Tarih: 31.03.2022 13:54

Resûlullah’ın (S.A.S.) Ramazan’a Hazırlık İçin Ümmete Son Çağrısı

Facebook Twitter Linked-in

Selman-ı Farisî (R.A.) anlatıyor. Resûlullah (S.A.S.) Ramazan’dan önce Şaban ayının son günü bize hitap etti ve şöyle buyurdu:

“Ey insanlar! Sizin üzerinize büyük bir ay belirmiştir. Bu ay, mübarek bir aydır. İçinde bin aydan daha hayırlı olan bir gecenin bulunduğu bir aydır. Allah bu ayda oruç tutmayı farz kıldı ve gecesini de nafile ibadetlerle değerlendirmenizi istedi.
Kim bu ayda Allah’a yakınlaşmak için bir hayır işlerse bu ayın dışında bir farzı yerine getiren kişi gibi olur. Kim bu ayda bir farzı yerine getirirse, bu ayın dışında yetmiş farzı yerine getirmiş kimse gibi olur. (Sevap kazanır.)

Bu ay sabır ayıdır. Sabrın sevabı ise, cennettir. Bu ay, hayır ve iyilik ayıdır, müminin rızkının arttığı bir aydır.

Kim bu ayda bir oruçluyu iftar ettirirse, bu onun günahlarının affına, cehennem ateşinden kurtuluşuna vesile olur ve oruçlunun sevabında hiçbir azalma olmaksızın aynısı onun için de olur.”
(Sahabîler) dediler ki: “Hepimiz oruçluya iftar ettirecek bir şeyler bulamayabiliriz?”
Efendimiz (S.A.S.) buyurdu ki: “Allah, bu sevabı, oruçluyu bir hurma ile veya bir yudum su ile ya da bir yudum süt ile iftar ettiren kimse için de verecektir.

Bu ayın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden kurtuluştur. Kim bu ayda kölesinin/hizmetçisinin yükünü hafifletirse, Allah da onu cehennemden azat eder.
Bu ayda dört hasleti çoğaltın: Bunlardan iki tanesiyle Rabbinizi razı edersiniz, iki tanesine de ihtiyacınız vardır. Rabbinizi razı edeceğiniz iki haslet: Kelime-i tevhit ve istiğfardır.

Hep muhtaç olduğunuz iki şey ise, Allah’tan cenneti istemeniz ve cehennemden O’na sığınmanızdır.
Kim bu ayda bir oruçluyu doyurursa, Allah da ona benim havzımdan bir yudum içirir ki, artık o, cennete girinceye kadar bir daha susamaz.” (Beyhaki, Şuabu’l-İman, 5/223)
Rasûlullah’ın (S.A.S.) bu çağrısı, tüm ümmete Ramazan’ın kıymetini bilin çağrısıdır.

Çünkü bu ay, arayanların tüm aradıklarını bulabilecekleri bir aydır. Evine huzur arayan bu ayda arasın. Günahlarına af arayan bu ayda arasın. Hastalığına şifa arayan bu ayda arasın. Rızkına bereket arayan bu ayda arasın. Çocuklarına ahlâk ve istikamet arayan bu ayda arasın. Derdine derman arayan bu ayda arasın. Krizlerine çözüm, buhranlarına çıkış, darlıklarına genişlik arayan bu ayda arasın. Çünkü bu ay, Allah’ın kullarına tüm af, merhamet ve mağfiret kapılarını sonuna kadar açtığı bir aydır.

Ve arayan aradığını bu ayda bulacaktır. Yeter ki gönülden arasın. Yeter ki, bu aya karşı vurdumduymaz, umursamaz ve önemsemez davranmasın. Yeter ki, bu ayı gafletle ve tembellikle geçirmesin.
Rasûlullah’ın (S.A.S.) tüm bu uyarıları, bizim bu ayı dünyevi koşuşturmalar, geçici gündemler, boş tartışmalar ve gereksiz kaygılarla heba etmememiz içindir. Çünkü bu ayda öyle bir gece vardır ki, tam bin aydan yani 83 yıllık bir ömürden daha hayırlıdır. Bu ayda yapılan nafileler bir farz kadar, bir farz ise yetmiş farz kadar sevapla karşılık bulur. Bu ayda bir bardak su ile bile bir Müslüman’a iftar ettiren bir kimse iftar ettirdiği oruçlunun sevabı gibi sevap kazanır.

Öyleyse bize düşen Ramazan’a iyi bir hazırlık, iyi bir plan ve iyi bir programla girebilmektir.
(Pazar yazısında maddeler halinde Müslüman şahsiyetin Ramazan planını işleyeceğiz inşallah.)




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —