Terörün Tarifi

Cevdet AKÇALI

Terörün Tarifi

Amerika´ya yapılan terör saldırısından sonra ortaya bir konu çıkmıştır: Terörle topyekun mücadele.

Geçen hafta Bruxel´de yapılan Güneydoğu Avrupa Paktı parlamenterler toplantısına katıldım. Bu toplantıda tartışılan konulardan bir tanesi, suistimal ve organize suçlarla mücadele konusuydu. Tabiatıyle, terörde organize suçlardan sayılıyordu.

Bütün konuşmacılar, Amerika´ya yapılan saldırıyı kınadılar, terörün bütün dünyanın karşılaştığı bir tehlike olduğunu belirttiler. Ayrıca terörle uluslararası işbirliği yapılmaksızın savaşılamayacağını belirttiler.

Ancak, toplantı sonrasında, yayınlanan tebliğde, klasik sloganlar dışında bir eylem planı veremediler.

Bununla beraber, toplantının bir bölümüne başkanlık eden Macar parlamenter Barsony, yaptığı konuşmada bir takım eylemler için tavsiyelerde bulundu. Dilerdim ki, bu tavsiyeler, kapanış bildirgesinde de yer alsın. Çoğu zaman olduğu gibi, bu tarz bildiriler, önceden hazırlanır, yuvarlak ifadeler kullanılır.

Bu noktaya işaret ederek, Sayın Barsony´ye şu ricada bulundum: Bu ifadeleri kapanış bildirisine de koyalım. Bana aynen verdiği cevap şu oldu: Artık çok geç...

Burada asıl anlatmak istediğim şey, Avrupa henüz terörün tarifini yapabilmiş değil ve bu tarife uygun bir mücadele yöntemi belirlemekte de yapabileceği bir şey yok.

Bu neden ileri geliyor? Bunun asıl sebebi, Batı ülkeleri kendilerine dokunmadığı müddetce başkalarına zarar veren terörle meşgul değil. Hatta başka ülkelerde yapılan terörü, kendi çıkarları için kullanmaktan da çekinmiyor.

Türk ve dünya medyasında oluşmuş yanlış bir kanaat var; Amerika´daki terör herkesin uyanmasına vesile oldu. Bütün dünya artık terörle savaşmakta işbirliği yapacaklardır.

Bu kanaat teorik olarak doğru çıkacaktır. Ancak bu hareketin somut sonuçlarını beklemek, büyük bir iyimserlik olacaktır.

Avrupa ülkelerinin çoğunda siz de terör yaratanlar, onların nazarında birer özgürlük savaşçılarıdır. Onlarla mücadele etmek yerine onlara yardım etmek gereklidir. Ve bu fikir maalesef, Avrupa´yı kasıp kavuran terör belasının güçlenmesine de, yayılmasına da sebep olmaktadır.

Avrupa Konseyi Hukuk Komisyonunda, terör yapan organizasyonlar sıralanırken, PKK´nın da bu listeye ilavesini istediğimiz zaman, teklifimizin aleyhinde konuşanların davranışları utanç vericidir. İspanyanın ETA teröristlerini Fransa uzun süre himaye etmiştir. Fransa´da terör yapanlar, İspanyada himaye görmüşlerdir.

Daha tipik bir örnek vermek gerekirse, Kuzey İrlanda´da terör ilk defa başladığı zaman, İngiliz İşçi Partisi, bunu iktidardaki Muhafazakar Parti aleyhine kullanmak istemiş ve Avrupa Konseyinde İrlanda için bir alt komisyon kurulmasını sağlamışlardır.

İngiliz İşçi Partisi üyelerinin iddiası, Kuzey İrlanda´da başlayan hürriyet mücadelesini, iktidardaki muhafazakar parti, halka zulmederek bastırmaya çalışmaktadırlar.

Kuzey İrlanda Alt Komisyonu kuruluşundan sonra ancak iki yıl çalışmış ve sonunda Kuzey İrlanda´daki hareketin bir kurtuluş savaşı olmadığı ortaya çıkınca, Alt Komisyon çalışmalarını durdurmuştur.

Bu tartışma böylece devam edeceğe benzemektedir. Ancak, her şeyden evvel terörün ne olduğu belirtilmeli ve bunun açık bir tarifi yapılmalıdır.

Yıllarca, Avrupa´da terör konusunda yapılan toplantılara katıldık. Burada ortaya koyduğumuz ve savunduğumuz bir tez vardır:

Her türlü demokratik haklar, sadece demokratik eylemler ve demokratik haklar kullanılarak elde edilebilir. Demokratik yollardan ayrılarak, silah kullanmak, sabotaj yapmak, sivillere, çocuk ve kadınlara zarar vermek onları öldürmek bir terördür.

Bunu yapanlar isterse kurtuluş savaşı veriyor olsunlar, isterse ulvi bir gaye için hareket ediyor olsunlar, öldürmeler, sabotajlar, tasvip edilemez. Bu hareketlerin tamamı insanlığa karşı işlenmiş suçlardır. Ve bu eylemin adı terördür.

Üstelik teröristler tarafından kullanılan metotlar, harp eden iki ordu arasında bile meşru kabul edilmemiş ve harp suçu olarak anlaşmalarla tescil edilmiştir. Harp eden iki ordunun yapmasına müsaade edilmeyen metotların teröristler tarafından kullanılmasının hoş karşılanması akıl alacak bir iş değildir.