?Sokak kabadayısı´ ağzıyla konuşana nasıl karşılık verilmeli?

Selahaddin Eş Çakırgil- 14.02.2018

?Sokak kabadayısı´ ağzıyla konuşana nasıl karşılık verilmeli?

Muhalif siyasetçilerden KK´yı dün dinlerken, 1950-60 arasındaki Adnan Menderesdöneminin en seçkin bakanlarından birisi olan (rahmetli) Tevfik İleri´nin, Yassıada´da, ?Yüksek Adalet Divanı´ isimli düzmece ihtilal mahkemesinde yargılanırken söylediği, ?Allah bu memlekete CHP gibi bir muhalefet partisini bir daha göstermesin..´ sözünü hatırladım, acı çektim ve de utandım. 

O kadar frensiz, sınır tanımaz ve tam bir ?sokak kabadayısı ağzı´ ile yapılan o konuşmadan sonra, bir de ülkede birlik, barış ve huzur içinde yaşamak ümidinden söz eden de aynı kişi olmaz mı? Her türlü karşıt fikirli kişi ve grupların olmasına tahammül edilebilir; ama bu kadar seviyesiz bir siyasetçinin var olmasına, asla..  

***

Siyasetçiler polemiği severler.. Ama bunun da asgarî bir kuralı ve ahlâkı olmalıdır. Her ülkede, siyasî mücadele içinde olanlar arasında şiddetli tenkitler, eleştiriler, atışma sataşmalar olur, ama siyasetçilerin ağızlarını, dillerini frenlemeyi en başta gelen ayarlamalardan birisi olarak bilmeleri gerekir. Bu kişi ise öyle bir kaygı taşımadığını bir daha sergilemiş oldu. Çünkü,?siyasî partiler iktidarı ele geçirmek için vardırlar, iktidarı ele geçirebilmek için de her yol mubahtır.´ gibi anlayışa sahip olduğu bilinmiyor değil.. 

Bu kişiye cevabı, o frensizce saldırdığı Tayyip Erdoğan değil, hattâ AK Parti sözcülerinin bile aynı uslûb için de karşılık vermemesi gerekir. Gerçi o kadar saldırgan bir kişinin ağzının payını vermek isteyenlerin olması da tabiîdir, ama yine de aynı seviyesizliğe düşmekten olabildiğince kaçınılmalıdır herhalde.. Çünkü bayağılıkta yarışmak da bir başka bayağılığı doğurur. 

***

Anlaşılıyor ki, bütün umudunu ülkede gerilim siyaseti takip etmeye bağlamış, hem şahsî ikbali ve hem de kulu-kölesi olduğu resmî ideolojinin ayakta kalabilmesi için, başka bir çare göremiyor. Hele de son zamanlarda, İstanbul İl başkanlığına bizzat destekleyerek getirdiği kişi ve ayrıca, Genel İdare Kurulu´na kendi listesinden seçtirdiği benzerlerinin yaptıkları açıklamalar ve sosyal medyada dile getirdikleri görüşler, tam da böyle bir hedefi gözetlediğini ortaya koymaktadır. Son olarak da, yanına yardımcı olarak aldığı isimlerden birisinin, 10 yıl öncelerde, hangi tahrikçi kitle eylemlerini nasıl ve hangi darbeci odaklarla birlikte tertiplediği hatırlanacak olursa, bu kişinin dünkü konuşması, o tahrikçi kişiye de ?Yürü, aslanım benim..´ havasında bir yol açıştır. 

Onun Cumhurbaşkanına hitaben kullandığı şu ifadeler, hangi Cumhurbaşkanı´na karşı kullanılabilmiştir? 

?Kalkmış bana şeref ve namustan bahsediyor. Kimse kusura bakmasın, şeref ve namus yoksunu bir insan şeref ve namustan bahsedemez. (?) Dünyanın en korkak adamı... Sen Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en korkak adamısın..(?) Sorduğum sorulara şeref ve namus sahibiysen cevap verirsin. (?) Benim önüme çıkmaktan korkuyor. Her firavunun bir Musa´sı var. O firavunun Musa´sı da benim...´

Sonra da,?Devletin varlığı ve ülkenin bekası her şeyin üzerindedir. (?)´ diyor. 

***  

Bu kişi, HDP milletvekillerinden bazıları da tutuklandığında sesini çıkarmazken, kendi partisinden bir milletvekili hakkında, ?devletin gizli belge ve sırlarını ifşa etmek´suçlamasından dolayı mahkûmiyet kararı verilip tutuklanması üzerine, arkasına binlerce taraftarını da alarak, Ankara - İstanbul arasındaki yüzlerce km´lik yolu yaya yürüyerek ülkeyi germek istediğinde, ona engel çıkarılmaması için her türlü mülâyemet gösterilmiş ve onun gerilim oluşturmak niyeti de semeresiz kalmıştı. 

Şimdi de, onun oyununa gelinmemeli ve konu, sadece bir iç siyaset mücadelesi olarak ele alınmamalı; bu şirret muhalefet anlayışını dışardan hangi odakların nasıl desteklediği de gözden ırak tutulmamalıdır. 

***

Geçmişte Tayyip Bey, başbakanlık döneminde, bu gibi ağır saldırılara, ?Biz bunun cevabını vermesini biliriz ama aldığımız terbiye buna müsaade etmiyor´ diyerek çalıyı dolanmak zorunda kalıyor ve iyi de yapıyordu. Şimdi de aynı yol takip edilmeli, herhalde.. Bu, çekinmekten dolayı değil, oyunu bozmak içindir.