünün ve üniversite öğrenciliğinizi buna göre şekillendirin. Unutmayın ki üniversite hayatı çok keyiflidir onu da en iyi şekilde yaşayın. Birçok üniversitenin bunları size sunacağınızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Unutmayın gençler, ülkemizde var olan 200’ün üstünde üniversitenin birçoğunun gündeminde bu kavramlar maalesef yok. Öncelikle sakın unutmayın üniversite demek ders, not, sınıf demek değildir. Üniversite demek farklılaşma, küresel vatandaşlık demektir. Şimdi zaman kendinizi yeniden yaratma zamanı hepinize mutlu bir üniversite yaşamı diliyorum.