Yerli ve milli ne demek?

Taha Akyol, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın seçim öncesi iki umudunu açıkladı. Akyol, Erdoğan'ın Altılı Masa'yı dağıtmayı ve HDP seçmenin sandığa gitmemesini umduğunu belirtti.

Yerli ve milli ne demek?

AK Parti lideri olarak Erdoğan’ın seçimlerde iki umudu var; biri Altılı Masa’yı parçalamak, öbürü HDP tabanının hiç olmazsa bir kısmının sandığa gitmemesini sağlamak…

Altılı Masa’yı parçalamak… Ah, Meral Akşener Altılı Masa’dan bir ayrılsa da Bahçeli ile el ele verip Erdoğan’ı desteklese!

HDP seçmeninin sandığa gitmemesi… Altılı Masa’yı terör işbirlikçisi diye sürekli suçlayıp reaksiyon halinde HDP ile kavgaya itmek ve Öcalan’a “tarafsız kalın” diye açıklama yayınlatmak…

İstanbul seçimlerinde Erdoğan bunu denemiş, sonuç alamamıştı. Fakat seçimler 23 Haziran’daydı, Öcalan’ın AA’dan açıklanan mektubu 20 hazirandaydı… Şimdi geniş zamanı var, Demirtaş’ı özel uçakla aile ziyaretine göndermek gibi başka jestleri de olacak…

AKŞENER VE İYİ PARTİ

Türkiye’de eğitim, şehirleşme, piyasa ekonomisi ve dışa açılma dinamikleri özgürlük ve rasyonellik reflekslerini geliştiriyor. Bu kitleler ‘emir komuta’ siyasetlerinden hoşlanmaz. Haziran 2016’da MHP’deki olağanüstü kongre kararı Yargıtayca onaylandığı halde, adliye koridorlarında buharlaşınca Akşener ve arkadaşları böyle bir sosyolojik dinamiğe dayanarak İYİ Parti’yi kurdular. Merkez sağa yönelmek ve halkla sıcak ilişkiler kurmak bu partiyi üçüncü parti durumuna yükseltti.

Bütün ömrü siyaset içinde geçen Erdoğan elbette daha başta bunu sezmiş olmalı ki, “dokunulmazlığın da yok” diyerek Akşener’i hapisle tehdit etti. (11 Mayıs 2019)

Sorgusu bile yapılmayan FETÖ soruşturması açtırdı…

Akşener’in Rize’de karşılaştığı çirkin olayları Cumhurbaşkanı sıfatıyla kınaması ve herkese itidal tavsiye etmesi gerekirken, “Daha neler olacak, neler. Bunlar iyi günler" diye konuştu! (26 Mayıs 2021)

Fakat etkisi olmadı, Akşener yoluna devam etti.

TÜRKİYE’NİN YÖNÜ

Rakip görünce böyle davranıyor ama yanına çekmeyi düşündüğünde, “sen de milli ve yerlisin” diyerek Akşener’i Cumhur İttifakına katılmaya çağırıyor. Son örneği, İYİ Parti’den İP diye bahsederek hem aşağılama yapması hem Cumhur İttifakına katılmaya çağırmasıdır.

Halbuki Erdoğan, Ak Parti’den AKP diye bahsedilmesine bile öfkelenmektedir.

Tabii Erdoğan’ın çağrısını Akşener ânında reddetti. İYİ Parti’nin dayandığı sosyolojik taban böyle katılımı kabul etmeyeceği gibi, Akşener de boyun eğecek ya da ‘intisap’ edecek kişilikte biri değildir.

‘İntisap’ dememin sebebi var. Çünkü uzun asırların oluşturduğu itaat kültüründe önemli bir davranış kalıbının ifadesidir.

Türkiye’nin gelişimi ise bireyleşme ve özgürlük yönündedir… Devlet kapısı yerine piyasa ekonomisi, hukukun üstünlüğü yönündedir. Bu açıdan, Altılı Masa’nın her bir partisi önemli bir işlev ve sorumluğa sahiptir.

Erdoğan da ilk on yılında bu istikamette yürümüştü, referansları Avrupa kıstaslarıydı, “faiz hayatın gerçeğidir” diye konuşurdu… Son on yılda adım adım uzaklaştı, bu yüzden sıkıntılar arttı ve Erdoğan ilk on yılda yapmadığı radikal dozda bir din ve milliyetçilik söylemiyle siyaset yapmaya yöneldi, “yerli ve milli” kullanımını bu dönemde devreye soktu.

SİYASETTE ÖLÇÜ?

Aslında “yerli ve milli”, kültür sahasında bir kavramdır; millet olmanın, uluslaşmanın yapıcı unsurlarının başında gelir. Bu konuda Ziya Gökalp’i, Sadri Maksudi’yi, Mümtaz Turhan’ı, Erol Güngör’ü okumak lazımdır.

Siyasi slogan olarak, Başbakan Erdoğan’ın hükümet programlarının hiçbirinde “yerli ve milli” söylemi kalıp halinde yoktu. 2018’den sonra bu tür kavramları neredeyse her gün kullanıyor.

Çünkü Cumhur İttifakı “yerli ve milli” ise, Altılı Masa “gayri milli” ve “dış güçler” bağlantılı oluyor! Zaten siyasi amaç da bu! Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem metninin “dışarıda hazırlanıp ellerine verildiğini” bile söyledi!

Peki, Erdoğan, İhvan’ı savunmak için Mısır’la yedi yıl süreyle kavga ederken mi, şimdi barışmaya çalışırken mi ‘yerli ve milli’dir?!

Menderes Türkiye’yi NATO’ya üye yaparken, Turgut Özal Avrupa’ya tam üyelik başvuru yaparken ne yapmışlardı?

Hayır; Türkiye’nin lehine mi aleyhine mi oldu diye bakmak lazım. NATO ve Avrupa süreci lehimize, Mısır’la kavga aleyhimize oldu.

Hamaset ve husumet siyasi hayatımızın rasyonelleşmesini engelliyor! Siyasete bakış açımız artık hamaset ve husumet değil, rasyonellik ve liyakat olmalıdır.