Tarih: 10.08.2018 16:28

Yabancı Kültürde Yaşayan Müslüman Azınlıklar

Facebook Twitter Linked-in

10. 08. 2108 Cuma

Dünyada ?Magna Carta´ öncesi en önemli anayasal sözleşme sayılan ?Medine Vesikası´nda Müslümanlarla Yahudilerin ?bir art niyet´ söz konusu olmadığı sürece, imanî açıdan olmasa da, sosyal vb. alanlar açışından Müslümanlarla Yahudilerin reel anlamda bir ümmet olarak tanımlandığı bilinmektedir.

Hz. Muhammed(s)´in pratize edip idealleştirdiği mevzua günümüz açısından bakıldığında, biz Müslümanların, bu güzel örneği hiçlercesine, yerine göre Müslümanların, yerine göre de ?hatta aynı kavme mensup ama farklı inançlara sahip ?yerli´ insanın dahi azınlık psikolojisi içerisinde değerlendiriliyor oluşu modern paradigmaların ?kalıcı´ sonucu olsa gerekti?

İdeal olan Medine´de yaşatılmak istenen tabloydu, ama Müslüman zihin hem o dönemde ve hem de modern dönemlerde kırıla kırıla hem kendini ve hem de bir diğerini öteki kalıbı içerisinde değerlendirmeye başlamıştı.

Buna itiraz ederek baktığımızda Medine´deki ideal olandı. Ama şimdi ise  ondan farklı bir realite vardı her konuda olduğu üzere bu konuda da kendini gösteriyordu?

O halde azınlığı iki şekilde tanımlayabilirdik; 1) ?Bir toplulukta herhangi bir nitelik yönünden ayrı ve ötekilerden sayıca az olanlar. Ör."Derneğimizde bu yönde düşünenler azınlıktır, çoğunluk öyle düşünmez" 2) ?Bir ülkede, o ülkenin yurttaşı olmakla birlikte soyu, dili ve dini yönünden ülkenin sayıca baskın öğesi olan halktan az olan topluluk.? Ör."Eskiden Rumlar azınlıktı"

Realiteyi kanıksayıp manzaraya baktığımızda Müslüman coğrafyada ?çeşitli açılardan yer yer grileşmiş ?kadim´ kültüre rağmen- azınlık konusunun pek de öne çıkmadığı bilinmektedir. Ki Müslüman coğrafyada yaşayan gayr-i Müslim topluluklar aslında o toprakların esas insanı idi sonuçta.

Batıda ise, tarihte vuku bulan ve büyük çoğunluğu tevafuk olan karşılaşmalar sonucu oluşan Müslüman toplulukların durumu ?ör Almanya´da yaşayan Müslümanlar- örnek olarak verildiğinde İslam topraklarında yaşayan ve oranın esas halkı gibi ?ör. Kıptîler- olmuyordu, olamıyordu.

Zira batı ta Yunan´dan buyana kendi dışındakine öteki ve barbar demişti. Ki bu yargı her ne kadar hurafe kabilinden ele alınacak olsa da, onun için reel ve olması gereken şeydi!

Onlar öyle düşünüp o minvalde öyle davrandıklarında ise, bir aqsü´l-amel olarak Müslümanlarda kendi vatandaşına aynı gözle bakacaktı. Bu ideal bir şey miydi? Tabii ki de hayır! Ama birde hemen herkesi yanıltan bir realite ve yaşanmışlıklar vardı işin içerisinde?

Yabancı kültürde yaşayan Müslüman azınlıklar?

Yabancı kültürde yaşayan Müslüman azınlıklarla ilgili Almanya örneğinden hareketle var olan problemlere yönelik olası çözüm önerilerini içeren ve müellif Abuzer Yücekaya imzasını taşıyan ?Yabancı Kültürde Yaşayan Müslüman Azınlıklar? adlı alan çalışması Çıra Yayınları-Akademi serisinin 37. Eseri olarak, adı geçenyayınevi tarafından istifademize sunulmaktadır.

Müellif konuya girerken eserin önsözünde günümüzden hareketle şunlara yer vermektedir; ??toplam Müslüman nüfusun 1/3 yabancı kültürlerde azınlık halinde bulunmaktadır. Uluslar arası anlaşmalarda azınlıkların haklarının korunmasına yönelik her ne kadar iyileştirici önlemler alınıyor görünse de özelde azınlık Müslümanların durumunun pek konu edilmediği, bu nedenle onların daha fazla problemlerle karşılaştıkları düşünülmektedir.? (s11)

Eserin ?özet´ bölümüne bu çalışma ile ilgili olarak, ilk bölümde azınlıkların uluslar arası örgütlerdeki hak ve hukuku incelemeye tabi tutulurken, ikini ve kitabın da ana konusu sayılan Almanya´ya yaşayan ?Türkiye kökenli´ Müslüman azınlıklarla ilgili konular araştırılmaktadır. Üçüncü ve son bölümde ise, orada yaşayan Türklerin dinî, sosyal, siyasal, kültürel ve ekonomik problemleri ile ile bu probleme çözüm önerilerinin geliştirilmeye çalışıldığı(s13belirtilmekteydi.

 Müellife göre, azınlık konusu ?tarihte çeşitli açılardan dolayı azınlık olgusundan bahsedildiğini, ama bunun daha çok ?göç ve köle hareketleri´ bağlamında Roma´dan beri tarihin tüm devirlerinde azınlıklardan söz etmek mümkün olmakla birlikte esasen Avrupa´daki din savaşları sonucu uluslararası bir boyut kazanmıştı.(s. 17)

Müellif azınlık mevzuunun temelinin eskiye, yani Roma´ya kadar uzandığını,  bununla birlikte Hıritiyanlaşma süreci içerisinde vuku bulan mezhep/din çatışması, savaşının sonuçlarının akabinde daha da belirgin hale geldiğini belirtmektedir. Uzun süren din savaşları sonrasında oluşan modern dönemde ortaya çıkan işgal ve sömürgecilik saikiyle batının kendi kendisini azınlık formuna tabi tuttuğu gibi, birde işgal ettiği ve sömürdüğü deniz aşırı toprakların insanını da ?yerinde´ azınlık hale getirdiği gerçeğine istinaden, birde eserin ana konusu olan ve Almanya´ya gidip oraların kalkınmasında emek veren Müslüman Türk toplumunun, bunda iyiliğine rağmen Almanlar tarafından ?istenmeyen´ azınlık olarak resmedilip yargılanması konusu eserin ana konusu olarak sunulmakta olup orada yaşayan Müslüman Türklerin ?aynı zamanda Kürtlerinde- çeşitli sorunları dile getirilmekte ve onlara yönelik çözüm önerileri sıralanmakta?

Bu eser emek mahsülü bir çalışma olduğundan dolayı, onun yayımlanmasını üstlenen yayınevi tarafından, ?Akademi´ serisi içerisinde yayımlanmıştı. Bu konularla ilgili olarak Müslüman çevrelerde, bir kısmı da yine Almanya örneği üzerinde hareketle birçok çalışmadan da bahsedilebilirdi. Ki bu eserde Almanya örneği üzerinden derlenip toparlanmış ve kalene alınmıştı?

______________________________________________________________________________________

Yabancı Kültürde Yaşayan Müslüman Azınlıklar, Abuzer Yücekaya, 1.Baskı Nisan 2018 Çıra-Akademi, İstanbul

Kaynak. Özgün İrade Dergisi 2018 Ağustos, 172. sayı 



Orjinal Habere Git
— HABER SONU —