Tarih: 18.02.2019 14:28

Nijerya´da seçim belirsizliği

Facebook Twitter Linked-in

Abuja - Gökhan Kavak

Batı Afrika ülkesi Nijerya´da cumartesi günü yapılması planlanan başkanlık seçimleri, oy kullanma işlemine saatler kala 23 Şubat´a ertelendi. Bağımsız Ulusal Seçim Komisyonu (INEC) Başkanı Mahmood Yakubu, alınan ani ve kritik kararla ilgili düzenlediği basın açıklamasında, seçimlerin kötü hava koşulları ve ofislere düzenlenen saldırılar nedeniyle ertelendiğini ve son ana kadar her şeyin yolunda gittiğini düşündüklerini dile getirdi.

INEC´in bu son dakika kararı ülkede şaşkınlık ve tepkiye neden olurken Nijerya´da seçimlerin iptal edilmesi, iktidar ve muhalefet partileri tarafından da eleştirildi. Aslında Nijerya´da seçimlerin ertelenmesine ilk defa şahit olunmuyor. APC ve PDP´nin yarıştığı bir önceki 2015 devlet başkanlığı seçimleri de Boko Haram örgütünün saldırılarından kaynaklanan güvenlik gerekçesiyle 6 hafta ertelenmişti ancak 2015 seçimlerinin erteleme kararı bu seçimlerden farklı olarak günler öncesinden alınmıştı.

Boko Haram´ın kritik saldırıları ve Kaduna katliamı

1960 yılında bağımsızlığını ilan eden Nijerya, art arda gelen askeri ve sivil yönetimlerden sonra 1999 yılında "Dördüncü Cumhuriyet" ile günümüze kadar sürecek olan yeni bir demokrasi sürecine girdi. 1999 yılından bugüne her seçim öncesi yaşanan şiddet olaylarında bir azalma gözlemlenmekte. Nitekim 2011 seçimlerinde 800´e yakın insan hayatını kaybederken bu oran 2015 seçimlerinde düşmüş ve nispeten daha barışçıl bir seçim süreci yaşanmıştı.

2019 seçimleri öncesi konuştuğumuz birçok Nijeryalı, barışçıl bir seçim süreci yaşamak istediklerini dile getiriyordu. Ülkede etkin olan dini liderler ve siyasi partiler arasında seçimlere üç gün kala imzalanan barış anlaşmaları da aslında bu toplumsal beklentinin bir yansımasıydı. Nijeryalıların bu beklentileri seçimin son haftasına kadar sonuç vermişti de. Ta ki seçimlere üç gün kala Boko Haram örgütünün Borno´daki seçim konvoyuna saldırmasına kadar.

Boko Haram örgütünün seçimlerin hemen öncesinde düzenlediği saldırıda 5 kişi hayatını kaybetti. Konvoyda bulunan Borno eyalet valisi Kashim Shettima ise saldırıdan sağ kurtuldu. Daha önce düzenlediği saldırılar nedeniyle 2015 seçimlerinin altı hafta ertelenmesine neden olan örgütün seçimlere üç gün kala seçim konvoyunu hedef alması devam edecek olayların bir göstergesiydi. Nitekim seçim sabahı Boko Haram bir hamle daha yaptı ve sabah namazı için Borno eyaletindeki bir camide bir araya gelen Müslümanları hedef aldı. Bu saldırıda üç intihar eylemcisi ve sekiz masum insan hayatını kaybetti. Uzun zamandır camileri hedef almayan örgütün seçim sabahı düzenlediği saldırı dikkat çekiciydi.

2019 seçimlerine bir gün kala yaşanan bir diğer üzücü hadise ise 66 kişinin hayatına mal olan Kaduna katliamıydı. Eyaletin sekiz farklı bölgesinde kimliği belirsiz silahlı kişilerce düzenlenen saldırılarda ölenler arasında 22 çocuk ve 12 kadın da bulunuyordu ve tam anlamıyla sistematik bir vahşet niteliğindeydi.

Burada şunu belirtmek gerekir ki 66 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan saldırılar ile ilgili şu ana kadar Kaduna eyalet valiliği tarafından yapılan yazılı açıklama dışında ne bir fotoğraf ne de video paylaşılmış değil. Nijerya´daki bu tarz saldırılarda, saldırı bölgelerinin yanı sıra ölenler için düzenlenen toplu cenaze merasimleriyle ilgili fotoğraflar da paylaşılırdı. Ancak neredeyse yarısı çocuk ve kadınlardan oluşan 66 insanın hayatını kaybettiği bu saldırı ile ilgili herhangi bir görsel şu an için elimizde yok. Kaduna´da yaşayan Nijeryalılar dahi yazılı açıklama dışında bir bilgiye ya da görsele sahip değil. Dünya gündemine oturan ama bir fotoğraf dahi olmayan bu olayın seçimlere bir gün kala yaşanması soru işaretlerinin doğmasına neden oldu.

Bütün bu gelişmelere karşın INEC´in seçim erteleme kararının terör ve etnik-dini çatışmadan ziyade oy pusulalarının kötü hava koşulları nedeniyle zamanında yerine ulaştırılamaması ve Plateau, Anambra ve Abia gibi eyaletlerde seçim ofislerine düzenlenen lokal saldırılar gerekçesiyle alındığına işaret etmek gerekiyor.

ABD´nin seçimlere ilgilisi ve ülke içi güç odakları

ABD eski başkanlarından Bill Clinton´un başkanlık seçimleri öncesi Nijerya´ya düzenlemeyi planladığı ziyareti hafta başı iptal etmesi de seçim öncesi yaşanan önemli ayrıntılardan biriydi. Çarşamba günü başkent Abuja´da dini ve siyasi liderler arasında imzalanan barış mutabakatına katılmayı planlayan Clinton, sözcüsü Angel Urena aracılığıyla yaptığı açıklamada, ziyaretin bazı çevrelerce siyasileştirilme ihtimaline karşın iptal edildiğini belirtti. Bu kararı sonrası Nijerya Devlet Başkanı Buhari ile görüşen Clinton, Nijerya için barışçıl bir seçim temenni ettikleri mesajını iletti. Yine seçimlere bir gün kala ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Buhari ve seçimlerdeki rakibi Halkın Demokratik Partisinden Atiku Abubakar´ı arayarak Nijerya´da özgür ve adil seçim için uluslararası toplumun taahhüdünü yinelediğini aktardı.

Nijerya´da en büyük yatırım yapan ülkeler arasında ABD´nin yer alması ve Nijerya´nın ABD için Sahraaltı Afrika´daki en büyük ihracat bölgesi konumunda olması bu ülkenin Nijerya´ya ilgisinin nedenini gösteriyor. ABD´nin Nijerya seçimlerine açık ilgisini görebildiğimiz gibi, kamuoyunda çok görülmeyen ülkeler de Nijerya´da etkin konumda.

Sömürge döneminden günümüze imzalanan farklı anlaşmalar gereği Nijerya petrolü ve doğal gazının büyük bir kısmı, İngiliz şirketler başta olmak üzere uluslarası şirketlere gidiyor. Bunu bir örnekle açıklayacak olursak 1989´da kurulan Nijerya LNG Limited (NLNG) şirketi hissedarları arasında yüzde 25,6 ile İngiliz-Hollanda ortaklığındaki Shell, yüzde 15 ile Fransız Total ve yüzde 10,4 ile İtalyan Eni bulunuyor. Diğer taraftan son dönemde Afrika ülkeleri ile stratejik ortaklığı kamuoyuna yansıyan İsrail, güvenlik ve tarım alanında Nijerya´da etkili bir aktör konumunda.

İsrail faktörü söz konusu edildiğinde, İngiltere vatandaşı ve İsrail ile yakın ilişkileri olan ayrılıkçı Biafra Yerli Halkları (IPOB) lideri Nnamdi Kanu´nun, bir gün kala seçimleri boykottan geri adım atması da dikkat çeken bir ayrıntı olarak öne çıkıyor. Nijerya tarihi açısından Biafra, 1967-1970 yılları arasında yaşanan ve binlerce insanın hayatını kaybetmesine neden olan savaşla anılıyor.

Nijerya, yeraltı ve yerüstü kaynaklarıyla sadece Afrika açısından değil küresel anlamda da önemli bir ülke olmasına rağmen yıllardır çözülemeyen toplumsal çatışmalar, terör, silahlı militanlar ve ekonomik krizin girdabında sürükleniyor. Ülke içinde yaşanan sorunlarla ilgili birçok iddia ve söylenti gündeme getiriliyor. Nijerya gibi doğal kaynakları açısından zengin ama birçok açıdan sorun yaşayan ülkelerde meydana gelen hadiseleri, küresel güçlerin hamlelerinden ayrı düşünmemek gerekirken, yine bu güçlerin ülke içindeki ortakları ve yerel güç odaklarını da hesaba katmak icap ediyor.

Seçim hazırlıkları bir hafta tamamlanabilecek mi?

200 milyona yaklaşan nüfusuyla Nijerya´da 84 milyon seçmenin sandık başına gitmesi bekleniyor. Güvenlik, taşımacılık ve koordinasyon sorunlarına bağlı olarak oy pusulalarının 36 eyalete ulaştırılmasında sorunlar yaşanması doğal bir durum olarak karşılanabilir. Ancak buradaki sorun, seçimlerin iptali için gerekçe gösterilen hususların öngörülebilir olması ve erteleme kararının seçimlere saatler kala gece yarısı ilan edilmesi.

Son dakika seçim iptali, oy kullanmak için çalıştığı şehirlerden kendi bölgelerine dönen halkı hayal kırıklığına uğrattı. Çünkü birçok Nijeryalı cumartesi günü yapılacak seçimlere güvenlik nedeniyle cuma günü değil perşembe gününden gitmişti. Milyonlarca Nijeryalının bu imkanı bir sonraki hafta bulabilirler mi orası büyük bir soru işareti. Bir diğer önemli bir husus ise oy pusulaları ve diğer seçim malzemelerinin ulaştırıldığı eyaletlerde bir hafta boyunca nasıl korunacağı.

İç sorunlar ve dış müdahaleler ile çevrelenmiş "Afrika´nın devi" Nijerya´da dört yılda tamamlanamayan seçim hazırlıklarının sadece bir haftada tamamlanması ve gelecek hafta şeffaf ve adil seçim yapılaması hedefleniyor; sonucu bunu hep birlikte göreceğiz.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —