Tarih: 22.05.2019 14:42

Şapka ve seçimler

Facebook Twitter Linked-in

2017 yılının sonlarıydı. CHP milletvekili Tuncay Özkan büyük bir heyecanla konuşuyordu. Dünyanın değiştiğinden, değişime ayak uydurulmasının elzemliğinden falan bahsediyordu. Salondaki dinleyiciler de konuşmayı çılgınca alkışlamaktan geri kalmıyorlardı, ellerindeki Atatürk posterlerini sallayarak.

Şöyle diyordu Batı yanlısı konuşmacı:

?Suudi Arabistan´daki değişimi izleyin, bütün bölgeyi zorluyor, Filistin´i de zorluyor. Eski kuşak yöneticiler gidecek yeni bir dönem başlıyor, neden başlıyor çünkü siyasal İslam bitti. Türkiye´de de Suudi Arabistan´da da bitti.   El Fatiha. Bu bizi nasıl etkileyecek? Suudi Arabistan´ın arkasında korkunç bir ekonomi var. El konulan mallar fonlar Amerika´ya ve Batıya gidecek paralar var. Trump´la yani yeni sözü olanla, geleneksel uygulamayı ekonomiyi yürütenler arasında kavga var. Trump´a deli falan diyorlar söylenmez böyle şeyler. Trump kazanıyor. İran da bu değişimden nasibini alacak Türkiye de alacak. Recep Tayyip Erdoğan ve siyasal ekibi gidecek? Başka bir alternatif var mı? Yok. Başka bir Türkiye mümkün mü? Mümkün. Onu da biz yaratacağız yenidünyaya ayak uydurmak zorundayız bedel ödeyeceğiz.?

Daha ne kadar açıkça söylenebilir ki? Trump tarafından sınırları çizilen yenidünyaya herkes uyacak. Suudi Arabistan´ın işi kolay.  Yedirir parayı, kurtarır paçayı. Ama İran bedel ödeyecek, Türkiye de ödeyecek. Nasıl ödeyecek? Recep Tayyip Erdoğan ve siyasi ekibi gidecek. Yerine gelen Tuncay kafalılar yenidünyaya ayak uyduracaklar.

İğrenç!

PKK´dan ne farkı var?

Başka bir CHP milletvekili Ali Yiğit şu cümleleri kusmakta bir beis görmemişti:

?Biz istemeyiz bunlarla beraber yaşamayı. Biz Avrupalı olmaya açığız. Hele İzmirliler çok hazırlar. Orası demokrasiye açılan, Avrupa´ya açılan bir kapıdır. Gerekirse İzmir ayrılsın yani biz istemeyiz onlarla beraber bu şartlar altında yaşamayı biz Avrupalı olmaya çalışıyoruz.?

Soruyorum,  bu sözlerin PKK´nın söyleminden ne farkı var?

Bu satırlara inanmayanlar Google vasıtasıyla dediklerimin testini yapabilirler.

Evet, Tuncay Özkan haklı çıktı. Suudi Arabistan Batı´ya para verdi sırayı savdı. Yeni düzene hesap verme sırası İran´da. Körfeze uçak gemisi ve bombardıman uçakları yığılıyor. ABD savunma bakanlığı körfeze 120 bin asker yerleştirmeyi planlıyor. Bu arada Suudi Arabistan´ın petrol boru hatlarına bir saldırı gerçekleştirildi. Belli ki iş İran´a fatura edilip saldırı için bahane üretilecek.

Kemalizm´in zihniyet dünyasının parametreleri belli. İflah olmaz bir Batıcılık, üstelik son derece antiemperyalist, antiemperyalist(!)

Benim lafı getirmek istediğim yer başka. Bizim ahvalimiz!

Şapka devrimi ile meşgul edildiğimiz yıllarda dünyada büyük olaylar yaşanıyordu. Petrol yataklarının etrafı cetvelle çizilip Osmanlı toprakları üzerinde uyduruk devletler kuruluyordu.

Karşı çıkanlar ise kaba kuvvetle bastırılıyordu. Mesela İran Şahı 1925 yılından itibaren İngiltere´ye karşı tutumunu biraz sertleştirmeye başlamıştı. Petrol konusunda ülkesinin çıkarlarını gözetmeyi amaçlıyordu. Gelişen zaman içinde İngiltere Kraliyet donanmasını Basra körfezine göndermekte hiç tereddüt etmedi, çünkü söz konusu olan petroldü.

Sıra Türkiye´de mi?

Günümüzde Türkiye yine çok ciddi bir darboğazdan geçiyor. Tuncay Özkan´ın dediği gibi İran´dan sonra sıranın Türkiye´de oluğundan kimsenin şüphesi olmasın; ABD sınırlarımızın güneyinde açıkça bir terör devleti kuruyor. En doğal hakkımız olan Kıbrıs açıklarında doğalgaz arama çalışmalarımız üzerine Batı Türkiye´yi tehdit ediyor. İslam coğrafyasının haritası yeniden çizilmek isteniyor.

Yani tam da milletçe tehlikelerin farkında olarak birlik içerisinde teyakkuz halinde bulunmamız gereken bir zaman dilimini yaşıyoruz.

Zaten soğuk savaştan istifade günümüzü gün ettik;  irtica yaygaraları ile onlarca senemizi heba edip silah sanayii hususunda hiçbir çalışma yapmadık.

Şimdi de bu kadar tehlikeli karmaşanın içerisinde seçim tartışmalarından bir türlü yakamızı kurtaramadık.

Umarım İstanbul seçimleri kafamıza geçirilen yeni bir şapka olmaz.

 

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —