Tarih: 02.11.2019 15:11

SURİYE SAVAŞINDAN SERVET KAZANAN ADAMLAR

Facebook Twitter Linked-in

Ekonomi ve iş dünyasına yönelik haberler yapan İngiliz gazetesi Financial Times’ın Ortadoğu muhabiri Chloe Cornish'in yayınladığı 'Suriye savaşından servet kazanan adamlar' başlıklı makalenin özeti, Evren Serbest'in tercümesiyle Fikir Turu'nda yayınladı.

İşte o makale:

“Bu yaz Suriyeli iki erkek kardeş bir Avrupa seyahatine çıktı. Fakat onların hikayesi, ülkelerinde sekiz yıldır devam eden ve tahminen yarım milyondan fazla insanın hayatına mal olan savaştan kaçabilmek için yola çıkan pek çok Suriyelinin yaptığı gibi, lastik bir botun üzerinde Ege Denizi'ni geçip bir Yunan adasına ulaşmaya çalışarak başlamadı. Önce uçakla Cannes'a inen, sonra da yola Ferrari'leri ile devam eden kardeşler, abartılı harcamalarını sosyal medyada gözler önüne sererken, tatillerini partileriyle meşhur Yunan adası Mikonos'a geçerek taçlandırdı. Muhammed ve Ali, Suriye'nin en zengin adamı ve aynı zamanda Devlet Başkanı Beşşar Esad'ın da kuzeni ve çocukluk arkadaşı olan Rami Mahluf'un oğulları.”

...Chloe Cornish tarafından kaleme alınmış makale, işte bu cümlelerle başlıyordu.

"ADI GEÇEN KİMSE KONUŞMAK İSTEMEMİŞ"

Cornish kapsamlı haber analizinde, Suriye Savaşı'nın yarattığı ekonomiyi, savaş sırasında servetine servet katanları, gözden düşenleri, savaşı fırsata dönüştüren yeni zenginleri, ne tür işler yaptıklarını, bağlantılarını ve sistemin yürümesini sağlayan kilit ismi tüm detaylarıyla anlatıyor, önemli iddiaları ortaya koyuyor. Haberde adı geçen isimlerden hiçbiriyse gazeteciyle görüşmeyi veyahut haberde geçen iddialar hakkında yorum yapmayı kabul etmemiş.

Cornish'in Suriye ekonomisine dair çizdiği genel tablo çarpıcı. İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana yaşanan en büyük göç hareketine yol açan, Suriye'deki iç savaş, 12 milyondan fazla insanı yerini yurdunu terk etmeye mecbur bıraktı, ülkenin sosyal dokusunu bozdu, ekonomisini alt üst etti. 2015 yılı itibariyle Suriyelilerin yüzde 80'inden fazlası yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Muhabirin aktardığına göre, Şam'da insanlar bir yandan elektrik ve gaz kesintileri ile mücadele ederken, diğer yandan da devlet tarafından dağıtılan yemeklik yağ ve ekmek için kuyruklarda saatlerce bekliyor, bazılarıysa ayda sadece bir kez et alabiliyor.

SURİYE: DÜNYADA YOLSUZLUĞUN EN YAYGIN OLDUĞU İKİNCİ ÜLKE

Savaş, orta sınıfı yok ederken, kimi zenginleri zenginleştirmiş, yoksullarla aralarındaki uçurumu da büyütmüş. Savaş öncesinde 60 milyar dolar seviyesinde olan gayrisafi yurtiçi hasılanın 2016'da 15 milyar dolar seviyesine gerilediği tahmin ediliyor. Ülkede işgücü ciddi şekilde azalmış durumda. Rüşvetse alıp başını gitmiş, Uluslararası Şeffaflık Örgütü'ne göre, Suriye, dünyada yolsuzluğun en yaygın olduğu ikinci ülke.

Fakat her savaşta olduğu gibi burada da kazananlar var. İşte Suriye Savaşı'nın çok bilinmeyen yüzünü ‘savaşın kazananlarını' anlatan haber analizin özeti:

"ZENGİN ve SAVAŞ TÜCCARLARINDAN OLUŞAN YENİ BİR SINIF"

Sanayici bir aileden gelen Halepli iş adamı Mazen, zengin savaş tüccarlarından oluşan yeni bir sınıfın ortaya çıktığını söylüyor. Eskiler bunlara “yeni yüzler” adını veriyor. “Nasıl para kazanıyorlar, bilmiyoruz. Bazen kendimize acaba biz mi yanlış işteyiz, diye soruyoruz” diyor Mazen.

Bu kesim, amiyane tabirle ülke ekonomisinin iliğini kemiğini sömürerek bir servet kazandı. Yerle bir olan şehirlerden çalınan inşaat demirlerini eritmekten uluslararası yaptırımlar kapsamında yasaklanmış petrol anlaşmalarına aracılık etmeye, yardım çalışanlarına otel odası satmaya kadar, paranın izini sürerek bugünün Suriyesinin karanlık işlerine ulaşmak mümkün.

"REJİMİN AYAKTA KALMASINI SAĞLAYAN UNSURLAR"

Ciddi şekilde zenginleşen bu kesimler, ülkenin geri kalanı yerle bir olduğu halde, ticaret ve petrol akışının devamlılığını sağlayarak ve rejim yanlısı milislere maddi kaynak sunarak, rejimin ayakta kalmasına da yardımcı oldu.

1971 yılında iktidara gelen Esad ailesi, o tarihten bu yana Suriyeli seçkinlerle muhtelif ittifaklar içine girdi. Hafız Esad ve başında bulunduğu Baas partisi döneminde Suriye sosyalist bir ülkeydi. Çevresine topladığı partililer de çoğunlukla kendisi gibi Alevi askerlerden oluşuyordu.

2000 yılındaysa, Şam'daki devlet başkanlığı sarayının anahtarlarını eline alan Beşşar, babasının uzak durduğu Batılı hükümetler nezdinde ülkesini daha cazip hale getirecek değişiklikler yapmakla işe başladı.

2000-2011 yılları arasında binin üzerinde kanun ve kararname çıkararak, ekonominin dışa açılmasını sağlayacak neoliberal bir program ortaya koydu. Geleneksel imalat sektörü bir kenara bırakılarak hizmet ve emlak sektörlerine yatırım yağdırılırken, 2005-2010 arasında gayrisafi yurtiçi hasıla iki kat arttı.

"BÜYÜME İLE BİRLİKTE YOKSULLUK DA ARTTI"

Ancak yeni ekonomide fırsatlar eşit dağıtılmamıştı. Büyüme iki katına çıkarken, yoksulluk sınırının altında yaşayan Suriyelilerin sayısı da aynı nispette arttı. Beşşar, kendi seçkinlerinin elinde daha da büyük bir ekonomik güç toplanmasına neden oldu.

Devamı >>>




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —