Putin’in gizli ordusu: Wagner

Ortadoğu Analisti Hasan Mesut Önder ve Güvenlik Uzmanı Serkan Yıldız “Rusya’da 90’ların başlarında asayişi kuran ve koruyan Wagner, bugün halkın gözündeki değerini tamamen kaybetti” diyor.

Putin’in gizli ordusu: Wagner

Putin, eski mesleki formasyonu gereği neyi, nasıl, niçin, ne zaman ve kimlerle yaptığını örtme konusunda dikkatli bir devlet adamı olduğunu söyleyebiliriz. Zihninin işleme biçimi, örtülü ve saklı operasyon yürütme konusundaki başarısına dikkat edildiğinde oyun içinde oyun kuran bir siyasi figür olduğu görülecektir. Amerikan seçimlerine yaptığı müdahale, ABD ile sağladığı örtülü uzlaşı ile küresel bölgesel dengeyi yeniden tesis etme çabaları dikkatle izlenmesi gereken başlıklardır. Bu makalede Putin’in  dünyanın çeşitli bölgelerinde stratejik enstrüman olarak kullandığı gizli ordusu, Wagner birliklerini ele alacağız . Organizasyonun anatomisini ortaya koyan bu bilgilerin büyük çoğunluğu  güvenlik uzmanı Serkan Yıldız’ın gözlemlerine dayanmaktadır. Yıldız’ın Wagner ile ilgili gözlemleri şu şekilde : 

Medyada, Wagner şirketinin kurucusu olarak, Rusya’nın askeri istihbarat teşkilatı GRU’da görev yapan Dimitri Utkin olarak lanse edilmektedir ama bu bilgi yanlıştır. Wagner’in kurulma süreci çok daha eskilere dayanır. Berlin Duvarını yıkmasıyla başlayan Demir Perde ’deki çöküşün sonrasında birçok Kızıl Ordu subayı işsiz kalmıştı. Bu işsiz kalan unsurların potansiyelinden istifade etmek için özel askeri şirketler oluşturulmuştur.

Şirketin kuruluş aşamasında,  insan kaynağını eyleme sevk eden herhangi bir ideoloji olmamasına rağmen kurucuların bir ideolojik motife sıkı sıkı bağlı olduklarını bilmekteyiz. Bu ideoloji ise “Sosyalist Sovyet” birliğini ve yarı ırkçı “Slav” ideasına bağlılık olduğunu söyleyebiliriz. Tam anlamıyla “Nasyonal Sosyalist” diyemesek bile kısmen etkilendikleri alanlarda vardır. Rusya’daki ilk özel paralı askeri şirketlerin oluşumu 90’ların başına denk gelir. Wagner; Berlin Duvarı yıkılmasından sonra ülkede yaşanan ciddi kurumsal, hukuksal ve sosyal boşluklarda Sosyalist Devletten kalan birçok zenginliğin “kapanın elinde kaldığı” dönemde bir çeşit “Paramiliter Kolluk Gücü” olarak devreye girdi.

**

Moskova’da esip gürleyen Çeçen Mafyasının önüne geçmek için girdikleri taktik eylemler, bence Wagner’in ilk ortaya çıktığı tarih olduğunu söyleyebiliriz. Ellerinde otomatik silah olan, sivil kıyafetli eski askerlerin Çeçenlerin mahiyetinde olan bölgelerdeki gayri meşru merkezlere yaptıkları baskınlar şirketin ilk faaliyetleri arasındadır. Bu baskınlar sırasında Rus Polis Teşkilatından destek görmeleri de Wagner’in devletle olan ilişkilerinin temellerini oluşturur.

Peki, bu noktada “Wagner / Paramiliter Şirket” fikri kimden çıkmıştır? II Dünya Savaşının seyrinin değişmesinde çok etkin rol alan, Küçük Satürn Operasyonu Komutanlarından ünlü Tankçı

General Dimitri Lelyuşenko’nun oğlu, yine babası gibi Tankçı bir subay olan Vladimir Daniloviç Lelyuşenko bu şirketin temellerini atmıştır. Ordu içinde çok saygı duyulan bir kurmay olan Lelyuşenko, bu fikri ortaya attığı zaman Berlin Duvarı henüz yıkılmamıştır. Ancak Duvar yıkıldıktan sonra şirket ciddi olarak kurulum sürecine girmiştir. İşsiz kalan birçok kurmay subay ile birlikte oluşum ortaya çıkmıştır.

Wagner ( yazının bundan sonraki kısmında “Şirket” olarak adlandıracağım) / Şirket ilk kurulduğu zaman “İdare – Lojistik – Muhabere ve Muharebe” olarak dört farklı kol üzerinde oluşmuştur. Ve Lelyuşenko her bir departmana kendi ideolojisine en yakın ve en çok güvendiği “astlarını” atamıştır. Burada taktik güzeldir. Arkadaşlarını atamış olsaydı, ilerleyen dönemlere “hiyerarşik” yapıda çatlamalar olabilirdi; farklı fikirler ortaya çıkıp bölünmelere sebep olabilirdi. Ama ona sonsuz saygı duyan astlarını atamasıyla “sonsuz bir bağlılık ve mutlak itaat” zincirini kurmuş oldu. Wagner’in bugünkü başarısının temeli de bence budur. Yönetim kadrosu yerine oturunca, diğer yürür ve eli silah tutan birliklerin / birimlerin oluşması daha da kolaylaştı. Ülkede birçok asker / polis işsizdi. Hatta bence o dönemde en kolay iş “Özel Güvenlik Şirketi” kurmaktı. Lelyuşenko ve arkadaşları da bunu görmüşlerdi. Bu yüzden şirketin ilk kurulduğu yıllardaki şekline “Paramiliter” dememiz yanlış olur. Çünkü ortaya çıkan oluşum tamamen “Militer” bir yapıydı.

***

İlk kadrolar oldukça etkin, disiplinli, kararlı, emir komuta zincirinde hata yapmayan birimlerdi. Yukarıda dediğimiz gibi ilk eylemlerinden biri de Moskova’da ki Çeçen Mafyasına karşı devletin kolluk güçleri ile birlikte girdikleri operasyonlar olmuştur. Ancak sonra her güzel şirketin başına gelen kötü kader onlarında karşılarına dikildi. Pasta çok büyüdü ve çıkarları tatmin olmamış idareciler arasında ki “Ego Savaşı” ve “En çok ben” hırsları, Sosyalist fikre sonuna kadar bağlı olan Lelyuşenko ve arkadaşlarını sanırım tiksindirdi ve geri adım attılar. Tarihler 1999 – 2000 yıllarına geldiğinde, O güne kadar şirket kadro yapılanmasında oldukça titiz, çıkarlarını ve beklentilerini minimumlarda tutan “Paramiliter Kolluk Gücü” gibiydi. O tarihten sonra şirketin yönetim kadrosu tamamen değişti. 2005 yılına geldiğimizde şirket Yönetim Kurulunda bir tane eski asker kalmamış, kadro tamamen sivilleşmiş, eski askerler ise bu sivil kadroların “şahsi danışmanlıklarını” yapar olmuşlardı. Alt kadrolarda başlarda seyrekte olsa Çeçen, Kazak ve kısmen Özbek asıllı Rus Vatandaşları da gözükmeye başlamıştı. 2004 yılında Beslan’da Karadulların yaptığı okul baskınında Şirketin “tarafsız” kalması Çeçenler nezdinde şirkete bakışta “sempati” doğmasına neden oldu. Şirketin  “Wagner” ismiyle anılmaya / resmi – gayri resmi olarak tanıtılmaya başlanması, sivilleşen idari kadro ve yönetim kurulu sonrasına denk gelir. Rusya dışında şirket, kendi çıkarları ve kendi mali kaygıları için bir takım illegal operasyonlara katılmış ve bunu “rüşvet – tehdit – şantaj” gibi yollarla yürütmüştür.

Putin döneminde şirket kabuğunu, misyon ve vizyonunu tamamen değiştirmiştir. Bu değişimden sonra şirketin CEO’luğuna Putin’e yakınlığı ile bilinen Yevgeny Prigozhin getirilmiştir. Ve artık Wagner, Rus Devletinin “Paramiliter Gücü” haline gelmiştir. Prigozhin, kadrolarda ciddi değişikliklere gitmiştir. Sosyalist fikre bağlı, Slav ırkçısı ya da herhangi bir ideolojiye bağlı olan tüm yönetim kadrosunu kapının önüne koymuş ve amacı direk “kapital” olan insanlarla Wagner’i baştan dizayn etmiştir. Prigozhin ’e göre “ölmüş fikirlerden medet ummak koca bir zaman kaybıydı eğer bir fikir istiyorsanız önce bunu satın almanız” gerekliliğine inanmış ve o şekilde de davranmaya başlamıştır.

**

Wagner bu değişimden sonra ilk varlığını Kırım’da göstermiş, ardından Libya, Venezüela, Çin hatta Güney Afrika’ya kadar ulaşmıştır. Prigozhin ’in Kremlin’den ya da Putin’den direk emir alıp almadığından daha çok Wagner’in katıldığı operasyonlar incelenirse iki farklı görüş ortaya çıkar; “Alt kadrolara –Tatmin edici ücret ve para” , “Kremlin ve Putin’e ise; Rusya’nın yurt dışındaki çıkarları” Doğrusu her iki beklentiyi de Wagner oldukça iyi tatmin etmektedir. Wagner’in şuan en etkin olduğu alan ise Suriye’dir. Suriye’de başlarda stratejik öneme haiz noktaların güvenliği için görevlendirilmiş olsalar da, bugün Suriye Devlet yönetiminin iç işlerine karışmakta, fikir yürütmekte, hatta Esad ile dirsek temasındadır.

Wagner’in en üst idaresinde herhangi bir ideolojik motivasyon – politik hedef ya da çıkar olmasa bile orta ve alt kademelerde bu apaçık gözlenmektedir. Özellikle alanda bulunan Wagner çalışanları içinde ciddi bir “Sosyalist Sovyet” ve “Orta Sınıf Irkçı Slav” görüşü hâkimdir. Bazı eylemlerinde bu iş “fanatizm” boyutuna ulaşmakta ve bu da Kremlin’i rahatsız etmektedir. Radikal terör  gruplarıyla çok yakın ilişkidedirler. Hatta bölge de bazı fanatik İslami örgütlere “Taktik ve Teknik Eğitim” – “Ateşli – Ateşsiz Silahlar Eğitimi” hatta “yanaşık düzen eğitimi” bile verdikleri bilinmektedir. Profesyonel ordu olmasalar bile kanımca “Operasyon ve Harekât” anında profesyonel asker alışkanlıkları göstermektedirler. Ve tabii ki, bu alışkanlıkları göstermeniz için ciddi bir “Ordu Disiplininden – Eğitiminden” geçmeniz gerekir. Tersi durumlarda asla bunu kazanamazsınız. Her ne kadar eğitim veren kişi bir asker olsa da mantığınız tel örgülerin içinde değilse asla o eğitimi bünyeniz kabul etmez. İşte bu yüzden Wagner, insan kaynağını kesinlikle ama kesinlikle “eski asker – polis” kadrolarından seçer. Ya da çok küçük yaşta uzun süren bir eğitime tabii tutar. Şuan toplam kadroları ile ilgili net bir bilgi olmamakla birlikte sadece Suriye’de 6.000 ‘in üzerinde Wagner çalışanı aktif olarak alanda görevlidir. Diğer ülkelerde ki sayıları ile ilgili kesin bir rakam vermek zordur.Suriye’de bulunan 6.000 Wagner elemanının muhakkak ki birçoğu bizim askerimizle de karşı karşıya gelmiştir. Bölgeden aldığımız birinci elden bilgilere göre, “oldukça inatçı – savunmadan çok taarruz bilincinde ve disiplinli bir birlik” olarak gözükmekte olduklarıdır. Düzenli ve oldukça lüks ikmal kaynakları olan, moral – motivasyonları yüksek ve tatminkâr bir ücret almaları da Wagner birliklerinin karşısında olanlar için ciddi bir dezavantajdır. Her ne kadar Kremlin ya da Putin sözcüleri Wagner ile bağlarının olup olmadığı konusunda bir açıklama yapmasa bile Wagner Grubunun CEO’su ve diğer yönetim kurulu üyeleri Rus Devlet yapısıyla içli dışlıdır. Yapılan bazı operasyonlar devlet kararı ile yürütülmektedir. Ancak bunun yanında Wagner’in bağımsız bir operasyon harekât merkezi de bulunmaktadır. Özellikle Güney Amerika ve Afrika’daki operasyonlar, bu bağımsız merkezler tarafından dizayn edilip, uygulanmaktadır. Ancak Suriye ve Ukrayna’daki Wagner birimleri kesinlikle Rus Devlet mekanizmasından emir alır. Zaman zaman bu emirlerin dışına çıktıkları da görülür ancak Kremlin’de oldukça yüksek kredilerinin olması bu açığı görmemezlikten gelinmesine sebep olur.  

***

Rusya’da daha doğrusu Rus Halkının çoğunluğu Wagner’den rahatsızdır. Hoşlanmazlar. 90’ların başlarında asayişi kuran ve koruyan Wagner bugün tamamen güvenini ve halkın gözündeki değerini kaybetmiştir. Aynı şey Rus Siyasi Hayatında da geçerlidir. Bazı seçilmiş Rus devlet adamları sıklıkla Wagner ile ilgili sorularını – şüphelerini ve rahatsızlıklarını gündeme getirmektedir. Ancak Wagner ne bunları işitir ne ciddiye alır. Maddi motifle sevk ve idare edilen insan kaynağının   üçüncü güçlerin kontrolüne girmemesi konusunda kimse garanti veremez . Devletlerin istihbarat teşkilatları , hedef  aldığı devletlerin kurumlardaki çatlakların içinden girip yapılanmaları normal bir çalışma yöntemidir.  Ben şu soruyu sormadan edemiyorum. Dünyanın çeşitli bölgelerinde faaliyet yürüten yozlaşmaya açık  bir askeri şirketin   bazı departmanlarının   başka servislerin kontrolünde olup olmadığı  sorusunun cevabı henüz yok. Suriye’deki Wagner  gruplarının  denetiminin kim olduğunu bilmeden Rus örtüsü içinden bizi vuranları  tespit etmememiz zor. Görmediğimiz, tanımlayamadığımız düşmanlara karşı daha temkinli olmamız gerekmez mi, siz ne dersiniz?