CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nu, İyi Parti Genel Merkezi'nde ziyaret etti. Görüşmenin ardından yapılan ortak basın açıklamasında konuşan Özel, "Milletin kapısından milletin seçtiği belediye başkanları ve milletin son seçimde birinci parti yaptığı CHP'nin genel başkanı giriyor. Diğer kapıdan ise Tayyip Bey'in atadıkları giriyor. Bu iftiraları iddianameye bile koyamayanlarla onun itirafçısı aynı kapıdan girip çıkıyorlar. Aziz İhsan Aktaş'ın etrafından ana muhalefet partisini koruyan devletin korumalarından daha çok koruma var. Kimi kimden koruyorsunuz, kimi, hangi kapıdan sokuyorsunuz? 770 yılla yargılanan ve iddianamede suç örgütü lideri olarak tanımlanan kişinin etrafında 15 devlet korumasının işi nedir, bu kişinin hâkim-savcı kapısından girmesinin gerekçesi nedir? Erdoğan kapısı orada, millet kapısı burada. Biz milletin kapısını aşındırmaya devam edeceğiz, onlar da devletin kapısını utandırmaya devam etsinler" ifadelerini kullandı. Özel, İyi parti ile iktidarın değişmesi için ayrı kulvarda ama aynı amaçta birleştiklerini dile getirdi.
Konuşmasında Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a da meydan okuyan Özel, genel seçimlerin yenilenmesini teklif etti. Özel, "Erdoğan varsa ben Erdoğan’la eşzamanlı olarak İstanbul’da bütün belediye meclis üyelerimi istifa ettirmeye ve İstanbul seçimlerini yenilenmesine varım. Cesareti varsa kararı İstanbullular versin. Eğer Erdoğan’a inanıyorlarsa, Ekrem Başkan’ın suçlu olduğuna inanıyorlarsa Erdoğan’ın göstereceği adaya oy verirler. Ben o gün siyaseti bırakacağım. Mart ayının 29’unda, pazar günü yapılacak bir İstanbul yerel seçiminde adayım Ekrem İmamoğlu’dur. İstanbullular iki sene öncesine göre farklı düşünüyorlarsa, Ekrem Başkan’ı seçmezlerse ben siyaseti bırakıyorum, Ekrem Başkan siyaseti bırakıyor" ifadelerini kullandı. 1 milyon değil, 1,5 milyon farkla seçimi kazanacaklarını söyleyen Özel, "Elimde olan belediyeleri sana teklif ediyorum. Gel yarışalım. Seçimi sen kazanırsan ben yokum. Ben kazanırsam, erken seçime gidelim. Var mısın?" diyerek Erdoğan'a seslendi.
Dervişoğlu'nun ardından konuşan Özel'in açıklamalardan satır başları şöyle:
"En kötü günümüzde, kardeşlerimizi, evlatlarımızı kaybettiğimiz günlerde İyi Parti'nin tüm kadrolarını ve genel başkanını telefonun ucunda ilk arayan, acımızı ilk paylaşanlar arasında gördük. CHP, darbe dönemlerini aratmayacak bir saldırı altındadır. 19 Mart darbesi CHP'yi tek başına hedef alan ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayını, CHP'nin iktidar olma hedefini ortadan kaldırmaya çalışan bir darbeydi. Bu süreçte tüm muhalefet partilerinin hakkını teslim etmem gerekir ki İyi Parti de bunun en iyi örneklerden bir tanesini vermiştir.
'Ana muhalefet partisi saldırı altında, ortadan kalkarlarsa bize bir şeyler düşer' kolaycılığı yerine bu yapılan saldırıyı tüm muhalefet partileri ve İyi Parti demokrasiye, siyaset kurumuna, çok partili rejime yapılan, geleceğe yapılan bir saldırı olarak okumuş ve üzerine düşen dayanışmayı en iyi şekilde göstermiştir. Bu anlamda sayın genel başkanımıza ve onun şahsında CHP ile 19 Mart partisinden sonra dayanışma içinde olan tüm muhalefet partilerinin liderlerine ve partilerine bir kez daha teşekkürü borç bilirim.
Bu zorlu süreçte CHP'ye yapılan yargı darbesi, arkadaşlarımıza yapılan haysiyet suikastları tartışılırken bir yandan da toplum alınan ve alınmayan her kararla biraz daha ezilmeye devam etmiştir. Yukarıda da konuştuk; 20 bin liralık bir emekli maaşının karşısında yer alan, iyileştirilmesi için mücadele edenler olarak bile bu 20 bin liranın utancını yaşıyoruz. Birileri utanıp sıkılmadan bunu savunmaya devam ediyorlar. 28 bin lirayla çocuk okutmanın, evi geçindirmenin, barınmanın ne kadar zor olduğunu bilirken ve yoksulluk sınırının üstüne çıkamadığı bugünlerde biz utanç duyarken birileri utanıp sıkılmadan kendi iktidarlarını sürdürmeye çalışıyor. Bu konuların üzerinde durduk. Bizim hayal ettiğimiz ülke ile AK Parti'nin dayattığı ülkenin ne kadar birbirinden farklı olduğunu ve hayallerimin nasıl bizi bir arada tuttuğunu konuşma imkanı bulduk.
"Erdoğan'ın Trump ile kurmuş olduğu muhtaçlık ilişkisi üzerinden ortaya çıkan tablodaki riskleri değerlendirdik"
Çözüm süreci ile CHP'nin ilk günden beri olduğumuz değil, olmadığımız komisyondan korkmamız lazım yaklaşımının başta bu sürece endişeyle yaklaşan tüm kesimler açısından varlığımızın nasıl bir teminat olduğunun bir kez daha altını çizme imkanı bulduk. Bu süreçle ilgili ABD'nin, İsrail'in, ve önümüzdeki süreçte İran'da yaşanabilecekler, Suriye'de ortaya çıkan tablo ve ABD ile İngiltere'nin kazanması için Türkiye'ye kaybettirmeye çalışan ve Sayın Erdoğan'ın Trump ile kurmuş olduğu muhtaçlık ilişkisi üzerinden ortaya çıkan tablodaki tüm riskleri değerlendirme imkanı bulduk.
Biz bundan sonraki süreçte CHP olarak; emekli, işçi, çiftçi ve esnafın bu iktidardan bir umudunun kalmadığını, tek umudun artık bir erken seçim sandığı olduğunu ifade ettik. Örnek bir misafirlikle karşılandık. Ümit ediyorum hep birlikte Türkiye'deki iktidar değişimini sağlayacak, herkesin yüzünü güldürecek yolda ayrı ayrı kulvarlarda ama aynı amaç ve ümitle yürüyoruz. Yolları açık olsun, bir kez daha kendilerine teşekkür ediyorum."

