Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Mehmet Altan ile Türkiye’nin Gidişatı: Nerden çıktı bu Yeşil? Bütçe bize ne söylüyor? Gazeteci tutuklamaları

Türkiye’nin Gidişatı programının bu bölümünde Ruşen Çakır, Prof. Dr. Mehmet Altan ile Türkiye’nin ekonomik, hukuki ve siyasi gidişatını değerlendirdi.

Mehmet Altan ile Türkiye’nin Gidişatı: Nerden çıktı bu Yeşil? Bütçe bize ne söylüyor? Gazeteci tutuklamaları

Ruşen Çakır, Prof. Dr. Mehmet Altan ile Türkiye’nin Gidişatı programında bütçe sürecinin işlevsizleşmesini, gelir dağılımındaki adaletsizliği değerlendirdi. Altan, Türkiye’de sorunların artık tek tek alanlara indirgenemeyecek ölçüde iç içe geçmiş durumda olduğunu, ekonomi, hukuk ve siyasetin aynı anda çöktüğünü vurguladı. 

Bütçe bize ne söylüyor?

Mehmet Altan, bütçenin demokrasilerde yasamanın en temel denetim araçlarından biri olduğunu hatırlatarak, Türkiye’de bu mekanizmanın fiilen ortadan kalktığını söyledi. Meclis’te yapılan bütçe görüşmelerinin artık yalnızca şeklen var olduğunu belirten Altan, denetimsizliğin devlet yapısını çürüttüğünü belirtti. Altan, “Bütçe bize ne söylüyor?” sorusuna şöyle yanıt verdi: 

“Bütçe, yasamanın en önemli görev alanıdır. Çünkü halktan alınan vergilerin nasıl harcandığını denetler. Aynı zamanda bir siyasal iktidarın kimliğini, kişiliğini, karakterini ortaya koyar ama Türkiye’de bütçe masal hikâyesine döndü. Demokratik denetlemesi olmayan bir devlet burası. Sayıştay gibi yasamanın onuru olan kurumlar ayağı, gözü, kulağı koparılmış bir hale getirildi. Denetim yok. O zaman halktan alınan vergiler nereye gidiyor, kimse bilmiyor.”

“Bu yoksulluk siyasal tercihin sonucu”

Mehmet Altan, bu denetimsizliğin yalnızca bir teknik sorun değil, doğrudan gelir dağılımı adaletsizliğini ve yoksulluğu derinleştiren bir siyasal tercihin sonucu olduğunu nitelendirdi. Türkiye’de toplumun büyük bir kesiminin asgari ücret ve emekli maaşıyla hayatta kalmaya çalıştığını söyleyen Altan, “En zengin yüzde 20, toplam gelirin yaklaşık yüzde 50’sini alıyor. En yoksul yüzde 20 ise sadece yüzde beşini. Bu matematiksel bir ifade değil. Bu, Ankara Ulus’taki ucuz otellerde yaşamaya çalışan emekliler demek. Toplumun bu kadar büyük bir kısmı asgari ücretin ne olacağını bekliyorsa, orada çok ciddi bir hastalık vardır. Bu mesleksizliktir, hak yemektir, vicdansızlıktır” dedi. 

Mehmet Altan, gazetecilere yönelik tutuklamalar, yargı kararlarının keyfi biçimde uygulanması ve hukukun siyasi bir araç haline gelmesi üzerinde durdu. Altan, 15 Temmuz sonrası yargı pratiğini “Hukuk tarihine geçecek bir skandal” olarak nitelendirdi:

“Savcının ve mahkemenin oy birliğiyle tahliye verdiği gazeteciler cezaevi kapısından çıkmadan yeniden tutuklandı. Bu hukuk tarihinde görülmemiş bir şey. Hukuk ve yargı paramparça edildiği zaman, gün gelir herkes bu hukuksuzluktan nasibini alır. ‘Bana bir şey olmaz’ diyenlerin başına da gelir. Hukuk yoksa herkese bir şey olur.”

 

Kaynak: medyascope.tv



Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


YAZARLAR

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

HABERLER