Tarih: 07.10.2018 12:04

TÜSİAD, McKinsey Meselesinde Neden Sessiz?

Facebook Twitter Linked-in

07.10.2018 Pazar

1996 ile 2002 arası, deyim yerindeyse, resmen McKinsey´in ?Türkiye´de at koşturduğu? yıllarmış.

Öyle ki;
Şirket 1997 yılında, dünyanın dört bir yanından gelen 257 ortağının katılımıyla genel kurul toplantısını İstanbul´da yapmış.
?Çok dar kapsamlı? tutulan bu toplantıya Türkiye´den yalnızca birkaç kişi davet edilmiş.
?Suna Kıraç, Güler Sabancı, Bülent Eczacıbaşı, Cem Boyner, Halis Komili, Muharrem Kayhan? ve ?Tuncay Özilhan? toplantıya katılan isimlerden yalnızca birkaçı?
Güncel tabirle ifade edecek olursak, yukarıda ismini zikrettiğim ?iş insanları?nın ortak özelliği ne?
TÜSİAD üyesi oluşları?
*
?Lafın tamamı aptala söylenir? derler.
Anlayacağınız gibi, eveleyip-gevelemeden sözü; ?TÜSİAD-McKinsey?
bağlantısına getirmek niyetindeyim.
Zira yukarıda ismini zikrettiğim veya zikretmediğim birçok TÜSİAD üyesi, geçmişte McKinsey adlı ?danışmanlık şirketi?yle doğrudan veya dolaylı olarak çalışmış.
Mesela!..
?Gezi Olayları? sırasında açtığı pankartla kendisini ?çapulcu? ilan eden Cem Boyner, 1997 yılında, 1 milyon adet müşterisiyle en fazla kredi kartına sahip ikinci kuruluş olan Benkar adlı finans şirketi için McKinsey´den ?danışmanlık hizmeti? almış.
Bu hizmetten yalnızca 5 yıl sonra, Cem Boyner;
?288 üye kuruluşa, 1.5 milyonu aşkın kart kullanıcısına ve 5 binin üzerinde satış noktasına? ulaşan Benkar´ı, 75 milyon dolara HSBC Bank´a satmış.
Boyner ayrıca, ünlü giyim markası Beymen´i uluslararası kulvarlarda rekabet edebilir hale getirmek için de McKinsey´den danışmanlık hizmeti almış?
*

TÜSİAD´ın kurucuları arasında yer alan ?Yaşar Holding? de, 1999 yılında, yeniden yapılanma çalışmaları sırasında;
?Yönetim ve yürütme ilişkileri? hakkında McKinsey´den danışmanlık hizmeti almış.
*
Eskiden TÜSİAD üyesi olan ve 2000 yılında ?oy birliğiyle? TÜSİAD´tan ihraç edilen ?Bayındır Grubu? ise, 1999 yılında;
?Finansın yanı sıra enerji, sağlık, inşaat, gıda ve işletme sektöründeki faaliyetlerine hız verme planları? kapsamında, McKinsey´in kapısını çalanlardan.
*
McKinsey ile çalışan diğer bir isim ise Sabancı Holding.
Sabancı Holding´in merhum Yönetim Kurulu Başkanı Sakıp Sabancı, 2004 yılında verdiği bir demeçte, ?Sekiz yıldır danışmanlık firması McKinsey ile birlikte çalıştıklarını? söylese de, iki şirket arasındaki münasebet 1966 yılına kadar dayanıyormuş.
Sabancı Holding´in 2000 yılında; ?Genel koordinatörlük? unvanını ?ChiefExecutiveOfficer?lığa (CEO) dönüştürülmesi, yine McKinsey´in danışmanlığında yürütülen ?yeni bir organizasyon yapısı ve müesseseleşme? çalışmaları sonucunda gerçekleşmiş.
*
McKinsey´nin çizdiği yoldan giden bir diğer şirket de Borusan Holding´miş. McKinsey´nin "yenilenebilir enerjinin yeni bir iş alanı olduğunu? ortaya çıkaran çalışması, Borusan Yönetim Kurulu´nun bu konuda karar alması için acilen toplanmasına yetmiş de artmış?
*
Garanti Bankası eski Genel Müdürü Akın Öngör´ün, 2003 yılında Radikal gazetesine verdiği bir demeçte;
Bankanın genel müdürlüğünden ayrıldıktan sonra McKinsey´nin Türkiye Ofisi´ne giderek, sarfettiği;
"Yıllardır çalıştığımız kurumlarda sizden danışmanlık hizmeti aldık?
sözünden anlıyoruz ki;
Bir dönem Doğuş Holding´in de yolu McKinsey´yle kesişmiş.
*
McKinsey ile en taze ilişki kuran TÜSİAD üyesi, muhtemelen;

?birliktebiz? adını verdiği fırsat eşitliği projesi için McKinsey´den ?geniş çaplı bir mevcut durum analizi? yapmasını isteyen Eczacıbaşı Topluluğu olsa gerek?
*
Eminim çoğunuz;
?Kambersiz düğün olmaz? diyerek, Doğan Holding´in, McKinsey ile çalışıp- çalışmadığını merak ediyorsunuzdur!..
Doğru tahmin?
İkilinin yolu birkaç kez kesişmiş. Mesela;
Arzuhan Doğan Yalçındağ, TÜSİAD Başkanı olarak katıldığı,
?Hatay Kadın Girişimciler Derneği?nin Mart 2008´deki toplantısında sarf ettiği; ?Kadınların çalıştığı şirketler başarılı? şeklindeki sözleri, McKinsey´in bir araştırmasına dayanıyordu.
Öte yandan,
Arzuhan Hanımın babası Aydın Doğan da, bu yılın başında sattığı dağıtım şirketi
?Yaysat? için, 1999 yılında McKinsey´ye akıl danışmış?
*
Son bir örnek daha vererek sadede gelmek istiyorum? Bu seferki örnek 2002 yılından?
TÜSİAD, Eylül 2002 yılındaki ?YİK Toplantısı?nı 12 bin dolar ödeyerek Rahmi Koç Müzesi´nde yapmıştı.
Toplantıya ev sahipliği yapan Rahmi Koç´un esprileri eşliğinde yenilen öğle yemeğinin ardından geçilen toplantının kapalı bölümünde tanıtılan; ?Türkiye´de büyüme ve istihdamın önündeki engeller konulu çalışma? tahmin ettiğiniz gibi McKinsey tarafından hazırlanmıştı.
* Ezcümle!..
Yukarıda verdiğim örneklerden de anlaşılacağı üzere;
TÜSİAD, ülkemizde McKinsey ile en fazla içli dışlı olan kuruluşların başında yer alıyor.
Deyim yerindeyse;
TÜSİAD´çılar, McKinsey´e danışmadan neredeyse atım dahi atmıyorlar.
* Eh!..
TÜSİAD da malum;

?Türkiye´nin ?durumdan kendine en çok vazife çıkaran? kuruluşu?
Servetlerini, yabancı markaların mümessilliğine borçlu olan TÜSİAD´çılar, yıllardır;
Ekonomik meseleler dışında, neredeyse her şeye maydanoz oluyorlar. Mesela;
Sağ-sol çatışmalarının giderek tırmandığı 1979 yılında gazetelere ilanlar vererek Bülent Ecevit´in başbakanlığındaki hükümetin istifasına neden olan da onlardı.
*
Türkiye´nin kalkınmasında büyük rolü olan merhum 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal´ın ekonomi politikasına karşı çıkanlar da.
*
Her ne kadar;
28 Şubat Post Modern darbesinin sacayaklarından biri olan ?Beşli Çete? içinde doğrudan yer almamış olsalar da,
?Genelkurmay´la diyalog içindeyiz? diyerek ?emir komuta zincirinde?
bulunmayı ihmal etmediler.
?8 Yıllık Kesintisiz Eğitim? ihanetine destek vererek İHL´li ve başörtülü öğrencilerin eğitim haklarının ellerinden alınmasına önayak oldular.
28 Şubat´ın kudretli(!)generallerini emekli olduktan sonra kendi şirketlerinde istihdam ederek, bir nevi cuntacılara ?minnet? borçlarını ödediler.
*
?Gezi olayları?na;
Göstericilere otel kapılarını açarak, ücretsiz internet hizmeti sağlayarak veya ?Ne sağcıyım ne solcu çapulcuyum çapulcu? şeklinde pankartlar açarak destek verdiler.
*
?17-25 Aralık darbe girişimi?ne;
FETÖ´den gelen ?tespih?lerin ve ?ananaslar?ın hatırına sessiz kaldılar. Sonra da, hiç utanmadan;
?Böyle bir ülkeye yabancı sermayenin gelmesi mümkün değildir? dediler.
*
7 Haziran seçimlerinden sonra koalisyon kurulması için Davutoğlu´na baskı yaptılar.
* Velhasıl!..
Yıllarca ekonomi dışında ota-bota, her konuya yorum yaptılar.

Şu anda Türkiye´nin en önemli meselesi ?ekonomik kriz? ve onların defalarca kapısını çaldıkları ?McKinsey? adlı ABD´li şirket iken, TÜSİAD´tan müspet yada menfi manada çıt dahi çıkmıyor!..
*
TÜSİAD´ın bu ketumluğu karşısında;
?İnsan gerçekten hayret ediyor!..? olsa da?
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan´ın, dün McKinsey´i kastederek yaptığı; ?Fikri danışmanlık da almayacağız? açıklamasından sonra, TÜSİAD´ın bu sessizlik orucunu daha fazla sürdürmeyeceği kanısındayım?




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —