Suçu saz çalmak mıymış!

Akif Beki Yazdı;

Suçu saz çalmak mıymış!

Belediyenin üstlendiği ücretsiz halk konseriymiş, parasıyla gidilen biletli organizasyonmuş bakılmıyor.

Kah iktidar belediyesi, kah valilik; kimin eli yetişirse o iptal ediyor.

Elin uzanmadığı konserlerse linç mangalarına havale. “İptal de iptal” diye tutturuyorlar.

Aynur Doğan linci, Ahmet Kaya’yla aynı maddeden. 2013’te Şivan Perwer’le Diyarbakır’da Megri Megri’ye ağlayanlar, Aynur’un 2011’deki bir Almanya konserine takmış. Öcalan posteri varmış.

AK Partili Hüseyin Çelik hatırlatmıştı, o tarihlerde Aynur Doğan, Başbakan Erdoğan’la toplantıya çağrılıp övgü alan sanatçılar arasındaydı.

Bu ne ki! Heykelini dikmekten söz edilen, “sayın” diye bahsedilen Öcalan’la ‘Çözüm Süreci’ dönemiydi. Anadolu Ajansı’nın bile Kandil’de basın toplantısı izlediği dönem.

2013 tarihli şu unutulmuş fotoğrafa dikkatlice bakın. Bakalım terör örgütü yöneticisi Karayılan’a tutulan mikrofon logolarını, bir yerden çıkarabilecek misiniz...

Melek Mosso’ya gelince, ahlaksızlığı özendirmekten sakıncalı listesine giriyor.

Gören de şarkı, türkü söylemiyor, yerli ve millilik şampiyonu bir ekranda ‘reality show’ sunuyor zannedecek.

Sanırsınız ki “karı koca canlı yayında birbirine girdi, çocuklarının babasının sütçü olduğunu yüzüne itiraf etti, şok gerçek” anonslarıyla reyting cazgırlığı yapıyor, o da Anadolu irfanını dejenere edip yozlaştırıyor.

Nasıl bir ahlaksa, reyting canavarı şov programlarıyla bozulmuyor, konserle bozuluyor.

Metin-Kemal Kahraman, Niyazi Koyuncu, Mem Ararat, Apolas Lermi diye uzayıp gidiyor sakıncalılar listesi.

Ve hayır, Kürtçe müzik yasağından değil. Öyle olsa sakıncalılar listesine Kayserili, Karadenizli isimler girmezdi. TRT Kürdi de çoktan kapatılırdı. Oysa stranları halaylarıyla hala yayında.

Demek ki garez, Kürtçe müziğe değil. Kimin söylediğine göre değişiyor.

Amaç da ahlak, güvenlik bahanesiyle çıngar koparıp Altılı Masa’yı sabote etmek gibi duruyor.

Milliyetçi damarlarına basılarak, muhafazakar hassasiyetleri kaşınarak tepkiye zorlanıyorlar.

Araları açılacak, CHP ile İYİ Parti bir arada duramayacak, Saadet’le Gelecek ve DEVA uzaklaşacak, masa dağılacak. Planlıysa hesap budur.

HDP seçmenini kızdırmaları, küstürmeleri için de sıkıştırılacaklar.

Maksat bağcıyı dövmek değil de üzüm yemek olsaydı, Harbiye’de konser verdiriyor diye Aynur üzerinden İmamoğlu topun ağzına konmazdı.

Görünüşte kimi ahlaka, kimi kamu güvenliğine ama hepsi ‘yerli milli’liğe, yani iktidara aykırılıktan hedef.

Ahmet Kaya’nın “Kod adı Bahtiyar” şarkısındaki absürtlüğe gelip dayanıyor yine:

Kayseriliymiş, Karadenizliymiş ya da “Diyarbakırlıymış, adı Bahtiyar/Suçu saz çalmakmış öğrendiğim kadar...”

İSRAİL'E FİLİSTİN'DEN BAĞIMSIZ YAKLAŞMA FORMÜLÜ

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, tarihi İsrail ziyaretini tamamladı. Oldukça başarılı geçtiği söyleniyor.

Çavuşoğlu, önden Filistin’e uğramış, mevkidaşı Maliki ile basın toplantısında konuşmuş, yanlış anlamamaları için şu teminatı vermişti:

“Filistin davasına desteğimiz, İsrail’le ilişkilerimizin seyrinden tamamen bağımsızdır.”

Dış politika uzmanı bir dostum, bu zekice formülasyonun başka alanlardaki yansımasını şöyle özetliyor:

“İsrail’le normalleşme Filistin’den bağımsız, NATO ile gerilim Rusya’dan bağımsız, enflasyon faizden bağımsız, fakirlik de ekonomi yönetiminden...Alın size tam bağımsız Türkiye.”

Filistin, NATO, enflasyon ve fakirleşen halk da ‘evet’ diyorsa süper buluş billahi. Hangi siyasetçiye nasip olmuş, var mı bundan ala formül!