İstanbul´da, 18.05.2018 tarihinde İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) tarafından ?İslam Zirvesi? namıyla bir toplantı yapıldı.
Bu toplantıda alınan 30 maddeden ibaret kararlara bakıldığında, şu sonuçlar çıkarılabilir:
- İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi olan ?devlet?ler, ?İsrail? adıyla bir ?devlet?in varlığı konusunda herhangi bir sorun görmemektedirler. Yani İsrail tanınmaya devam edilecektir.
- İsrail´e sınırlı bir alanda, İsrail´de üretilen malların satın alınmasıyla sınırlı olarak ekonomik ?yaptırım? uygulanabilecektir(!)
- İsrail´e mal ihracına hiçbir sınırlama getirilmemektedir.
- İsrail´le askeri alanda işbirliği yapılmasına hiçbir sınırlama getirilmemektedir.
- OECD gibi uluslararası örgütlerde ve bu örgütlerin organlarında İsrail ile işbirliği yapmaya hiçbir sınırlama getirilmemektedir.
- İsrail´in hukuk dışı uygulamalarına karşı ?çare?ler yine başka kapılarda aranmaya devam edilecektir.
***
Kısacası, İsrail´le ilgili olarak uluslararası alanda hangi hukuki, siyasi ve ekonomik çarelere başvurulabileceği konusunda etraflı bir mutfak çalışması yapılmadan düzenlenen ?zirve?lerde alınan kararlarla ancak kendimizi avutmuş oluruz.
Türkiye ile İsrail arasında akdedilen malum ?Mavi Marmara? Anlaşmasının hukuki değerlendirmesi, Sayın Cumhurbaşkanı´na ?Bilgi Notu? olarak sunulmuş (08.23.2017) ve bu değerlendirmeler Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler kitabımın 13. basımında (sh. 941, dn. 419) yayımlanmıştır.
Söz konusu anlaşmanın özellikle İsrailli güvenlik görevlileri hakkında Türkiye´de görülmekte olan davayla ilgili af etkisi doğmuş ve bu dava düşürülmüştür.
Ancak, bu anlaşmaya rağmen, başta İHH yetkilileri olmak üzere, söz konusu ?Mavi Marmara? sivil girişimini gerçekleştiren kişiler, İsrail nazarında ?terör suçlusu?dur ve Türkiye´den dışarı adım attıklarında haklarında yakalama işlemi yapılabilecektir(!)
Bu tehlikeye rağmen söz konusu anlaşmanın bugün itibarıyla konusunun kalmadığını ileri sürmek, koca bir yalandan, kamuyu yanıltmaktan, aldatmaktan başka bir şey değildir. (Prof. Dr. İzzet Özgenç-Ceza Hukuku Profesörü)
SAADET LİSTESİ BUGÜN BELLİ OLUYOR!
Milletvekili aday listeleri bugün belli oluyor.
MHP beklenmedik bir şekilde zaten daha önce vermişti, aday listelerini. Devlet bey böyle sürprizleri ve ?ön alma?ları seviyor. Seçimleri ?erken?den açıklamasını anlatmaya gerek yok, görüyorsunuz!
Her neyse?

Bugün akşama doğru milletvekili aday listeleri açıklandığında ne hikâyeler, ne öyküler, ne biyografiler göreceğiz, kim bilir!
Listelerde sürprizler olduğu besbelli?
Kimileri umduğunu bulamayacak, kimileri hayal kırıklığına uğrayacak, kimileri bu hayal kırıklığı ile siyasete, politikaya küsecek?
Kimileri de hiç beklemediği anda ?laci?leri çekecek? Hayat bir bakıma böyle bir şey değil mi?
İsim vermek istemiyorum; çok iyi anımsıyorum, liste dolsun, boş yer kalmasın diye milletvekili adayı yazılan hiç olmadık isimler, baktık pat diye parlamentoda buldu kendilerini? Niye? İşte o ?baraj?dan? Düşünebiliyor musunuz; diyelim ki seçime giren 10 partiden 8´i barajı aşamadı. Sadece iki parti aştı. Ne oluyor o zaman! Bu iki parti diğer sekiz partinin de haklarını gasp ediyor! İşte böyle bir seçimde illerin çoğunda, barajı geçen partiler ?tulum? çıkarıyor. Son sıraya yazılan isimler de milletvekili seçiliyor. Tersi durumlar da yok değil; son sıraya ya da listenin daha aşağılarına konulan adaylar yerini beğenmediği için, seçilemeyeceği kanaatine vardığı için istifa ediyorlar. Seçim sonrasında yukarıdaki tabloyu gördüklerinde de saç baş yoluyorlar? Bunların tümü elbette kaderin cilvesi?
***
Dedim ya, milletvekili aday adaylarının yürekleri kıpır kıpır?
* ?Acaba listenin kaçıncı sırasında yer aldım?? telaşeleri?
* O rozeti yakama takabilecek miyim?
* Meclis Genel Kurulu´na sorgusuz sualsiz girebilecek miyim?
* Deri koltuklara oturabilecek miyim?
* ?Sayın milletvekilim!? hitaplarına muhatap olabilecek miyim?
* ?Süper emekli? olabilecek miyim? Hayatımın kalan kısmını da yüksek maaşla idame ettirebilecek miyim?
Bu soruların cevapları bu akşam kısmen de olsa netleşecek?
***
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu da geçtiğimiz hafta sonunu ?aday? listeleri üzerinde çalışmakla geçirdi. Kurmaylarıyla birlikte?
Temel bey, Cumhuriyet´ten Sinan Tartanoğlu´nun, ?Listelerde sürpriz isimler olacak mı?? sorusuna, ?Listede sürpriz bir iki isim olabilir. Bizim işimiz zor. Hem bize uyacak, hem de kamuoyunun biraz alakasını çekecek insanlar? cevabını vermişti. Hepsi bugün belli oluyor.
Her zaman söylüyorum; her seçim bir umuttur, bir heyecandır? Hayırlı olsun?
TÜRKİYE´NİN NEDEN BİR UÇAK GEMİSİ YOK!
?Çin´in ikinci uçak gemisi, Dalian kentindeki limandan ayrılarak ilk deneme seferine başladı. Uçak gemisinin Çin donanmasına teslim edilmesine çok az bir süre kaldı. Yapımına Kasım 2013´te başlanan Çin´in en geniş ve en komplike deniz aracının adı ve numarası henüz bilinmiyor, uçak gemisinin donanmaya resmen devredilmesinin ardından ismin açıklanması bekleniyor.
Çin donanması halen CNS Liaoning adlı uçak gemisini kullanıyor. Eski Sovyet aracı olan Liaoning uçak gemisi, Eylül 2012´den beri Çin ordusuna hizmet veriyor.
Yeni uçak gemisi, tamamen yerli üretim olması nedeniyle Çin´in ilk yerli uçak gemisi olarak da anılıyor.
Çin´den başka dünyada toplam 7 ülke (Rusya, ABD, İngiltere, Fransa, İtalya, Tayland, Hindistan) toplam 18 uçak gemisine sahip. ABD sahip olduğu 11 nükleer uçak gemisiyle bu alanda başı çekiyor.?
***
Dünyanın en kritik bölgesinde yaşıyoruz.
Çevremiz ateş çemberi.
Üç tarafımız da denizlerle çevrili?
Sahi, bizim neden uçak gemimiz yok?
Düşündünüz mü hiç!


