Mâverdî’den hayat dersleri

Mustafa Çağrıcı Yazdı;

Mâverdî’den hayat dersleri

Mâverdî’nin (ö. 450/1058) Edebu’d-dünyâ ve’d-dîn (Din ve Dünya İçin Ahlak Yasaları) adlı eserden yaptığımız seçkiye devam edelim:

Cömertlik ve onur:

* İran hükümdarı (I. Hüsrev), oğlu Hürmüz’e yazdığı mektupta şöyle demişti: “Evladım! Yaptığın iyiliğin çoğunu az say; sana yapılan iyiliğin de azını çok say. Çünkü şerefli insanlar vermekle mutlu olurlar, aşağılık insanlarsa almakla sevinirler. Cimri birinin güvenilir olduğunu, yalancı birinin de özgür olduğunu sanmayasın. Cimrilikle minnetsizlik, yalancılıkla da onurlu kişilik bir arada bulunmaz.”

* “İki türlü cömertlik vardır; en şereflisi de başkalarının elindekine tenezzül etmemek şeklindeki cömertliktir.”

* Bir şair: “Ah şu çaresizliğin Allah belasını versin! Odur / en üstün insanı mahlûkatın en aşağılığına muhtaç eden. / Ama –Allah için- ne büyük bir nimettir o zenginlik ki, / (iyilik) öncüsü ortada görülmezken yapılanın büyüklüğünü açığa çıkarır.”

* “Birine iyilik yapan, yaptığından dolayı bir karşılık elde etmek istiyorsa, o kişi kâr peşinde olan tüccardır; bu yüzden teşekkür ve övgüye de layık değildir.”

* “Minnet altında kalmak özgürleri köle yapar; iyilik edilene eziklik, iyilik edene üstünlük duygusu verir. İnsanlara yük olan kendini küçültür, kendini küçültenin insanların yanında değeri olmaz.”

Çalışma ve rahat yaşama:

“Rahatın illeti, istirahatın kılletidir” (Rahat etmenin yolu, istirahatından fedakârlık etmektir).

* Bir şair: “Uğruna çalışıp çabalamadığım bir hayattan zevk almam, / bu hayat için gece gündüz istekle çalışıp, kazanmak beni yormadıkça. / Bana zenginliğin gelmesini haram olarak görürüm, / uğruna yorgunluk çekip talepte bulunmadıkça. / Kardeşinden sana bol miktarda bağış gelmesini bekleme. / Aslan bile sadece kendisinin yakalayıp parçaladığı avı yemeyi seçer.”

*l “(Bir ülkede yaşanan) bolluğun, dünya huzurunun şartlarından ve her şeyin düzgün gitmesinin sebeplerinden biri olarak görülmesi gerekir.”

* “Şayet birinin gelirini az tutması tevekkülünden ileri geliyorsa, aslında bu, nefsinin (tevekkül diyerek) gerekçelendirdiği bir acizlik ve adını değiştirdiği bir tedbirsizliktir. Çünkü Allah Teâlâ sadece sebep ve çarelerin tükendiği durumlarda tevekkülü emretmiş, kendisine sığınmaktan başka yapılacak şey kalmadıktan sonsa kaza ve kaderine teslim olmamızı istemiştir.”

“Dirhemler merhemler gibidir, denilmiştir. Çünkü para her yarayı iyileştirir, her türlü barış ve huzur ortamı da parayla güzelleşir.”

* “Ham hayaller ahmakların sermayesidir.”

* “Şayet insanlarda gelecekle ilgili arzu ve tasavvurlar kısa vadeli olsaydı hiç kimse kendi günlük ihtiyacının ötesine geçmez, içinde bulunduğu vaktin zorunlu taleplerinden sonrasını düşünmez ve nihayetinde ülke bir sonraki kuşağa harabe olarak intikal ederdi.”

* Hz. Peygamber: “Yaratılmışların tamamı Yüce Allah’ın ailesidir. Allah’ın katında yarattıklarının en sevimlisi ise O’nun ailesine en güzeliyle iyilik edenidir.”

Güvenlik ve adalet:

* “Güvenlik en mutlu hayat, adalet en güçlü ordudur.”

* “Adalet uygulanınca cesarete ihtiyaç kalmaz.”

*l “Korkulu yaşayan biri rahat edemez, sakınan biri huzurlu olamaz.”

* “Denemeden dosta güvenme, güçlenmeden de düşmana çatma.”

* “Akıllının düşmanlığı, aptalın sevgisinden daha az zararlıdır.”

“Soylu bir insandan görebileceğin en kötü şey, seni iyiliğinden mahrum etmesi olabilir. Bir alçaktan görebileceğin en iyi şey ise kötülüğünü sana bulaştırmamasıdır.”