Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) Direktörü Rami Abdurrahman, Demokratik Suriye Güçleri’nin (DSG) çekildiği bölgelerde aşiretlerin petrol kuyuları için güvenlik güçleri ile çatışmaya başladığını vurgulayarak, bölgedeki "ganimet" anlayışının kaosu derinleştirdiğini söyledi.
Abdurrahman, Rûdaw’a yaptığı açıklamalda Suriye’nin doğusundaki son gelişmeleri ve Kobani’de derinleşen insani krizi değerlendirdi.
Petrol kuyuları için aşiretler arası çatışma
Fırat’ın doğusunda Demokratik Suriye Güçleri’nin (DSG) çekilmesiyle başlayan otorite boşluğuna değinen Rami Abdurrahman, "Aşiretlerin kontrolü altında çok sayıda petrol kuyusu var ve DSG bu bölgelerden çekilir çekilmez buralar için çatışmalar başladı. Silahlı aşiret yapıları bu kuyuları 'ganimet' olarak görüyor” dedi.
2012 yılından bu yana aşiret reislerinin bu kuyuları halkın yararına değil, kendi çıkarları doğrultusunda kullandığını ifade eden SOHR Direktörü, “Şimdi devlet buraya güç kullanarak girmek isterse kiminle çatışacak? Rejim yanlısı aşiret milisleriyle mi?" ifadelerini kullandı.
Abdurrahman ayrıca, Suriye’nin günlük 1 milyon varil petrol ürettiği iddialarının gerçeği yansıtmadığını, ülke tarihinde bu rakamlara hiç ulaşılamadığını ve güvenliğin olmadığı bir bölgeye yabancı yatırımcıların gelmesinin imkânsız olduğunu dile getirdi.
Kobani’de Abluka ve Mülk Yağmalaması
Kobani’deki duruma ilişkin eleştirilerde bulunan Abdurrahman, 29 Ocak’taki anlaşmalara rağmen ablukanın sürdüğünü ve halkın” ilaçsız bırakılarak açlığa mahkûm edildiğini” söyledi.
Suriye Savunma Bakanlığı’na bağlı milislerin Kürt köylerine girerek halkın mülklerini yağmaladığını belirten Abdurrahman, "Milli birlikten bahsedenlerin, Kürtlerin evlerini talan etmesi kabul edilemez. Tıpkı 2018’de Efrin’de olduğu gibi yağma anlarını kayda alıyorlar. Bu bir işgalci zihniyetidir" dedi.
Abdurrahman, Kobani’deki kuşatmanın sadece birkaç insani yardımla geçiştirilemeyeceğini, eğer ciddiyet varsa ablukanın tamamen kaldırılması gerektiğini vurguladı.
Halk ekmek ve su kuyruğunda yaşam mücadelesi veriyor
Bölgeden gelen son bilgilere göre, Kobani halkı temel ihtiyaçlara erişimde büyük zorluklar yaşıyor.
Binlerce sivil, günlük ekmek ihtiyacını karşılayabilmek için uzun fırın kuyruklarında bekliyor.
Şehirde elektrik kesintileri nedeniyle hayat karanlığa gömülürken, içme suyu krizi de her geçen gün ağırlaşıyor.
Yerel heyetlerin Halep’teki güvenlik yetkilileriyle temas kurarak durumun iyileştirilmesi ve göç edenlerin dönüşü için görüşmeler gerçekleştirdiği bildirilse de, sahadaki halkın öncelikli talebi uluslararası toplumun baskısıyla ablukanın derhal son bulması yönünde.
Kaynak: rudaw.net

