Satın alma gücüyle refahı ölçmek

Bir refah artışımız var, ama bu refah artışının, gelir dağılımı bozukluğu nedeniyle, herkes tarafından aynı ölçüde hissedilmediğini ve ortalamayı yansıttığını da söylemeliyiz.

Satın alma gücüyle refahı ölçmek

İktisatçı yazar Ahmet Ulusoy yazdı;

Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH), bir anlamda Milli Gelir, belirli bir dönemde bir ülkede üretilen nihai mal ve hizmetlerin piyasa fiyatı ile parasal değeridir. Ülkelerin ekonomik büyüme rakamları da GSYİH’deki değişim ile ölçülür.

GSYİH ülkeler arasındaki büyüklükleri saptamak ve refah düzeyiyle ilgili kıyaslama yapmak için kullanılan önemli bir göstergedir.

Kıyaslamalarda kullanılan diğer önemli bir gösterge ise kişi başına düşen milli gelirdir.

Ancak bu iki gösterge de ülkelerin yaşam maliyetlerini (pahalılığı) ve enflasyon oranlarındaki farklılıkları yansıtmaz.

Bu eksikliği gidermek için satın alma gücü paritesi (SGP) geliştirilmiştir.

**

Satın alma gücü paritesi standart bir mal ve hizmet sepetinin farklı ülkelerdeki fiyat oranı olarak tanımlanmaktadır.

Bu sayede ülkeler arası fiyat düzeyi farklılıkları giderilir ve uluslararası anlamda gerçek fiyat ve hacim karşılaştırmaları yapılabilir.

SGP’nin kullanım amacı ülkelerin yaşam kalitesini ölçme, kıyaslama yapma (nitelik) iken; GSYH daha çok ülkelerin ekonomik büyüklüklerini karşılaştırma (nicelik) amacıyla kullanılmaktadır.

Bu yazıda özet verilerden hem SGP hem de GSYH gelişmelerini dikkate alarak Türkiye’nin son yıllardaki refah gelişimi değerlendirmesini yapacağız.

**

SGP, tüm ülkeler aynı para birimini kullanırsa bir ürünün dünya genelinde size ne kadara mal olacağını gösterir. Başka bir deyişle, bir para biriminin başka bir para birimiyle aynı satın alma gücüne sahip olması için değiştirilmesi gereken orandır.

Satın alma gücü paritesinin, kişi başına milli gelirden farkı, ülkeler arasındaki fiyat farklılıklarını ortadan kaldırarak gelirin satın alabilme gücünü ölçmesidir.

Satın alma gücü paritesi basitleştirmek için bir mal üzerinden “Big Mac” endeksiyle de gösterilmektedir. Bu endeks farklı para birimlerinin satın alma gücünü farklı ülkelerdeki Big Mac’in fiyatlarıyla karşılaştırmaktadır. Şöyle ki; ABD’de satılan Big Mac’in fiyatı baz alınmakta ve diğer 55 ülkede Big Mac fiyatı dolara çevrilerek, ülkeler arasında satın alma gücü farklılıkları gösterilmektedir.

2021 fiyatları ile baz alınan hamburgerin fiyatı ABD’de 5,66 dolar iken, Türkiye’de 2 dolar. Yani, Türkiye’de 5,66 dolara 2.6 hamburger alabiliyoruz demektir. Öyleyse, Türkiye’de satın alma gücünün daha yüksek, yaşam maliyetlerinin daha düşük olduğunu söyleyebiliriz.

**

Tek bir mal sepeti gerçekçi ve sağlıklı bir yorum yapmak için yeterli değildir.

Dünya Bankası, dünyanın her ülkesi için SGP hesaplamaktadır.

Bu hesaplamalarda baz (referans) ülke olarak ABD alınmakta ve ona kıyasla SGP düzeylerini gösteren bir ölçek sağlanmaktadır.

ABD’deki bazı mal ve hizmetlerin oluşturduğu bir sepetin değeri hesaplanır. Sonra bu sepetin bir başka ülkede kaç para ettiği bulunur.

Bulunan bu değer dolara dönüştürülür. Ve o ülkenin SGP’ye göre GSYİH değeri hesaplanmış olur.

**

Bu kısa tanımlamalardan sonra Türkiye özelinde Milli Gelir (GSYH) ve SGP’ye göre global ve kişi başı gelir değişmelerine göz atalım.

Dünya Bankası (DB) hesaplamasına göre 2012 yılında 880 milyar dolar ile dünyada en yüksek milli geliri olan ülkeler arasında 17. sıradayken, 2020 yılında 720 milyar dolar ile 19. sıraya gerilemişiz.

Yine, Dünya Bankası verilerine göre; kişi başına gelirde 2012 yılında 11.795 dolar ile 65. sırada iken 2020 yılında 8.538 dolar ile 73. sıraya gerilemişiz.

Türkiye’nin Milli Gelir büyüklüğü hem global hem de kişi başına düşen gelir anlamında dolar cinsinden gerilemiştir. Bu gerileme refah düzeyindeki azalmadan ziyade dolar kurunun aşırı artışından kaynaklanmıştır (TCMB’nin açıkladığı Reel Kur Endeksi'nin 100 olması gerekirken ilk defa 60 sınırının altına inmesi de bunu net yansıtmaktadır). Çünkü, 2012-2020 döneminde reel ekonomik büyüme yıllık yüzde 4,5’ler civarında seyretmiştir.

**

Yine, Dünya Bankası hesaplamalarına göre Türkiye, SGP’ye göre 2012 yılında 1.539 milyar dolar ile 15. sırada yer alırken, 2020 yılında 2.432 milyar dolar ile 13. sıraya yükselmiştir.

Kişi başı olarak hesaplanan SGP’ye göre ise 2012 yılında 20.620 dolar ile 53. sırada yer alırken, 2020 yılında 27.780 dolar ile 48. sıraya yükselmişiz.

Yani, satın alma gücü paritesine göre son 9 yılda genel refahımız artmıştır.

**

Özetlersek; bir ülkenin refah artışının ölçüsü reel GSYH’nın seyridir. Son 9 yılda GSYH’mız yıllık ortalama yüzde 4,5 artmıştır.

Yerel para cinsinden ürettiğimiz milli geliri dolara çevirip karşılaştırma yaptığımızda ise incelenen dönemde, dolar kurunun aşırı artışı nedeniyle, milli gelirimiz gerilemiştir.

Buna karşılık, daha gerçekçi refah düzeyi ölçüsü olan satın alma gücü paritesine göre de incelenen 2012-2020 döneminde refah düzeyimiz artmıştır.

Bu refah artışının, gelir dağılımı bozukluğu nedeniyle, herkes tarafından aynı ölçüde hissedilmediğini ve ortalamayı yansıttığını da söylemeliyiz.