Milli Güvenlik, cesaret, güçlü devlet gibi sözlerle allanıp-pullanan tehlikeli dönemeç

Sinan ESKİCİÖĞLU'NUN Yazısı; Tehlikeli bir dönemeçteyiz.

Milli Güvenlik, cesaret, güçlü devlet gibi sözlerle allanıp-pullanan tehlikeli dönemeç

Tehlikeli bir dönemeçteyiz. 

Sınıra yığınak hızla devam ediyor. Araçlar, tanklar, askerler ve bununla birlikte sanki umutlar da sınıra biriktiriliyor. 

Blöf de olabilir. Sizler bu yazıyı okurken, operasyon başlamış da olabilir. Ama ne olursa olsun, benim bu gelişmeler yaşanırken gördüğüm ve belirtmek istediğim başka konular. 

Peki neler? 

Gündemi takip ettiyseniz dikkatinizi çekmiştir, bir süredir ABD ile görüşmeler fazla ama buna rağmen sanki Rusya ile hiç iletişim yok gibi. Bu resim bana göre düşündürücü. Rusya’dan S400 ler satın alındı ama buna rağmen sanki ABD’ye ‘sizinleyiz’ mesajı veriliyor. Sadece ABD’ye mi, aynı zamanda AB’ye ve Türkiye kamuoyuna. Böyle bir resim oluşurken diğer gelişmelere bir göz atalım. 

Irak’da başlayan karışıklıklar. Halk sokaklarda ve kargaşa hakim. 

İran, Devrim Muhafızları komutanlarını topladı ve onlara şu mesaj verildi:’Olağanüstü gelişmelere hazır olun’. 

Trump, bir anda kendiyle ve çevresiyle çelişen bir demeç yayınladı: ‘Bu saçma savaştan çekilme zamanı geldi’. Ve topu da İran, Türkiye ve AB’ye attı. 

Pentagon, Suriye hava sahasının Türkiye’ye kapatıldığını bildirdi ve sonra bu haberin doğru olmadığı söylentileri yayıldı. 

ABD Dışişleri de, ‘Türkiye’nin operasyonunu durdurmayacağız’ ifadelerini kullandı. 

Ardından Trump’tan iki demeç daha geldi: 

Suriye’de kimsenin tarafını tutmuyoruz’.

Türkiye, benim büyük ve emsalsiz bilgeliğimle sınırları aşmak olarak değerlendirdiğim bir şey yaparsa, Türk ekonomisini yıkıp ve yok edeceğim (daha önce yaptım)

Askeri sığınak olurken, yollara çıkan vatandaşlarımız ellerinde bayraklarla askerlerimize destek vererek sevgi gösterilerinde bulunuyorlar. 

Sosyal medyada insanlarımız ‘İslam’ın son ordusu’ ibareleriyle, savaşa (Cihada) destek verdiklerini bütün samimiyetleriyle göstermekteler. 

Şu andaki havayı tasvir edersek: Milli Güvenlik sorunumuz var ve bu yüzden sonuna kadar haklıyız. Cesaretimiz var, ABD’ymiş, Rusya’ymış korkmuyoruz. O kadar güçlüyüz ki, bu iki devletin ne düşündüğü bizi bağlamaz. 

Trump’ın ekonomi ile ilgili tweeti çok da önemli değil. Çünkü bir savaşa giriyoruz, bu yüzden de ekonominin kötüye gitmesi NORMAL’dir, bunun sonuçlarına bütün vatandaşlarımız katlanmalıdır. 

Bu operasyon ülkenin milli güvenliği içindir. Hal böyle olunca da, bunun karşısında olanlar ülkeyi düşünmeyen, ülkesini sevmeyen kişiler olarak lanse edilmekte. 

Topluma şu gerçeği ifade etmek gerekiyor: ‘Özel birliklerimizin sınır ötesinde operasyon olmadan da süreci kontrol edeceğini, yönlendireceğini TSK ve komutanlarımız bilmekteler’. 

Peki neden böyle bir operasYon yapılması için ayak diretiliyor? 

Çok yönlü al-ver manevraları karşısında aynı şekilde çok yönlü manevralar oluşturmaya çalışmak. 

Ne demek istiyorum. 

ABD, Rusya ve diğer etkin ülkeler çok yönlü programlarla süreci yönetmeye çalışıyorlar. Türkiye de aynı şekilde davranarak ‘büyük ülke’ görüntüsü vermek istiyor. ‘Sizlerden çok daha fazla sürece katılma hakkımız var’ cümlesini hayata geçirebildiğini göstermek istiyor. Bunun için de psikolojik altyapı çok uygun. Bir tarafta milliyetçilik, milli güvenlik; diğer tarafta ‘İslam’ın son büyük ordusu’ gibi dini bir söylem. 

Ekonominin riske atılması çok önemli değil, çünkü bu millet, ülkenin savunması için ne zorluklara katlandı ve bu durum da kültürel kodlarımızda var. 

Sınır ötesi harekat için askeri araçların kullanımının ekonomik boyutunu hesapladık mı? 

Orada sıcak çatışmaya girecek askerlerimizin psikolojik yeterliliğini tetkik ettik mi? (TV kanallarında savaş çığırtkanlığı yapanlar, ön cephede savaşacak olsalar, acaba bu kadar basit bir olay gibi konuşabilirler mi? Ya da hararetli siyasetçilerin çocukları, torunları bu operasyonda en önde olacaklar mı?)

Bu işin şakası yoktur. Tek bir kurşunla gençliğin baharında can verecek Mehmetçiğin hem kendisi ve hem de ailesi önemlidir. Milliyetçilik ve İslami şevkle ön cepheye sürülen bu askerlerimizin yerine sizleri, çocuklarınızı ve torunlarınızı göndersek, işin boyutu bir anda nasıl değişir, biliyor musunuz. 

Çok büyük bir yığınak diye övünülüyor da, acaba bu kadar kapsamlı bir operasyon için, ülke mutabakatı gerekmiyor mu? 

Ha bir de şu konu var tabii:

ABD, üretttiği silahları denemek ve reklamı için küçük savaşçıklar çıkarırdı ve hala da öyle; acaba Türkiye de gelişen savunma sanayisinin reklamını mı yapmak istiyor? 

Sevgi ve Bilgiyle kalın