MÜSİAD´ın kumar raporu (1)

Yeni Şafak Gazetesi yazarı Ahmet Ulusoy, MÜSİAD´ın açıklamış olduğu ?kumar raporu ndan hareketle, toplumsal bir felaket olan kumar ve kumar türü oyunlara yönelik düşünceleri dile getirmekte?

MÜSİAD´ın kumar raporu (1)

Bugünkü yazıda, MÜSİAD ve UTESAV tarafından hazırlanan ve 27 Aralık 2018´de lansmanını yaptıkları, tekrar dillendirilmesinde toplum açısından fayda gördüğüm, ?Kumar ve türevleri raporunu? değerlendireceğim.

Birey ve toplum açısından çok önemli bir sorun kaynağı olan kumarın son yıllarda yaygınlaştığı, alanının genişlediği ve artık kurumsal bir boyut kazandığı görülmektedir.

Kumar farklı formlarda da olsa tarihin bütün dönemlerinde kendine yer bulmuştur.

MÜSİAD´ın kumarın boyutlarını ortaya koyma, tedbir alınması gerekliliğini vurgulama amacıyla hazırladığı raporun son derece önemli olduğunu, iyi hazırlandığını ve yerinde tespitlerde bulunduğunu belirtmek isterim.

**

İslam dini; kumarı, insanların aldatılması, kandırılması, sömürülmesi ve haksız kazanç elde edilmesi noktasından eleştirmektedir.

Haksız kazanç ve haksız kaybediş olayı insanlar arasında kin ve düşmanlıklara neden olmakta, Allah´ı anmaktan alıkoymakta, toplumun ve ailelerin parçalanmasına yol açmaktadır.

Kumarın kelime anlamı kolay yoldan karşılıksız mal edinilmesidir.

Kumardaki sihirli formül kolay zengin olmadır

Onu cazip hale getiren zenginlik, saygınlık, zevk ve eğlence sunduğu görüntüsüdür

**

Hamdi Döndüren Hoca kumarı para ve mal karşılığı oynanan her oyun ve ortak bahis olarak tanımlamıştır.

Yani, şans, talih, bahis oyunları da kumar kapsamına girmektedir.

Piyango, Sayısal Loto, şans, bahis, talih oyunlarının hepsi kumar olarak nitelendirilmektedir.

**

Kaybeden yüzlerce-binlerce kişi, kazanan birkaç kişi olmaktadır.

Kumar yaygınlaştıkça toplumsal zararları artmakta, çalışmanın yerini tembellik almakta, iş hayatında verim önemli ölçüde düşmektedir.

Kumar aynı zamanda çok sayıda suçu tetiklemektedir.

Başta kumara eğlence gözüyle bakanların içine çekildikçe ailesini zor durumda bıraktıkları, maddi varlıklarını kaybederek sefalet içinde hayat sürdükleri belirtilmektedir.

**

Çok sayıda ülke (70´in üzerinde), devlet eliyle ya da yasal altyapısını oluşturarak kurduğu organizasyonlar aracılığıyla kumar oynattırmaktadır.

Kumarın toplum tarafından makul görülmesi bağımlılık oranını artırmaktadır.

Kumarın çekici özelliği; kazanma zevki ve kayıplarını tekrar kazanma isteğidir.

Yine raporda dini inanış yetersizliği, çevrenin özendirmesi kumarın yaygınlaşma nedenleri arasında gösterilmektedir.

Kumar ve türevleri içki bağımlılığı gibi görülmeli, içki ve uyuşturucu ile eşdeğer bir bağımlılık atfedilmelidir.

Kumarın bağımlılığı psikiyatrik (patolojik ve problematik) bir hastalık olarak saklı bağımlılık şeklinde tanımlanmaktadır.

**

Raporda ayrıca Türkiye´deki devlet eliyle organize edilen Milli Piyango, At yarışları ve Spor Toto gelir ve gider analizi de yapılmış.

2017 yılında Milli Piyango İdaresi´nin toplam geliri 3,7 milyar TL olarak karşımıza çıkmış.

Türkiye Jokey Kulübü´nün at yarışlarından elde ettiği toplam gelir ise 5 milyar liradır.

Yine 2007 yılında Spor Toto teşkilatının toplam gelirinin 9,1 milyar liraya ulaştığını görmekteyiz.

Dağıttıkları ikramiye ise Milli Piyango idaresinin 1,3 milyar, Türkiye Jokey Kulübü´nün 4,3 milyar ve Spor Toto teşkilatının da 5,3 milyar lira olduğu belirtilmektedir.

3 kurumun 2017 yılı toplam gelirinin 17,8 milyar liraya ulaştığı, dağıttıkları ikramiye bedelinin ise 10,9 milyar lira ile sınırlı kaldığı, yani şans, bahis ve talih oyunları sonucunda bu organizasyonu yapan devletin kasasında çok önemli bir meblağın kaldığı tespit edilmiştir.

Yani devletin gelir elde etmesi açısından kumar organizasyonu önemli bir kaynak gibi görülmektedir.

**

(devam edecek)