Suriye’nin başına Sezar kesilmek ve mali ilhak

Fehim Taştekin'in yazısı

Suriye’nin başına Sezar kesilmek ve mali ilhak

 

İdlib’de Şam Bank gururla Türk banknotları ve bozuk para torbalarını sergiliyor. HTŞ’nin yasama organı “Genel Şura Meclisi”, 10 Haziran’da Türk Lirası'na geçişe onay vermiş. Örgütün yürütme organı “Kurtuluş Hükümeti” maaşların artık Türk Lirası ile ödenmesini karara bağlamış. Türkiye’nin kontrol ettiği bölgeleri Türk Lirası'na geçirme hamlesi bir kopuş sürecidir.

Kılıcın hükmü neyse paranınki de odur. Para basan devlettir. En kadim ahkâmdır ya bu. Toprağı, ordusu ve parası varsa hüküm onundur.

Türkiye, Türk Silahlı Kuvvetleri ve müttefik milis güçleriyle birlikte tuttuğu Suriye’nin kuzeyindeki ceplere bir haftadır Türk Lirası’nı ikame ediyor. Komşu dar boğazda, ABD dirseğini dayamış, nefes alamıyor. Fırsat bu fırsat Suriye’nin koparılmış topraklarında geri kalmış yegâne hüküm emaresi Suriye Lirası’nı da bitirelim diyorlar!

Peşinen söyleyelim; bu bir mali ilhaktır.

Dört askeri hareketle Suriye’nin toprakları zaten çevrilmiş, kentlerine kaymakamından valisine kayyumlar atanmış, yerli ortaklarla birlikte camiler Diyanet’e, sağlık kuruluşları Sağlık Bakanlığı’na, güvenlik Türk polis teşkilatına, posta-havale PTT’ye hasredilmiş, parkların caddelerin adları Türk önderleriyle değiştirilmiş, her kapının başında bir ÖSO bir de Türk bayrağı asılmış. Fiili ilhak sürecinde geriye kalmış bir pazar; varsın Suriye piyasası Türk Lirası görsün. Schengen olmadı ama en parıltılısından “Türk Lirası Bölgesi” şahlansın!

Düşlerini kurdukları Osmanlı, kentlerine gelen koyunun, peynirin, darının ve arpanın cinsini, adedini, kilosunu zapt eder resmi evraka geçirirmiş. Bugün arşivlerimizde korunuyor bu ciddiyet.

Her türden milisin beylik çattığı Azez’de, Cerablus’da, Sermada’da, El Bab’da, İdlib’de Türk Lirası balya olmuş, çil çil çuval olmuş. Zaptı nedir? Var mı bilen? Ne hacet.

Dahası BM Güvenlik Konseyi’nin buyruğu gereği T.C. Bakanlar Kurulu kararıyla terör örgütleri listesine alınmış Heyet Tahrir el Şam’ın (HTŞ) kasasına Türk Lirası konulmuş. Terör örgütüyle bankacılık oyunu! Müthiş! Gocunan? Yok.

İdlib’de Şam Bank gururla Türk banknotları ve bozuk para torbalarını sergiliyor. HTŞ’nin yasama organı “Genel Şura Meclisi”, 10 Haziran’da Türk Lirası’na geçişe onay vermiş. Örgütün yürütme organı “Kurtuluş Hükümeti” maaşların artık Türk Lirası ile ödenmesini karara bağlamış. HTŞ’nin ‘ekonomi bakanı’ Bassel Abdülaziz tüccarlar ve döviz bürolarına emir salmış: “Bütün kurtarılmış bölgelerde Suriye Lirası’nın yerine Türk Lirası kullanılacak.”

Çarşı pazarda fiyatları Türk Lirası ile belirlenmiş. Ekmeğin fiyatı cinsine göre 1, 1.5 ve 2 TL mesela. HTŞ’nin petrolü tekeline almak için kurduğu Watad pompalarda benzin ve mazotun litresini 3.7 TL olarak asmış.

Türkiye’nin kontrol ettiği bölgeleri Türk Lirası’na geçirme hamlesi bir kopuş sürecidir. Antep merkezli ‘Suriye geçici hükümeti’ aksini söylüyor. Hükümetin ekonomi ve maliye bakanı Abdülhakim el Masri, “Rejim düşene kadar Türk Lirası geçerli olacak. Türk Lirası’nın tedavüle girmesi toprakların bölünmesi anlamına gelmiyor” iddiasında. Kendisi ya da hükümetinin Suriye’de ya da bu ülkenin geleceğinde bir kıymet-i harbiyesi varmış gibi!

Bölücülük ve Amerikan işbirlikçiliği ile suçlanan Kürtlerin liderliğindeki Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi başka bir para birimine geçmeyi reddediyor. Gerekçesi aynen şöyle: “Biz Suriye Lirası kullanıyoruz. Suriye’den ayrılma gibi bir düşüncemiz de yok. Biz Suriye’nin parçasıyız.”

Muhaliflerin bu tutuma yorumu basmakalıp: “Rejime destek oluyorlar.”

Fırsata çevrilen krizler ninni gibi geliyor. Hele bu macera sınırların ötesindeyse kaygılanmaya da gerek yok! Muhalefeti dahil Türk siyaseti kesinlikle yüksünmüyor. Nasıl bir hazdır Suriye’nin çöküşüne omuz üstüne omuz vermek! Kendi vatandaşını Türk Lirası’nda tutamazken Suriyelilere “TL’ye geçin” demek.

Afrin, Azez, el Rai, Marea, Cerablus, El Bab, Ras’ul Ayn ve Tel Ebyad gibi yerlerde açtığı PTT’nin toplam 11 şubesi bu iş için aracı. Bölgedeki milis ve görevlilerin maaşlarını PTT şubelerinden Türk Lirası cinsinden ödemenin ötesinde bir pompalama var. Türk Lirası neyin karşılığında piyasaya sürülüyor? Hibe edilmediğine ve Suriye Lirası’yla değiştirilmediğine göre geriye bir seçenek kalıyor: Piyasadan dolar toplamak. Bölgeler arasındaki kur farkı biraz fikir veriyor. Son birkaç gündür tekrar yükselişe geçen kur tablosunda Şam ve Halep’te 2700-2800 Suriye Lirası’na satılan 1 dolar İdlib’de 3500-3700’den işlem görüyor. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin kaynaklarına göre bazı İdlibli tüccarlar ve simsarlar ellerindeki Suriye Lirası’yla Suriye hükümetinin kontrolündeki bölgelerde dolar topluyor. Bu paralar İdlib’de Türk Lirası’na çevriliyor. Türkiye’ye havadan döviz girdisi, Suriye açısından ise krizin derinleşmesine müthiş bir katkı.

Fakat bu hamlenin ayağının takılacağı çıkıntılar da yok değil. Türkiye’ye bağımlı hale gelen savaş ağaları ve yerel hakim güçler TL lehine belli ölçülerde dayatmalarda bulunabilirler. Fakat piyasanın tamamen TL’ye geçmesi dayatmayla olacak iş değil. “Kurtarılmış bölgeler” dedikleri yerlerde Suriye devletinden maaş alan memurlar var. Yani ellerine Suriye Lirası geçiyor. İkincisi ve daha önemlisi bu bölgenin ekonomisi savaş koşullarına rağmen önemli ölçüde Suriye’nin diğer bölgeleriyle bağlantılı. İdlib özelinde ‘Kurtuluş Hükümeti’nin verdiği rakamlara bakarsak tablo şu: 2019’da İdlib’e giren malların yüzde 5’i devletin kontrol ettiği bölgelerden, yüzde 95’i Türkiye’den geldi. Buna karşın İdlib’den çıkan ürünlerin yüzde 90’ı devletin kontrolündeki bölgelere, yüzde 10’u Türkiye’ye gitti. Türkiye’nin gümrük rejimi ithalatı zorlaştırdığı için İdlib’de üretilen ürünlerin satılabileceği yegâne yer hala Suriye kentleri.

Yani Türk Lirası’nın tedavülde kalabilmesi için çarkın TL üzerinden dönmesi gerekir. Bu da ticaretin ağırlık noktasının Türkiye’ye kaymasını, Suriye’de üretilen ürünlere Türkiye kapılarının ardına kadar açılmasını gerektiriyor.

Muhaliflerin kurduğu Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, “Türk Lirası’nın Suriye Lirası’nın yerine piyasaya sürülmesiyle sanki Türkiye, Suriye’nin kuzeyinde Türk destekli gruplar ve HTŞ’nin kontrol ettiği bölgeleri ilhak ediyor” tespitinde bulunuyor. Haksız mı? İlhak fikrinin nasıl keyif verdiğini de özel sohbetlerden pekâlâ biliyoruz.

Sezar Yasası çerçevesinde Suriye’yi açlığa sürükleyecek Amerikan yaptırımları bugün devreye giriyor. Yaptırımları fırsata çeviren ve Suriye’yi bölünmeye götüren aktör olarak tarihe geçmek de AKP iktidarına nasip olacak.


Fehim Taştekin kimdir?

İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu. Gazeteciliğe 1994’te muhabir olarak başladı. Yeni Şafak, Son Çağrı, Yeni Ufuk, Tercüman, Radikal ve Hürriyet gazetelerinde çalıştı. Bir dönem Ajans Kafkas’ın kurucu editörü olarak Kafkasya üzerine çalışmalar yürüttü. Kapatılıncaya dek İMC TV’de dış politika programları yaptı. Gazete Duvar ve Al Monitor’da köşe yazılarına devam ediyor. “Suriye: Yıkıl Git, Diren Kal”, “Rojava: Kürtlerin Zamanı” ve “Karanlık Çöktüğünde” adlı kitaplara imza attı.