Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Tarık Çelenk ile Sağduyu: İttihat ve Terakki gerçekte neydi? Arşivler ne söylüyor?

Sağduyu programında Tarık Çelenk’in konuğu, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi’nden Dr. Ender Korkmaz oldu. Korkmaz, İttihat ve Terakki’nin kuruluş sürecini 1908 Devrimi arşiv belgeleri ile ele aldı.

Tarık Çelenk ile Sağduyu: İttihat ve Terakki gerçekte neydi? Arşivler ne söylüyor?

Sağduyu programının bu bölümünde Tarık Çelenk, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi’nden Dr. Ender Korkmaz ile İttihat ve Terakki’nin kuruluşunu değerlendirdi. Korkmaz, İttihat ve Terakki’nin kuruluşuna dair yaygın anlatılara itiraz ederek, 1889’da Askeri Tıbbiye’de kurulan İttihad-ı Osmani Cemiyeti ile 1908 sonrası iktidar pratiği arasında doğrudan bir süreklilik kurulmasının sorunlu olduğunu vurguladı:

 

“1889’daki kurucu isimler, 1908 sonrasında İttihat ve Terakki içinde belirleyici değiller. İbrahim Temo kısa süre sonra ayrılıyor, Abdullah Cevdet etkisizleşiyor. Ahmet Rıza gibi figürler bile birkaç yıl içinde pasifize ediliyor. Bu yüzden İttihat ve Terakki’yi baştan sona tek bir bütün gibi okumak yanlış genellemelere yol açıyor.”

 

İ

“İttihat ve Terakki, sanıldığı gibi tek bir ideolojik hatta ilerleyen bir yapı değildi” diyen Korkmaz, İttihat ve Terakki’yi farklı dünya görüşlerinin aynı çatı altında bir arada bulunan zaman içinde de ciddi kırılmalar yaşayan bir hareket olarak tanımladı:

“İttihatçılık multi-ideolojik bir yapıydı. İçinde pozitivistler de vardı, dindar isimler de, gelenekçiler de. Biz bugün geriye dönüp baktığımızda bu çeşitliliği görüyoruz ama bu çeşitliliğin politikalara nasıl yansıdığını çoğu zaman ihmal ediyoruz.”

 

Osmanlıcılık ve Türkçülük

İttihat ve Terakki’nin Osmanlıcılık ve Türkçülük politikalarını ele alan Korkmaz, 1912’ye kadar İttihat ve Terakki’nin ağırlıklı olarak Osmanlıcı bir çizgide ilerlediğini, 1913 ve 1916 kongrelerinde ise merkeziyetçi politikaların sorgulanmaya başlandığını anlattı:

“1913 kongresinde ana dilde eğitim kararı alınıyor. 1916’da ise ‘bu kadar geniş bir memleketin aynı kanunlarla yönetilmesi abesle iştigaldir’ deniliyor. Bu, İttihat ve Terakki’nin 1908–1912 politikalarının da bir reddidir.”

Ender Korkmaz, İttihat ve Terakki’nin katı bir etnik Türkçülük yürüttüğü yönündeki yaygın kanaatin de arşivlerle örtüşmediğini belirtti. Kürt, Arap ve diğer unsurların cemiyet içinde etkin biçimde yer aldığını öne süren Korkmaz, “Babanzâde İsmail Hakkı bir Kürttür ama İttihat ve Terakki’nin resmi yayın organlarında başyazarlık yapmıştır. Kürtçe ve Türkçe yayınlara yazılar yazmıştır. Kurumsal düzeyde buna bir engel ya da cezalandırma yoktur” dedi.

 

Kaynak: medyascope.tv



Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


YAZARLAR

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

HABERLER