Tarih: 07.07.2021 18:38

Venedik Komisyonu, derneklerin yardım toplamasını kısıtlayan düzenlemeyi ‘hak ihlali’ saydı

Facebook Twitter Linked-in

Avrupa Konseyi’ne üye ülkelerdeki yasaların, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) uygun olup olmadığını denetlemekle görevli Venedik Komisyonu Türkiye'de terörle mücadele kapsamında hazırlanan 7262 sayılı Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesi Kanunu'nun insan hakları açısından kapsamlı sonuçlarının olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Komisyon'un yayımladığı görüşte, komisyonun hukuk uzmanları tarafından incelenen kanunun uluslararası gereklilikleri aştığı ve temel insan hakları özellikle dernek kurma özgürlüğü ve ifade özgürlüğünün yanı sıra adil yargılanma hakkı açısından kapsamlı sonuçlara neden olduğu belirtildi.

Komisyonun Türkiye'nin terör açısından yüzyüze geldiği zorlu güvenlik durumunun farkında olduğu kaydedilen açıklamada, yine de Avrupa Konseyi'nin üye devletlerinin terörle mücadele için adım atarken uluslararası insan hakları gibi bütün uluslararası hukuki yükümlülüklerine uymaları gerektiğinin altı çizildi.

Komisyon, 7262 sayılı kanun ile Türkiye'nin kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanına ilişkin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararları ve Mali Eylem Görev Gücü'nün (FATF) konuya ilişkin tavsiyelerini iç hukuka aktarmak istediğini, ancak kanunun bu amacı aşan hükümler içerdiğini kaydetti. Kanunun, hedef ve faaliyetleri ne olursa olsun tüm dernekleri kapsadığını not eden Venedik Komisyonu uzmanları, kanun hükümlerinin başta örgütlenme ve ifade özgürlüğü ve adil yargılanma olmak üzere temel insan hakları açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceğini bildirdi.

Yardım Toplama Kanunu

Kanun kapsamında 2860 sayılı Yardım Toplama Kanununda yapılan değişiklikteki formülasyonu "muğlak" bulan Komisyon, net ve objektif kriter olmaksızın internet ortamında yardım toplama girişimlerine hükümet kontrolü ve ceza uygulanmasının sivil toplum kuruluşlarının meşru yardım toplama faaliyetleri üzerinde olumsuz etki yaratacağı, bunun da örgütlenme özgürlüğü haklarını ihlal edeceği görüşünü belirtti. Kanun, "izinsiz" yardım toplama faaliyetinin internet ortamında yapılması halinde valilikler ya da İçişleri Bakanlığının içerik kaldırılması için bildirimde bulunabilmesini öngörüyor. İçeriğin 24 saat içinde kaldırılmaması halinde Sulh Ceza Hakimliğine içeriğe erişim amacıyla başvuruda bulunulmasını düzenliyor.

Venedik Komisyonu, Terörün Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında yer alan suçlar ve Türk Ceza Kanunu'nda yer alan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti veya suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlarından mahkûm olanların, hukuksal denetim olmaksızın derneklerin genel kurul dışındaki organlarında görev alamayacaklarına dair hükmü de eleştirdi. Bu kişilerin yerine dernek ve üyelerinin onayı olmaksızın kayyum atanmasını örgütlenme özgürlüğü bakımından "ciddi ihlal" olarak değerlendirdi.

Bakanlık dernek feshedemez

Faaliyetleri askıya alınmış bir derneğin feshedilmesine İçişleri Bakanı değil mahkemelerin karar verebileceğine vurguda bulunan Komisyon, böyle bir kararın da "orantılılık ilkesi kapsamında sadece son çare olarak ve uygun adil yargılanma güvenceleriyle" alınması gerektiğini kaydetti.

Yurt dışı merkezli dernekler

Komisyon, üst kuruluşları veya merkezleri yurt dışında bulunan dernek, vakıf ve diğer kâr amacı gütmeyen kuruluşların kanun kapsamına alınmış olmasını da "orantısız" buldu. Bu kuruluşların Türkiye'de faaliyette ve iş birliğinde bulunmaları için izne ihtiyaçları olduğunu anımsattı. 

Venedik Komisyonu, derneklere getiriliecek kısıtlamalarda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Kişisel ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi'nin örgütlenme özgürlüğüyle ilgili maddelerinin temel alınmasını istedi. Kanunun sivil toplum kuruluşlarıyla istişare edilerek revize edilmesini önerdi.

Devamı >>>




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —