ÖLÜ SAYISINI KİM-NASIL VERİYOR?

Savaş vakitleri insani duyguların en çok köreldiği dönemlerdir. Savaşta ölen-öldüren askerden çok savaştan (bir şekilde) rant elde eden basın yayın organları daha çok duygusuzlaşabiliyor. Çatışma ve savaşın doğasında ölüm vardır, illa ki insanlar ölecek

ÖLÜ SAYISINI KİM-NASIL VERİYOR?

Doğru Haber Gazetesi'nden Faruk Kuzu'nun 'konuya dair' Haber yorumu...

Malum Türkiye’nin Kuzey Suriye’de gerçekleştirdiği bir harekat var. Bu harekat ile ilgili MSB’nın günlük düzenli bilgi vermesi olağan bir durum, sonuçta (doğru- yanlış bir şekilde) toplum bilgilendirilmelidir. Şunun gibi açıklamalar günlük veriliyor:

"MSB: 637 terörist öldürüldü
Barış Pınarı Harekatı'nda şu ana kadar 637 teröristin öldürüldüğü açıklandı."

Ancak başta siyasiler olmak üzere medya organlarının ve sokaktaki insanın hafif sayılabilecek bir tarz ile anbean öldürülen insan sayısını telaffuz etmeleri ne kadar doğrudur, tartışılır.

Türkiye’nin en çok tıklanan sitelerinden bazısı sık sık sayaç göstererek öldürülen insan sayısına işaret etmekteler. Daha vahim olanı “Ölü sayısını az bulduklarını” belirtmeleridir.

Düşmanlığın tabiatında düşmanı küçük düşürmek vardır, bu durumda düşman güçleri demoralize olurlar. Ancak düşmanın etnik kimliği hedef tahtasına (bir şekilde) oturtulursa tahkir edilen sadece karşıdaki askeri güçler olmaz. Bu durumda da aslında karşı tarafa bir “Mağduriyet Rolü” oynaması için yeni bir fırsat verilmiş olunur.

Öldürülen YPG/Pkk (kendi deyimleriyle) gerillasının sayısı her basın açıklamasında zevk duyularak verilirse daha alt birimdekiler bu işi sirke çevirmez mi? Peki bu durum bu kanlı örgütle aynı etnik kimliği taşıyan insanlarda nasıl bir etki yapar bunu hiç düşünen oluyor mu? Sayaçlar verilip “Bin’ler nerede?” diye soranların böyle bir derdi olmayabilir ancak Kürd Milleti’nin duygularını bu aşamada önemseyen analistlerin bu işe biraz daha kafa yormaları gerekmez mi?